İşgalci Amerika ve soykırımcı Siyonistlerin İran’a yönelik saldırısının müzakereler devam ederken olması bazıları açısından “şok edici” olsa da aslında çok da şaşırmamak gerekir.
Son bir yıl içinde Lübnan ve Gazze ile yaptıkları ateşkesi binlerce kez ihlal edenlerden anlaşmaya vefa beklemek saçma olurdu.
Siyonistlerin hiçbir anlaşmaya uymamasının sadece Netanyahu ile de alakası yok. Meselenin Yahudi teolojisi ile ciddi bir ilişkisi var.
Bakın tahrif edilmiş Tevrat’ta şunlar yazar:
“Kendilerine düşmanlık yapan uluslarla antlaşma yapmamalı, onlar bozguna uğratılıp ele geçirilince tümden yok edilmeli, onlara acımamalı.”
Arz-ı Mev’ud konusu ve Siyonistlerin yayılma emellerinden söz edildiğinde de bazıları konunun abartıldığını iddia ediyordu; ama önce Amerikan elçisinin “israilin böyle bir hakkı var” açıklaması, ardından Yahudi siyasetçi ve eski başbakan Yair Lapid’in bunu teyit etmesi birçok insanda soğuk duş etkisi uyandırdı.
Artık şunu kabul etmek lazım.
Ortada Epstein örneğinde olduğu gibi sapkınlığı bir hayat tarzı olarak dayatan, eline imkan geçtiğinde vahşi cinayetlerden hiç de geri durmayan, kendileri dışındaki tüm insanları ya köle olarak kullanılacaklar ya da imha edilmesi gerekenler olarak gören bir topluluk var.
Farklı bir dünyada yaşıyorlar ve yaşadıkları dünyada hiçbir ahlaki ve insani değere yer yok!
Dini metinlere göre hareket ettiklerini iddia ediyorlar; ama bu konuda da sadece çıkarlarına göre hareket ediyorlar.
Gazze’de yakaladıkları kimi sivillerin cesetlerini teslim ettiklerinde karınlarının deşildiği, iç organlarının parçalandığı dikkati çekmiş; ama herhalde kimse bu vahşetin dini bir tarafının olduğunu düşünmemişti.
Bakın çıkarlarına göre değiştirdikleri ve yorumladıkları dini kitaplarında neler yazıyor:
“Ele geçirdikleri halkların adlarını göğün altından silmeleri gerekir.”
“Ele geçen her adamın gövdesi delik deşik edilecek ve tutulan her adam kılıçla düşecek. Yavruları da karıları da kirletilecek. Onların yayları, gençleri yere çalacak ve rahmin semeresine acımayacaklar gözleri çocukları esirgemeyecek.”
Gazze’de vahşice katledilen 20 binden fazla çocuk insani hiçbir değer taşımayanlarda insani tepkilere neden olmazdı elbette.
Henüz 6 yaşındaki Hind Recep’in vücudundan 355 kurşun çıkarılmıştı.
İran’a yönelik saldırıda ilk hedef alınan yerlerin başında bir kız ilkokulu vardı. Yaşları 7 ile 10 arası 155 çocuk ağır bombardımanın hedefi olarak hayatını kaybetti.
Zalim Siyonist vahşi yüzünü gizleme gereği bile duymadığı için “yanlışlık oldu” gibi bir açıklama bile yapmadı.
Artık Epstein adasında küçük çocukların tecavüze uğrayıp öldürülmesi için oluşturulan ortamın altında sapkın Siyonist kafanın bulunduğunu sanırım herkes daha iyi anlamıştır.
Epstein dolayısıyla Siyonist boyunduruğuna girmiş olan; ama aslında sapkınlıkta Siyonistlerden hiç de geri kalmayan Evengelist psikopatlar ile kurulan bir ittifak var ve bu ittifak sapkın zihin dünyalarındaki “Tanrıyı kıyamete zorlama” teorisiyle savaşları yayma peşindeler.
Zuntikam olan Allah elbette mazlumları bu işe memur edecektir.
Onları tanımak için Kur’an’ın mesajına bakalım:
"Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azap vardır." (Bakara/10)
Rabbimiz!
“Bizi dosdoğru olan yola ilet.
Nimete erdirdiklerinin yoluna,
Sapmışların ve gazaba uğrayanların yoluna değil” (Fatiha/6,7)