Dünyada insani değerleri halen önemseyenler için en önemli gündem Gazze’de devam eden soykırım ve soykırım çetesine destek veren küresel Siyonist cephenin Epstein ismi üzerinden dehşete düşüren kirli faaliyetleri.
Organizatörler öyle kirli bir ağ kurmuşlar ki, buna siyasetçiler, sanatçılar, akademisyenler, üst seviye zenginler, edebiyatçılar takılmış ve sürüklendikçe sürüklenmişler, battıkça batmışlar.
Nobel ödüllerinin, Oskar ödüllerinin, insan haklarına dair ödüllerin bu kirli organizasyonun sistem işleyişini sağlayan aparatlara dönüştüğünü görenler dev gibi gösterilen cücelerin, süslü sözcüklerin, boyalı yüzlerin arkasındaki kirli ve iğrenç yüzlerin farkına varmanın şaşkınlığını yaşıyorlar.
Tam da bu esnada bu iğrençlik karşısında kör ve sağır kalmış birileri yan yana gelse ve halkın inanç ve kültür değerlerine yönelik çalışmaları hazmedemediğini ifade etse ne düşünürsünüz?
Herhalde dünyayı saran pedofili çetesinin küresel sistem içerisindeki araçlarını harekete geçirdiğini, hedef saptırmak için çaba harcadığını düşünürsünüz, öyle değil mi?
İşte maalesef Mübarek Ramazan ayına girerken böyle bir tablo ile karşı karşıyayız.
Milli Eğitim Bakanlığı, Ramazan ayı boyunca öğrencilerde “paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma bilincini güçlendirmek” amacıyla 81 ilde “Maarifin Kalbinde Ramazan” temalı etkinliklerin düzenlenmesi için yazı gönderdi.
Etkinlikler kapsamında “iftarda buluşalım” söyleşileri, geleneksel Ramazan eğlenceleri, Karagöz oyunları, Ramazan süslemeleri gibi şeyler yapılacak.
Önce laik olduğunu söyleyen kimi İslam düşmanı sendikalar tepki açıklamaları yaptı ve konunun yargıya taşınacağını söyledi, sonra kimi siyasi figürler seslerini yükseltti.
Ve ortak imzalı bildiriler…
“Laikliği birlikte savunuyoruz” diyerek Ramazan etkinliklerine karşı çıkanlar…
Şu cümleler altına imza atılan bildiriden…
“Ülkemiz ABD ve israil planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte ‘Talibanlaştırma’ baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.”
İnsanlığın ne kadar diplerinde dolaştıklarının farkındalar mı açıkçası bilmiyorum!
Neyi savunduklarını biliyorlar.
İslami temalı etkinlere karşı çıkarken güya Amerika ve israil planlarına karşı çıkıyorlarmış!
Üç yıldır israil ve Amerika tarafından gerçekleştirilen soykırım karşısında, vahşice katledilen 40 bin kadın ve çocuk için seslerini yükseltmeyenlerden söz ediyoruz. Batıda yükselen tepkilerden dolayı bir şeyler yaptığını göstermek için protestolara katılan; ama bu protestolarda bile soykırımcılardan daha çok işgale karşı şerefli bir direniş veren insanları suçlayan zavallılar bunlar…
ABD ve israil demek soykırım demek, pedofili demek, bebekleri parçalayıp yemek demektir!
ABD demek girdiği yerlerde milyonlarca insanı bağımlı hale getirmek demektir.
“Talibanlaştırma” diyerek küçük gördükleriniz ise namuslarını, şereflerini, topraklarını para ve makam karşılığında satmayanlar, ölümüne direnip emperyalistleri kovanlardır!
Ramazan etkinliklerini Amerika ve israil parantezine alarak eleştirmek, Amerikan ve israil karşıtlığı değil, İslam düşmanlığını hedef saptırarak gizleme şeytanlığıdır.
Eğer gerçekten Amerika ve israile tepki gösterecekseniz soykırımcıları lanetleyecek, işgali lanetleyecek, direnişin bir hak olduğunu söyleyeceksiniz.
Eğer gerçekten Amerika ve israil politikalarına karşıysanız küresel Siyonist çatıya, pedofili çetelerine, Siyonist soykırıma destek verenlere, Ukrayna konusunda insan haklarından söz eden; ama Siyonist teröristlere her türlü silah ve lojistik desteği sağlayanlara karşı çıkar bildiriler yayınlarsınız.
Ama buna cesaret edemezsiniz öyle değil mi?
İnsan olmak görüntüyle değil, gerektiği yerde insani tavır sergileyebilmektir.