Geçtiğimiz günlerde hâl ve tavırlarından, ifadelerine yansıyan üstenci yaklaşımından da anlaşılacağı üzere, kendisini gayet ‘medeni’ ve ‘aydın’ zanneden bir hanımefendinin (!) tesettürlü hanımefendiler ile ilgili yaptığı talihsiz ve seviyesiz yorumları hepimiz işittik.

Hiç değişmeyen bir kalıp yargıyla başka kadınlara dair fütursuzca ahkam kesmiş bir başka kadının hezeyanlarına esefle şahit olduk.

Kırmızı bir ruj ve saça sürülen azıcık sarı boya, kendisini ‘modern’ ve ‘allame’ saymasına yetmiş belli ki... Buna mukabil, bir insanı hiç tanımadan sadece tesettürlü olduğu için ‘cahil’ ilan etmek de aynı sığ zihniyetin bir ürünü olsa gerek.

Bu bildiğiniz ön yargı, taassup ve ideolojik hüküm verme.

Hepsi bir tarafa “Tüm kapalılar kapatılsın. Yani kapatılma anlamında değil, imha edilsin” ifadelerini de ruju taşmış ağzının müstehzi gülüşüyle rahat rahat söyleyebiliyor ne yazık ki...

Ne ürpertici bir tablo.

Aynı zamanda kin ve nefret dolu bir zihniyetin ibretlik prototipi.

Yani açıkça, tesettürlü kadınlar yok olsun istiyor. Silinsinler yaşamdan, izleri ve esameleri okunmasın toplumda...

Bir yerde bu ideolojiye sahip insanların zihin kodlarını da ifşa etmiş oluyor, farkına varmadan.

Medyadan takip ettiğimize göre kendisi kapatılmış. Yani tesettür anlamında demiyoruz. Cezaevine kapatılmış.

Peki bu yeter mi dersiniz, bu zihniyete sahip insanların içinde yaşadıkları toplumun değerlerine saygılı bir hale gelip rehabilite olması için?

Orası tartışılır elbette...

Ama tesettürlü hanımefendiler olarak hedef tahtası olmaktan bıktık usandık.

Bu konuda etkili ve yetkili makamlar daha güçlü adımlar atmalı kesinlikle.

Eğitimse eğitim!

Caydırıcı cezalarsa caydırıcı cezalar!

Ama derhal önü alınmalı.

Ha bir de şu çıplaklar mevzusu var ki bunun da acilen önü alınmalı. Öyle ki toplumun her kesimini aynı şekilde rahatsız ediyor.

Elbette içinde yaşadığımız toplumda tesettürlü kadınlar var, tesettürlü olmayan kadınlar da var.

Hakeza tesettüre riayet eden erkekler ve etmeyen erkekler de var.

Ama tüm bunların haricinde sosyal hayatın içinde giyinmeden arz-ı endam eden, bir şekilde varlık gösteren erkekler ve kadınlar var.

Lamı cimi yok!

Öyle lafı eğip bükmenin de bir anlamı yok...

Bildiğiniz çıplak gezenler var.

Ve bu gibi insanlardan toplumun her kesimi rahatsız. Özgürlük adı altında özgürlüğümüze kast ediyorlar.

İşte bunlar için de etkili adımlar atılmalı...

Âdâb-ı muaşeret, toplumsal kurallara riayet, değer yargılarına saygı, uyum ve en önemlisi de dışarı çıkarken giyinmenin insana özgü bir davranış olduğu öğretilmeli; bunun din, dil, ırk, fikir ayrılığı olmadan tüm dünyada geçerli bir kıstas olduğu anlatılmalı.

Bir yanlış anlaşılma olmasın; yani çıplaklar imha edilmesin ama ıslah edilsin...