Son günlerde ortaya saçılan iğrenç, vahşi, aşağılık siyonist ajan Epstein belgelerinin akla ziyan fecaatlerini okumuş, duymuşsunuzdur.
Aman Allah’ım!.. Bu nasıl bir canavarlıktır, insanın nutku tutuluyor adeta..
Devletler üstü hareket eden bu küresel ifsat güruhunun sapkın fuhşiyatlarını duymuştuk ve bunu tüm dünyaya yaymak için çabaladıklarını da biliyoruz. Ancak çocukları parçalayıp özel partilerde vahşi hayvanlar gibi yemelerini! düşünmek bile insanın kimyasını bozuyor!..
Tarih boyunca insan fıtratının bu denli bozulduğu sadece bir vaka var ki, o da; Allah Azze ve Celle’nin Kur’an’da helak ettiğini buyurduğu asırlar önce yaşanmış Lut (a.s.) kavminin sapkınlıkları gelir ki, Neuzubillah!..
Aradan geçen binlerce yıldan sonra Sodom Kavmi’nin yaptıklarının çok daha fazlasını siyonistlerin Epstein üzerinden küresel ölçekte yürüttüğü insanlık dışı bu fuhşiyat ve yamyamlık, gerçekten inanılır gibi değil ama maalesef gerçek!..
Epstein ile geçmişte yapılan bir röportajda gazeteci “Siz şeytanın taa kendisi misiniz?” diye soruyor. Epstein de “Hayır ama aynasıyım” diye yanıtlıyor.
Yapılan bu çirkeflikleri düşündükçe nefes almakta zorlanıyoruz gerçekten.. Değerlerini kaybetmemiş tüm insanlık olarak bu şeytani sapkınlarla aynı asırda yaşamanın verdiği utancı yaşıyoruz ancak mücadeleden başka seçeneğimiz de yok..
Yüce Allah’a sonsuz Hamd-ü Sena’lar olsun, iyi ki Ahiret var, Cennet var, Cehennem var!..
***
ABD Adalet Bakanlığı, 6 milyon Epstein belgesinden 3 milyondan fazlasını yayınladı. Ancak ifşa edilen bilgi belge isimler sınırlı ve de suçlayıcı dil ya da bir yaptırım yok!..
Bu normal mi?
Değil elbette..
Hele de ABD Adalet Bakan Yardımcısı Blanche’ın, tüm pislikleri ortaya saçılmışken Epstein ile ilgili söyledikleri şoke eden cinsten:
“Epstein ile mesajlaşmak, partilemek suç değildir. Bazıları korkunç şeyler yapmış olabilir. Eğer onlara dava açabilecek kanıtlara sahip olursak, bunu yapacağımıza emin olabilirsiniz.”
Tabi tabi ne demezsiniz, elbette.. Ancak sizin yalancılığınıza emin olabiliriz.
Karşılıksız silah ve bombalar verdiğiniz siyonist teröristler Gazze’de 20 binden fazla çocuğu katlederken de gördük sizleri, alkış tutuyordunuz. Her, “Durdurun bu vahşeti” dendiğinde cüretkar bir edayla “Ama israilin kendini savunma hakkı var” açıklamalarıyla insani sıfatlardan yoksunluğunuzu da unutmuş değiliz..
***
ABD Adalet Bakanlığı'nın hafta sonu yayınladığı Epstein belgeleri arasında sadece sapkın fuhşiyatlar yok. E-posta görüşmelerinde Epstein’in Trump’la yüzlerce kez görüşmesinden tutun da Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la fikir teatisinde bulunmaya, batılı aristokratlar ve Körfez ülkeleri ile özelikle de BAE’li yöneticilerle çok sıkı diyaloga kadar farklı yönetimsel mevzuatlarda danışılan isim olarak öne çıkıyor.
-İngiltere, Norveç, Danimarka ve İsveç'ten kraliyet isimleri, Elon Musk, Bill Gates ve daha yüzlerce ismin Epstein adasına gittiği ya da gitmek için rezervasyon yaptırdığı belgeler var ortada..
-Epstein'in Nisan 2011'de ortağı ve kız arkadaşı Maxwell'e gönderdiği bir e-postada, Trump'ın "mağdurlardan biriyle saatler geçirdiği" iddia ediliyor. Aynı mailde Epstein, Trump'tan "havlamayan köpek" olarak söz ediyor.
- İfşa edilen bir e postada Epstein, Buckingham Sarayı'nda bir akşam yemeğinde İngiltere Kralı Charles'in kardeşi İngiliz Dük Andrew Mountbatten-Windsor’u 26 yaşındaki bir Rus kadınla tanıştırmayı teklif ettiği yer alıyor!
- Epstein’in, mesela Dubai Port's World'ün CEO'su Sultan Ahmed bin Sulayem'le diyaloğu ise ilginç derecede ileri seviyede. Öyle ki Sulayem’den Suudi kraliyet ailesinin iç işleyişi (ki bu bilgiyi istihbarat örgütlerine, “kraliyet ailesi değil 20 bin kişilik bir kabile” olarak tabir ediyor Epstein) petrol fiyatları ve sosyal yaşama dair birçok konuda mahrem bilgiler edindiği düşünülüyor.
- Sulayem sadece Suudi kraliyet ailesine dair gizli bilgiler vermemiş, Epstein'in "kişisel masözünün" Antalya Rixos otelin spa merkezinde çalışması için aracı olmuş. Sulayem bu talebi, otel sahibi Fettah Tamince'ye ilettiği ve Tamince’nin de bunun gerçekleşmesini "sağlayacağını" söylediği iddiaları var.
- Yayınlanan e-postalardan birinde Epstein, Katar'ın 2017’de Suudi ve BAE’nin uyguladığı ablukadan kurtulmasının tek yolunun “tartışmayı ve itiraz etmeyi" bırakıp israil ile daha yakın ilişkiler kurması halinde ortadan kalkabileceğini belirterek Katar'ın, Hindistan örneğini izlemesi gerektiğini söylemiş.
Peki Hindistan örneği ne?
İsterseniz bunun cevabını siyonist sapık Epstein’in, 2007-2013 yılları arasında başbakanlık yapmış Katarlı iş adamı Hamad Yousef Jassim Al Thani’ye yazdığı mektuptan okuyalım;
"Hindistan Başbakanı Modi tavsiye aldı ve ABD Başkanı'nın iyiliği için israilde dans edip şarkı söyledi. Birkaç hafta önce görüşmüşlerdi... İŞE YARADI!"
Anlayacağınız tabirle izah edeyim; ‘Sizin yöneticileriniz de israile gelip giydikleri entariyle dans edip şarkı söylerse, abluka kalkar.’
Tabi öyle dans edip şarkı söyleyerek ablukadan kurtulmayı bedavaya getirmek olur mu? Olmaz tabi.. Bunun maddi bir menfaat olmadan çözüleceğine siz de inanmadınız, biliyorum…
Haklısınız da..
Epstein, 9 Temmuz 2017'de yazdığı mailde şöyle diyor: "Eğer ülkeniz israili tanımasına izin verirse, bu ilginç bir tartışma konusu olabilir. Eğer izin vermezse, terör eylemlerinin kurbanlarına fayda sağlamak için bir fona 1 milyar dolar ayırmayı ve diğer Körfez İşbirliği Konseyi üyelerinden de aynı miktarda katkıda bulunmalarını istemeyi düşünebilirsiniz."
Epstein, daha sonra siyonist Ehud Barak’la Katarlı iş adamı Hamad’ı İngiltere’de bir araya da getiriyor. Ancak hatırlanacağı üzere 30 Haziran 2017'de, Türkiye’nin yoğun bir askeri konuşlanma ve sahiplenmesi sonrası gerek israil terör örgütünün kirli planı ve gerekse BAE ve Suudi’nin Katar'ı işgal hevesi engellenmişti.
-Bir diğer ifşaat; 2013-2017 yılları arasında işgalci israilin eski sözde başbakanı Ehud Barak’ın Epstein’in New York’taki konutunda defalarca kaldığı ve bir görüşmede, Epstein’in Barak’a; istihbarat yazılım şirketi Palantir Teknoloji şirketiyle ilgilenmesini istediği belirtiliyor.
Ve sıkı durun; 2023’te 40 milyar dolar gibi bir değere sahip olan Palantir Teknoloji şirketi, yapay zekâ destekli savaş teknolojisini işgalci israil rejiminin hizmetine amade ediyor. Sonrası malum; Gazze’de 100 bin insanın soykırıma uğradığı bir süreci acılar ve büyük bir utanç içerisinde izlediğimizle kaldık..
***
Bu iğrençliklerin ABD’de yaşanıyor olması okyanus ötesi uzaklıkla ölçeklendirilerek bizden uzak olduğu algısına kesinlikle kapılmamalı. Aksine küçük kız ve erkek çocukların balkan ülkelerinden, Afrika, Asya hatta Türkiye’den, İncirlik üssü üzerinden bile “Epstein Adası”na kaçırıldıklarına dair korkunç iddialar var.
Özellikle ülkemizdeki fon yüklemeli aparatlarının da canhıraş şekilde bir yandan Müslüman halkı inandığı inanç ve değerlerinden koparma felsefesi yürütürken, diğer yandan ihale yüklendikleri sapkın güruh LGBT ifsat hareketlerini yaygınlaştırma girişimlerinin Epstein ayaklı siyonizm terör örgütünün bir eseri olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir.
Bilinmelidir ki başta ABD olmak üzere batılı ülke liderleri, bürokratlar, iş insanları, basın medya, sanat çevrelerine Epstein üzerinden uzanan bu sapkın suç şebekenin adı siyonizm terör örgütüdür.
Bulaştığı kişilere para, güç ve dokunulmazlık zırhı vadeden bu karanlık yapının tuzakladığı mekanlarda fuhşiyatın ötesinde vahşiliği yedirip içirip kayda alarak dünyayı şizofrenik şeytani emellerle ifsat etmenin derdindeler..
Bugün Epstein sapkınının dünyayı şoke ettiği vahşizmin, siyonizm örgütünce 1900’lü yıllardan bu yana kayıtlarını aldığı kişilere şantajla tehdit ettiği ancak bu şeytani hilelerin bugüne kadar önlenemediği bir gerçek..
15 Temmuz hain darbe girişiminde bulunan ABD destekli FETÖ de yıllarca Türkiye’de aynı siyonist ilhamla dinleme, görüntü kayıtlarını şantaja çevirme ve türlü desiselerle devletin tüm kılcal damarlarına nasıl sızdığını detaylandırmaya gerek yok, biliyorsunuz..
Ellerinde tuttukları trilyon dolarlık ekonomik bütçelerle ülke ekonomilerini hizaya çeken; dördüncü Kuvvet basın ve medya gücüyle savaşlar başlatıp savaşlar bitiren; “Sihirli değnek” diye tabir ettikleri Hollyvood, Bollywood, Yeşilçam gibi farklı isimler altında sinema sanat alanlarını tahakkümleri altına alarak her türlü ahlaksızlığın izlenmesi ve bilinçaltına yerleşerek dünya üzerinde yaygınlaşmasını sağlayan şebekenin adıdır siyonizm!..
Filistin, Irak, Afganistan, Lübnan, Libya, Yemen ve dahi tüm İslam beldelerine yönelik işgalle kaos ekenler de bu terörist tayfaydı. Katliamlarla milyonlarca Müslümanın kanını akıtmayı Hristiyanlık ya da Yahudilik gibi dini gerekçelerle değil, şeytanın iki ayaklı temsilcisi satanistler olarak üzerlerine görev addediyorlar-dı.
Katil Netanyahu’nun ayağına kadar giden bunak Biden ile Beyazsaray’ı emlakçı dükkanına çeviren Trump yönetiminin, ABD’yi siyonist rejimin dünya ülkelerine yönelik baskılama maymuncuğuna çevirdiğinin de idrakindeyiz..
Şu ana kadar ortaya saçtığınız ifşaatla ABD’yi İran’a saldırtma heveslisi siyonist ağababalarınıza “Daha fazla ileri gitmeyin, biz yanarsak siz de yanarsınız” can havli tehditlerinizle kaybedecek bir değeri kalmamış son kozlarınızı oynadığınızın da farkındayız..
Ancak perde kapandı, oyun bitti.. Kanlı hegemonyanızın sonu geldi, zulüm saraylarınız çatırdıyor bilesiniz...