Biliyorum donuk olacak ama köşemde yorumsuz bir yazı kaleme almayı düşündüm. Daha önce bu şekilde bir yazı yazıp yazmadığımı hatırlamıyorum. Ama NATO’nun 36. Zirvesine katılan devlet veya hükümet başkanlarının eşlerinin söyledikleri böyle bir yazı yazmama sebep oldu.

7-8 Ağustos 2026’da iki gün süren NATO zirvesinde Emine Erdoğan, Çankaya Köşkünde; "Çocuklar, Teknoloji ve Güvenlik: Gelecek Nesli Korumak" temalı bir yuvarlak masa toplantısı yaptı.

Lider eşlerinin söylediklerinin hepsini buraya alamam ama numune olsun diye bazılarını aşağıda aktarmak istiyorum. Bakalım NATO’cu bayanlar nelerden bahsetmişler.

Fransa Cumhurbaşkanı'nın eşi Brigitte Macron; “Ülkesinde okullarda ekran kullanımını maksimum seviyede sınırlamaya çalıştıklarını” belirterek "Uluslararası bir çabaya ihtiyacımız var" şeklinde görüş belirtmiş.

Litvanya Cumhurbaşkanı'nın eşi Diana Nausediene; “Hepimizin çocuklarımızı korumamız gerekiyor." dedikten sonra O da Bayan Macron gibi "Temel bir zorlukla karşı karşıyayız ve uluslararası bir çabaya ihtiyacımız var." görüşü ile konunun küresel çapta olduğunu beyan etmiş.

Finlandiya Cumhurbaşkanı'nın eşi Suzanne Elizabeth Innes-Stubb şunu kaydetmiş: “Nihai hedefimiz açık. Çocukları dijital dünyanın tüm alanlarından korumak.”

Slovenya Başbakanı'nın eşi Urska Bacovnik Jansa; Çocukların "Dijital ortamda büyüdüğünü" dile getirerek “Bu konuda önemli bir toplumsal dönüşüm yaşadıkları, çocukların dijital dünyada gerçek hayat ve basit yaşam becerileriyle bağlarını kaybettiğine” dikkat çekmiş.

Almanya Başbakanı'nın eşi Charlotte Merz: "Dijital dünya çocuklara uyum sağlamalıdır. Çocuklar dijital dünyaya değil.”

Arnavutluk Başbakanı'nın eşi Linda Rama konuşmasında, "20 yıl önce insanlık tarihinin en önemli bölümlerinden biri olan yeni bir sayfa açıldı. Facebook hayatımıza girdi." demiş.

Kanada Başbakanı'nın eşi Diana Fox Carney, "Dijital okul yazarlığın oldukça elzem olduğunu düşünüyorum.” diye görüş belirtmiş.

Romanya Cumhurbaşkanı'nın eşi Mirabela Gradinaru, konunun kendisini "Derinden etkilediğini" söyledikten sonra şöyle devam etmiş: "Ekran bağımlılığının önüne geçmemiz gerekiyor."

Çekya Başbakanı'nın eşi Monika Babisova: “Dijital ortamın bugün çocuklar için çoğu zaman güvenli olmadığını da açıkça belirtmeliyiz.”

Danimarka Başbakanı'nın eşi Bo Tengberg: “Çocuklar ne oynayacaklarını, kiminle oynayacaklarını bilmiyorlar, oyun konusunda sorun yaşıyorlar ve erken çocukluk yıllarında artık onlara hikayeler okunmuyor."

Söylenenlere bakınca, yine yorumsuz olarak BM’nin Gazze’de öldürülen çocuklar ile ilgili istatistiklerine bakma ihtiyacı hissetim.

Birleşmiş Milletler ile Filistin Merkezi İstatistik Kurumu'nun 2026 yılı başlarındaki güncel verilerine göre;

7-8 Ekim 2023'ten bu yana Gazze’de hayatını kaybedenlerin yaklaşık yüzde 30'unu çocuklar oluşturuyor.

Yani ortalama 21.200'den fazla çocuk hayatını kaybetti.

Bunlardan en az 450'si yeni doğan bebeklerden oluşuyor.

1.029'u bir yaş altı, 5.031'inin ise 5 yaş altı çocuklar olduğu kaydedildi.

Halihazırda ulaşılamayan yaklaşık 9.500 kayıp kişinin çok büyük bir kısmını kadın ve çocuklar oluşturuyor.

Saldırılarda 44.500 çocuk yaralandı.

Bunlardan 10.500'ü kalıcı olarak sakat kaldı.

3.700'den fazla çocuk yetersiz beslenme teşhisiyle tedavi altına alındı.

En az 157 çocuk yetersiz beslenme ve açlık nedeniyle hayatını kaybetti.

25 çocuk donarak hayatını kaybetti.

58.000'den fazla çocuk; anne, baba veya her iki ebeveynini birden kaybederek aile desteğinden tamamen yoksun kaldı.

NATO’cu bayanların söyledikleri ile Gazze’deki istatistikler üzerine çok şey söylenir ama yazıya bir kere “Yorumsuz” diye bir başlık attık. Ben başlığa sadık kalmalıyım ama bu sizin yorum yapmayacağınız anlamına gelmez.