Her şey düzeldi mi?.. Neden kimseler Gazze’nin son durumundan bahsetmiyor?
Ateşkesi ilk günden itibaren ihlal eden siyonist rejimin durmayan bombalamalarını, yaptığı katliamları sık haberleştirip yayınlamıyor?
Birkaç haftadır dikkatimi çekiyordu ve son birkaç gündür basın medyayı taramama rağmen maalesef Küresel Sumud Direnişi dışında Gazze ile ilgili güncel haberlere pek rastlayamıyorum..
Haberleri Gazze’den bekliyorsanız, siyonist rejim Gazze’de gazeteci bırakmadı ki!.. Soykırımı dünyaya duyurmasınlar diye küçücük bir şehirde tarihin en büyük gazeteci kıyımını gerçekleştirdi israil terör rejimi. 261 gazeteci görevlerini ifa ederken siyonist teröristlerin kasıtlı hedefi oldu.
Çevremi, sahayı araştırıyorum; boykot olayı da pasifize, genel durumdan bilinçli tüketici moduna gerilemiş durumda… Gazze’ye giderek çocuk kadın katledip evlerini başlarına yıktıktan sonra dönüp ülkemizde cirit atan siyonist çifte vatandaşlara dair söylemler de dillendirilmiyor artık!..
Ne oluyoruz?
Nedir bu sessizliğimiz!..
Evet, gündem ABD/israilin İran’a saldırıları sonrası ateşkes mi olacağı yoksa savaşın devam mı edeceği tartışmaları… Ancak işgalci israilin ateşkese rağmen Gazze ve Lübnan’a yönelik vahşi saldırıları durmuş değil ki gündemden düşsün!..
Batı Şeria ve Kudüs’te Yahudileştirme faaliyetleri kapsamında Filistinlilerin evlerini yıkıp arazilerini talan ederek yeni yeni yerleşim birimleri inşa eden rejim politikasını hızlandırmış durumda.
Gazze’nin yüzde 60’ı hâlâ israilin “Sarı Hat” diye tutturduğu işgali altında ve ilhakı icra etme peşinde. Her gün rutin saldırılarda beş on Filistinli keyfi olarak katlediliyor. Şehre girmesi gereken 550 tır gıda ve 50 yakıt kamyonunun yarısı dahi girmiyor. Elektrik ve su yok denecek kadar az. İlaç ve tıbbi cihaz eksikliğinden hastalar bir bir can veriyor.
2,3 milyon nüfuslu şehirde yetersiz beslenmeden kaynaklı hastalıkların yanı sıra baş gösteren salgın hastalıklar Allah muhafaza toplu ölümlere doğru gidiyor. Ablukadan dolayı tedavisine yurtdışında devam edebilecek binlerce yaralı ve hasta Refah sınır kapısından geçiş izni bekliyor.
Mesela; aylardır ağır yetersiz beslenme sorununa bağlı olarak hastanede tedavi gören 6 yaşındaki Yasir Arafat, bağırsak tıkanıklığı teşhisi konan 6 aylık Muhammed Mısri ve beyninde hastalığına teşhis konulamayan 11 aylık Misk Adini adlı kız çocuğu geçiş izni verilmezse ölecekler…
Diğer yandan kaçırılıp esir edilen Filistinli tutsaklara yaptıkları vahşi işkenceler, tecavüz ve insanlık dışı uygulamalar var ki inanın insanın hafsalası duruyor. Bunu yapanlar insan olamaz diyorsunuz…
Konu Müslümanlar, bir İslam beldesi ya da Filistin olunca tüm bu yaptıkları insanlık dışı suçlar, soykırım ve savaş suçlarına rağmen siyonist rejimin hiçbir yaptırıma tabi tutulmaması BM gibi yapıların tarafgirliğini, uluslararası sistemin çöktüğünü fazlasıyla kanıtlıyor zaten…
Bu yaptırımsızlık, siyonistleri azdırıp yeni yeni cürümleri işlemeye de cüretkar kılıyor. Teröristlerin son vukuatı; sözde meclislerinin oy çokluğuyla aldığı insanlık dışı gayrimeşru karara göre Filistinli esirlere idam, yasalaştırıldı!..
Siyonist teröristler ateşkesi ihlal edip tüm bu melanetlere imza atarken Gazze’nin garantörü konumunda hareket eden Müslüman ülkelerin, Epstein sapkını Trump’ın “Gazze barış Planı”na sadık kalmaları kabul edilebilir mi?
İslam ülkelerinin tüm bu yaşananlara rağmen hâlâ siyonizm terörizmine dur diyecek iradeyi ortaya koyamıyor olması biz Müslüman halklara en büyük utancı yaşatıyor olsa da ümidimizi kaybetmiş değiliz..
Siyonizm terörü elbet son bulacak, hem de çok yakında inşaallah…