<p> <audio controls=""><source src="https://dogruhabercomtr.tevideo.org/dogruhaber-com-tr/uploads/2026/01/mirali-yildirim-2.mp3" type="audio/mpeg" /></audio> </p>
“Telgrafın tellerini kurşunlamalı/ Öyle değildi bu türkü bilirim” diyor şair (E. Bayazıt). Kürt Meselesi de işte öyle bir şey!..
“Kart-Kurt, Dağ Türkü, Kürt kökenli, …kardeşlerimiz..” derken; sorun var adı yok hatta hiçbir şey yok sadece terörle şey yapıyoruz!..
Kürd, Kürdî, Kürdistan, Kaşgarlı Mahmud’un DLT’sinde Diyar-ı Ekrad, Homeros’ta Gordîyon!.. Yaşadığı nice felaketlere rağmen dil, kültür ve tarihini yitirmemiş bir mazlum asalet!.. Yine CIA/MOSSAD’ların Pazar tezgahında! Şahdamarlara karşı kanatacaklar!..
Faturası ağır Mesele kanıyor! Dostları(!) pansumanla uğraşırken, düşmanları habire derde derman adına beter kanatıyor. Düşmanının düşmanları ise “Dert sende derman bende!..” ezgileriyle etrafta dolanıp dolanıp mera ve çayırlarını her asırda yeniden keşfe çalışıyor. Yüklü kazanımlarla inine çekiliyor!..
Bu arada kimin dost, kimin düşman olduğu; kimin tedavi, kimin canına kastettiği meselesi, yaralı bünyenin zihninde; her gün daha da karışıyor! İşte bu acı, dram ve ihanetlerle yürüyen asgari asırlık kadim bir mesele!
Kürt halkı bölgenin yerlisidir. Kendini, Rahman’ın fıtrattan verdiği hak ve hukukunu arayan mazlum hem de en mazlum halklardandır diye!
Öyle bir masumiyet ki; benzerini yaşayan bir halkı bulmak zor!
Mazlum Filistin halkı da işgal ve katliamlar yaşamış ama Siyonist’ten!.. Çeçenler, Boşnaklar… da yaşamış ancak gavurdan(!) Hiçbiri Müslüman kardeşlerinden çekmemiş!..
Allah için, kabrin ötesinin bekası ve tövbe-i nasuh için eğri oturup doğruyu söyleyelim: Koçgiri, Dersim, Palo, Bitlis, Zilan, Ağrı, Sason.. tehcir, tenkil ve imha plan ve harekâtlarını kim neden yaptı? Benzeri Mahabad’da; beterin beteri çağdaş Hiroşimaların günümüzdeki versiyonu olan Halepçe’de yapıldı!..
Her biri bir Gazze olan “tehcir, katliam, soykırımları, etnik temizlikler..” mi kastediliyor? Hani kardeştik?
Suç, günah, cinayet, etnik temizlik kokan dünün iade-i itibarı beklenirken; “höst!..” neden?
israil gibi bir nebi ve sabi katili, Filistinlilerin cesetlerini kimi organları eksik olsa da olmayan onuruna yakışır bir şekilde iade ediyor. Kürd’ün yüreğinin derinlerinde tahtı olan rehberlerinin; Şeyh Said’in, Seyid Rıza’nın, Said Kûrdî’nin, Xalitê Rızaların ve binlerce ağa, bey, şeyh, molla, seyid ve duayenin kabri nerde?
Yaşatılan gurbet yetmedi mi? Halk bir Fatiha okumasın mı? “Bu derde ne derler sizde?”
Nedir bu Kürd ve Kürdistan duyarlığı ve hassasiyeti? Bölgesinin kadim yerlileri olan Kürd halkı, hiç olmazsa medeni dünyanın realitesi olan dil, tarih, kültür, kimlik ve kişiliğini bulmalı!
Ey ahali! Elindeki Kürt-Kürdistan kozuyla yürüyen israil, Hatay sınırına mı dayansın? Amerika, israili bölgenin genel valisi mi yapsın? Liderler, onun emrindeki valiliklere mi dönsün? Bakın şu medyadaki ayrışma ve nefrete!..
İran, Irak’ta anayasal tanınmış; Rojava’da da oraya yürüyen Kürtler neden tehdit? Neden kardeş olmasın? Bir örgüt bahanesiyle bir kardeş millete kesilen ceza neden?
Kimse artık sorun yok deyip durmasın, sorunun adını koysun/koyabilsin lütfen!..
Neticede Kâbe’yi koruyamayan Ebu Talib sadece develerini istiyor! Çok mu?..
Kürdistan Korku Değil Birliğin Teminatıdır, bunun da şahidi tarih, iman ve vicdandır!.. Bunu ihya edelim!..
“Reddedenler, mühlet verişimizi hayırlarına sanmasınlar. Günahlarını arttırsınlar diye mühlet veriyoruz. Sonunda onlara aşağılayıcı bir azap vardır.” (A. İmran: 178)
İşte O Mühleti; herkes özellikle de güçlüler(!) değerlendirsin; O alçaltıcı azap gelmeden! Vesselam.