ABD, İran’a yönelik bütün kozlarını ortaya koymaya çalışıyor. Birden fazla uçak gemisiyle beraber füze yüklü onlarca savaş gemisini ve 50 binden fazla askerini İran’ın etrafına yığmış durumdadır. İran’ın dört bir tarafını sarmalamış bölgedeki ABD üsleri de savaş konumuna getirilmiş vaziyettedir.

Siyonizme esir düşmüş ABD yönetimi belki de istemediği halde İran’a saldıracaktır. Çünkü siyonist işgalciler, kendileri için tek tehlikenin ancak İran’dan gelebileceğine inanıyorlar. ‘Bu tehlikenin’ asla vuku bulmaması için de İran’ın, ABD eliyle etkisiz hale getirilmesi için yıllardır planlama yapmakta ve şimdi saldırıya geçmenin en uygun zaman olduğunu katil Trump’a dayatmaktadırlar.

İran’ın süreç içerisinde elde ettiği füze teknolojisi, yazılım ve yapay zekâ alanındaki çalışmaları, uzaya uydu gönderme noktasındaki kabiliyetleri, nükleer silah üretebilme kapasitesi ve nihayetinde 12 günlük savaşta, işgal rejimini doğrudan vurabilme yeteneği, siyonist katilleri ciddi anlamda korkutmaktadır.

İran’ın sahip olduğu silah ve füze kabiliyetinin her gün biraz daha ilerleyip büyüdüğünü gören siyonistler; bu kabiliyetin tamamen yok edilmesi için tasmalı elemanları haline getirdikleri ABD’nin, İran’a saldırması için bütün imkânlarını devreye koymuş durumdadırlar. ABD haydutluğuna ve kan içiciliğine uygun düşen bu saldırı ve katliam stratejisi de Ortadoğu’yu bir ateş çemberine çevireceğe benziyor.

İran’a yönelik saldırının aylarca veya yıllarca geciktirilmesi durumunda, füze programının daha da gelişeceği, nitelikli silah kapasitesinin daha da artacağı ve sahip olduğu imkân ve kabiliyetlerinin daha etkili ve caydırıcı bir seviyeye ulaşacağını çok iyi bilmektedirler. Siyonist katiller, kendi planlamalarına göre şimdi buraya saldırıp bu kabiliyeti yok etmezlerse; yarın onlar için çok daha geç olacağını net olarak bilmektedirler.

Siyonist katiller, tek başlarına İran’la baş edemeyeceklerini bildikleri için de ABD’yi kışkırtarak bir ölüm kalım savaşına sürüklemek istemektedirler. Siyonist işgalciler, zamanın kendileri için iyice daraldığını, kısa vadede öldürücü bir saldırı ile İran’ı etkisiz hale getiremezlerse; orta ve uzun vadede İran’ın imkân ve kabiliyetleri karşısında varlık gösteremeyeceklerini ve belki de işgal ettikleri toprakları terk etmek zorunda kalacaklarını görebilmektedirler.

Bundan dolayı İran, şu an büyük bir abluka altına alınmış durumdadır. Katil ABD, bölgeye caydırıcı bir yığınak yaparak İran’ı teslim almayı hedeflemektedir. Nükleer programı bahane edilerek, füze geliştirme ve üretme faaliyetinin tamamen durdurulması ve direniş eksenini desteklemekten vazgeçmesi gibi konuları müzakere ediyormuş gibi yapmakta ve fakat askeri varlığını en üst seviyeye çıkararak saldırı ve savaş niyetini gizleme ihtiyacını da artık duymamaktadır.

Neticede siyonist katiller, savaş sonrası yıkımı göze alabilirlerse, İran’a saldırmaktan asla vazgeçmeyeceklerdir. Ancak savaşta yıkımın tek taraflı olmayacağı da muhakkaktır. İşgal çetesi de bu savaşta ilk hedef olacağını ve caydırıcı bir şekilde yıkıma uğrayacağını ve belki de sonları olacağını, yaptıkları simülasyonlarda bunu net olarak görmektedirler.

Şimdi, bütün Müslümanların bir araya gelerek, bu haydut ve kan içici şebekeye karşı birleşme zamanıdır. Bütün küfür cephesinin ABD şahsında bir araya gelerek Müslüman bir ülkeye saldırı hazırlığı yapması karşısında; Müslümanların dağınıklığı, perişanlığı hatta kimilerinin ABD’ye destek verecek kadar Müslüman halklara ihanet etmesi, Amerikan saldırganlığını daha da pervasız hale getirmektedir.