عن عدي بن حاتم رضي الله عنه قال :سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول : اتقوا النار ولو بشق تمرة

Adiy b. Hatim (ra) şöyle demiştir: peygamber (sav)'i şöyle söylerken dinledim: "Yarım hurmayla da olsa cehennemden korunun" 69. Hadis / Buhari, edep 34 zekat 10, rikak 51 tevhid 36 Müslim, zekat 66-70

Yüce Allah Kur’an’da, Resul-i Ekrem (sav) hadislerde muamelatı itikat ve Allah korkusu gibi tabir yerinde ise, üst perdeden ele alır. Ve bunu çoğu kere yan yana zikreder. Bunda büyük hikmetler vardır. Bu hikmetlerden biri bizim zannettiğimiz gibi ibadetlerin muamelattan farklı olduğu şeklindeki yanlış bakış açısına parmak basmaktır. Diğer bir hikmeti de İslam toplumunun laiklik gibi bir düşüncenin İslam'da yerinin olmadığını ispatlamak için naslarda bu konular sürekli dile getirilmek istenmiştir.

Neden? Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v)’in şeriatından önceki şeriatlarda insanların ayakları genellikle bu konuda hep kaymıştır. Dindar insanın dinden vazgeçip dinsizliği seçmesi pek az olmuştur. Ama dini dünyadan ayırarak sapıtan toplumlar hep olagelmiştir. Çoğu zaman şeytan ve aveneleri bunu dini sade ve saf halde tutmak olarak topluma yuttururlar. Hayatta dini ret etmek ayrı, dini dünya işlerinden uzak tutmak apayrı şeylerdir. Şeytana, dini dünya hayatının içine karıştırmama zehrini insana yutturmak dini bırak demekten daha cazip ve daha kolay gelir. Din hayatta yaşanmak için gönderilmiştir. O, hayattan uzaklaştırılınca gönderiliş amacı dışına itilmiş olur.

Dinin hayattan uzaklaştırıldığı zamanlarda, insanlar arasına ayırım konularak din adamı, ibadethaneler mabed olmaktan çıkar tapınak haline dönüşür. Dini farizalar ritüel ve ruhsuz semboller haline dönüşür. Dini kitap, dini neşriyat, din adamı, dini mekanlar ve dini vaazlar, vb. din sadece bazı noktalarda temsil edilir. Din hayatın kendisi olmaktan çıkar, artık yaşamın dışında pasif, etkisiz, yön vermeyen yönlendirilen; yönetmeyen yönetilen bir mistik hal alır.

Mekkî surelerden olan Maun suresinde de belirtildiği gibi toplumsal dayanışma ve yetime bakmayı ihmal etmeyi dini tekzip etmekle tanımlayan surenin günümüz şartlarında iyi anlaşılması gerekir. Surenin ruhunu yardımlaşma ve dayanışma oluşturur. Bu ahval üzere kılınan namazın yuhalanması toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın Yüce Allah katındaki yüksek değerini göstermede en çarpıcı örneği oluşturmuştur.

İşte hadisteki Allah korkusu ile yarım hurmalık da olsa yardımlaşma ve toplumsal paylaşımın dinimizdeki yerinin ne kadar ehemmiyetli olduğunu gösteriyor. Bunun günümüzde iyi anlaşılması lazım. Yarım hurma deme inceliğinin de apayrı bir önemi vardır. Yani kişinin elindeki en azının bile temvili noktada bir varlık ifade ettiğini gösterir. Diğer yandan yarım hurması olmayanın da bulunduğu bir dünyada yaşadığımızı ihtar etmektedir. İşte bu durumda olan bir insana acımanın Allah korkusuyla tarif edilmesi muhteşem olmuştur. Ya da kişideki Allah korkusu ölçüsünün, toplumdaki yoksul ve muhtaçların yardımına koşmakla belli olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.