Allah'ım! Takatimiz ve idrakimiz tükendi. Bugün dünya insanlarının gözünde, hor ve hakir görülüşümüzü, acziyetimizi ancak sana arz ediyoruz!
Ey Merhametlilerin En Merhametlisi! Oysa Gazze'de, hala bizi hor ve hakir gören tüm o insanların gözleri önünde bir soykırım işlendi, işlenmeye devam ediliyor. On binlerce kadın, çocuk, masum sivil ile beraber kundaktaki bebeklerimiz bile paramparça edildi. Sen mustazafların, çaresizlerin Rabbisin! Biz de bugün, Peygamberimiz ve Onunla beraber olan mü’min kardeşlerimiz gibi; “yardımın ne zaman Allah'ım!” diye Sana yalvaracağız!
Artık sefalet bizde, savaş bizde, kan bizde, kaos bizde, tefrika bizde, kölelik bizde, sömürü bizde… Ama yine de mü’min feryatlarını, binaların kolonları altında ezilmiş mü’minlerin bebeklerinin çığlıklarını buradakiler duymuyor Allah'ım! Sen duy bizi! Zalim kâfirler bir olup yüz altmış sekiz körpecik kız çocuğumuzu öldürerek savaşlara başlıyorlar ama mü’minlerin kininin derdi ancak diğer mü’minler oluyor Allah'ım! Bugün Sen’in, mü’minin kalbinden mü’minin nefretini silecek feraseti bize bahşetmene ihtiyacımız var. Bize kendi dosdoğru yolunu, bize gönderdiğin peygamberimizin yolunu takip etmeyi bahşedecek yardımın ne zaman Allah'ım!
Biz o yolu kaybettik kaybedeli, zalim kâfirler artık kirli niyetlerini saklama gereği bile duymuyorlar ama Müslümanlar uyanmıyorlar, bir türlü zillet içindeki hallerinden utanmıyorlar Allah'ım! Tüm Müslümanların gözleri önünde, Gazze'ye, Irak’a, Afganistan'a, İran'a saldıran Amerika, buna açık açık; “Bu bir Haçlı saldırısıdır!” diyebiliyor. Vahşi Siyonizm’le Haçlı barbarlığı bir beden olmuşlar. İngiltere onlara tüm hava limanlarını açıyor, Almanya, Fransa ve bir blok olarak tüm Avrupa onlara Müslümanların üzerine ölüm yağdırsınlar diye yardım ediyor. Ukrayna ve onun Yahudi lideri bile Hazar Gölü’nde saldırılar düzenliyor. Diğer taraftan neredeyse tüm halkı Müslüman olan coğrafyamız, bunların askerlerini, üslerini kendi içinde barındırıyor! Müslüman'a karşı, Müslüman coğrafyasından destek alarak Müslümanlara ölüm saçıyorlar Allah'ım! Yardımına ihtiyacımız var!
Müslümanların kimi susmuş, kimi küsmüş, kimi korkudan sinmiş, kimi gaflet uykusunun en kör kuyusuna kendini gömmüş, kimi zevk ve sefaya dalmış, kimi ırkçılık ve mezhepçilik zehiriyle imanını zehirlemiş. Az sayıda kalmış sözünün eri kahramanlarımız yapayalnız kalmış, hepsini teker teker senin yanına gönderiyoruz Allah'ım! Bizi çaresiz bırakma, bize feraset ver, iman etmiş halklarımıza gerçek iman ver, yardımına ihtiyacımız var, yardımın ne zaman Allah'ım!
Bizi içine düştüğümüz bu sadece kendini düşünme bireyciliğinin zincirlerinden kurtar! Bize mü'min bir davada yek vücut olmayı bahşet! Cahillerimize iman ve ilim ver! Alimlerimize basiret, ilim ve amel ver! Amillerimize ihlâs ver! İhlâslılarımıza basiret ver! Basiretlilerimize cesaret ver! Cesaretlilerimize tevazu ver! Mütevazılarımıza liderlik ruhu ver! Liderlerimize güçlü iman, güzel ahlâk, adalet, onur ve erdem ver! Hepimizi toptan hidayete eriştir! Kâfirler topluluğuna karşı bize nusret ver! Yardımın ne zaman Allah'ım! Bu zillete karşı tüm Müslümanlara isyan ruhu ver! Şüphesiz biz sadece Sen’den yardım diliyoruz! Tüm karanlıkları gideren yüce nuruna sığınıyoruz! Bizden razı olacağın zamana kadar af diliyor, tövbe ve istiğfar ediyoruz! Çünkü biliyoruz ki bütün güç ve kudret ancak ve ancak Sen’dedir.
“Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü’minler, “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı pek yakındır.” (Bakara: 214)