Sabah namazı haberinin muhatabı genelde babadır. O gün yine sabah namazında telefon elimdeydi ama bu sefer tüm sorumluluğu sırtımdan alan taziye haberini devredeceğim sabah namazı haberi muhatabı yoktu! Meğer bu anlardan doğan boşlukların yükünden insanın sırtı bükülüyor! Öyleyse şimdi sığınılacak tek yer vardı! Secde! Secdeye varmalıydım. Sabah namazı haberinden gelen boşluğu, boşluğun içindeki noktasızlığa takılıp donmuş ruhu doldursun diye sabahın secdesine varmalıydım. Çünkü benim için sabah namazı haberlerinin yükünü devredeceğim telefonun diğer ucu artık kapanmıştı.
“Yâ Rabbim! Senden başka hiç kimsemiz yok bizim!”, “Senden başka kimsemiz yok Yâ Rabbim!”
Yokluğu varlığından daha ağır olanın adı babadır. Sabah namazı haberiyle toplanmış kalabalık çokluğun tek başına olmaktan daha yalnız bıraktığı andır babanın ölümü. O andan sonra her şey bir “Bir” ile açıklanabilirdir artık. Çünkü hepimiz O’ndan geldik ve hepimizin varacağı yer yine o “Bir”dir sadece.
Yâ Rabbim! Sen’den başka hiç kimsemiz yok bizim!”, “Sen’den başka ezel olan yok Yâ Rabbim!”
Gerçekten de kendi ölümünün yüzünü görmekmiş babanın ölümü. Çünkü daha önce her sabah namazında çalan telefon, başkasının ölümünün haberiydi benim için. Aynalarda ölümün yüzünü görürdüm. Ama o sabah namazında gelen haberle, ölüm benim evime girdi ve aynaya baktığımda, ölümün yüzünde gördüğüm şey, bendim!
Yâ Rabbim! Sen’den başka hiç kimsemiz yok bizim!”, “Sen’den başka ebed olan yok Yâ Rabbim!”
Feleğin durağından defalarca geçmiş olsan bile, Dünya sen varken elli defa güneşin etrafında dönmüş olsa bile dayanak noktasının adıdır baba. Yeter ki bir dayanak noktası olsun, fiziğin sünnetullah olan kanunlarıyla dünyayı yerinden oynatabilir olarak görülür insan. İşte baba varken bir dayanak noktan hala vardır ve her an dünyanın yüklediği her yükü yerinden oynatabilir olursun. Artık sığınaksız, limansız ruh hissinin bir tanıdığına dönüştük. Artık ağırlık noktaları çoğaldı ve ruh daha çok eziliyor ama anladım ki;
Yâ Rabbim! Sen’den başka kimsemiz yok bizim!”, “El-Azîz, El-Kaviyy, El-Metîn, El-Kâdir, El-Muktedir olan ve sonsuz tek dayanak noktası olan Sen’sin Yâ Rabbim!”
Düşünce, bazen bir yokluğun oluşturduğu boşluğu tanımlamaya, boşluğu doldurmaya yetmiyor. Nasıl tanımlanır ki hayatın zıt kutuplarının birliği. Çünkü bazen kahramandır, bazen tecrübeli hakikatin kendisidir baba. Bazen dünyanın görüşüdür, bazen otoritedir. Ama bazen de kendisine karşı başkaldırının yönüdür baba, kendisine karşı her isyanda evladın kendini keşfettiği alemdir baba. Babaya isyanla, kendi fethi ve kendini yenmenin zaferi bahşedilir evlada. Çünkü en kolay şekilde yenilgiye uğratılacak kişi babadır. Çünkü senin hırçın savaşına karşı, sevgiye yenilmişliğin çaresizliği ile bakan ve hemen teslim olanın adıdır baba. Kendisini yenerken yenilirsin aslında, dönüp zaferine ağlarsın ya, işte öyle bir şeydir baba!
Yâ Rabbim! Sen’den başka hiç kimsemiz yok bizim!”, “Sen’den başka kimsemiz yok Yâ Rabbim!”
Allah hepinizin ecrini artırsın, taziyelerimizi en güzel şekilde kabul etsin ve tüm ölmüş babalarımızı bağışlasın inşallah! El-Fatiha…