Dünya halkları her geçen gün işgalci terör rejiminin ne derece vahşi ve ne derece aşağılık olduğunu daha net görmektedir.

Siyonizmin terörizm olduğu gerçeği küresel çapta bilinir oldu. Dünyanın dört bir yanında siyonist teröristler istenmeyen varlık olarak damgalanmaktadır.

Kim ne derse desin! İşgalci terör rejimi artık geri dönüşü olmayan bir yok oluş sürecine girmiştir.

Askeri, diplomatik ve siyasi anlamda meşruiyetini kaybetmenin eşiğinde debelenip durmaktadır.

Dünya çapında meşruiyet krizi yaşayan işgal rejimi son atak Somaliland kara parçasını meşru bir devlet olarak tanımıştır. Bu durum boğulmakta olanın yılana sarılması gibi..

Somalilan malumunuz yıllar önce bile siyonist terör rejimine bağlılık ve kölelik bildiren mektuplarla gündeme gelmişti.

Terör rejimi bu refleksiyle sözde hem Müslüman yoğunluklu bir ülkeye fitne tohumunu ekecek hem de Gazze halkını tehcir edeceği bir toprak parçası elde edecek.

Evdeki hesap çarşıya uymayacak. Belki de çok yakın bir zamanda işgal rejimi ve baş teröristleri kendileri için kaçacak bir delik inşa ettiklerinin farkında bile değillerdir.

Anlatının aksine şöyle düşünmeniz gayet normal.

Hiçbir devlet somut tek bir adım bile atamamışken bu yok oluş nasıl olacak?

Siyonist vahşilerin yok oluşu zaten onlara biat etmiş yapay devletlerin somut adımlarıyla olmayacak ki. Dünyanın hür ve vicdanlı halkları nezdinde meşruiyetini kaybetmiş olmaları onları kap karanlık bir izolasyonun içine atmış bulunmakta.

Sanayiden ticarete, eğitimden sanayiye, siyasetten diplomasiye daha onlarca alanda binlerce tepki almış ve almaya da devam etmektedir.

Dünyanın herhangi bir yerinde siyonizmi savunan tüm Yahudiler adeta kılıf değiştirmekte ve kendilerini toplumsal tüm etkinliklerden izole etmektedir.

İşgal rejimi sadece bu dışlanmışlığının önüne geçmek için miyarlarca dolar harcamış olmasına rağmen bu sonucu değiştirememiştir.

Stigmatizasyon, boykot, dışlanmışlık ve istenmeme son sürat devam etmektedir. Hatta bu durum öyle bir hal almış ki siyonizm vahşetini destekleyen veya sessiz kalan tüm kurum ve kuruluşlar, siyasi parti ve hükümetler bile bu tufandan kurtulamamıştır.

Global bir damgalama hatta nefret etme derecesinde tepkisel yaklaşımlar bitmek bilmemekte.

İşledikleri zulüm ve cinayetler, vahşet ve soykırım evvela ayağına sonra da boynuna dolanacaktır.

Elbette ki sessizler, izleyiciler ve işbirlikçi hainlerin tümünün de hem ayağına hem de boynuna dolanacaktır.

Ne diyelim?

Zulüm ve katliamlarla dolu bir yılın bitimi, intikam ve gülüşlerle dolu yeni bir yılın başlangıcı olsun.

Bilin ve emin olun ki!

İşgalci rejim ebedi yok oluşun eşiğindedir ve dünya siyonizmsiz daha yaşanabilir olacak.

Siyonizmsiz bir dünya için yeni yıla merhaba.