Post modern çağımın en kullanışlı putu.

Özgürlük ve kadın hakları maskesi altında en tehlikeli zehrini yeni nesillere enjekte eden şer güçlerin en kadim şerri…

Sınırsız ve hudutsuz bir özgürlüğün naralarını atan sözüm ona esfel aydınların hançeri… Neslimizi, geleceğimizi haince sırtından vuran zehirli hançer…

Tiranların, diktatörlerin ve özellikle de tağutların araçsallaştırdıkları yaygın put…

İnsanın hayvani dürtülerini sürekli aktifleştiren şeytan aparatı…

Konfor, gamsızlık, sorumsuzluk, bilinçsizlik vb. tüm hastalıkları hızlıca yayabilen şeytan virüsü de denebilir.

Bu virüsün kol gezdiği ülkemde anti virüs misal çaba ve gayretler içinde bulunan dirençli Müslümanlara karşın acımasızca ve pervasızca yapılan saldırılar bir türlü bitmek bilmiyor.

Nefsi emarenin tahakkümü altından bir türlü çıkamamış çoğu zevkperestler salya sümük saldırganlaştıkça saldırganlaşıyorlar.

Üzülerek belirtmek isterim ki, halen fabrika ayarlarına dönemeyen ve sürekli güncellemeler ile kadim medeniyetimizin değerlerine düşmanlık edenler var. Espri adı altında İslam’a kin kusan soytarılar mı dersin yoksa bunlara bodoslama desteğe çıkan çarpık zihniyetin kalıntıları mı?

Bazen bunları anlamaktan hatta anlatmaktan aciz kalınıyor.

Sahi siz kaç kişisiniz? Sizi yemleyenler kaç kişi? Yüzlerce yıldır çıkarmakta olduğunuz ifsat, iftira ve fitne ateşini harlamaktan başka ne işe yararsınız?

Dinlere değil sadece İslam Dinine, Müslümanlara karşı cephe alan ve batıl dinlerin tümüne son derece saygılı olan şu tuhaf güruh... Piyasadan silinince, medyadan düşünce, sırf gündem olmak için böyle bir aptallığa yeltendiğinizi bilmeyen mi var?

Bu ay içinde birçok ilde düzenlenen “Niyet Ettim Örtünmeye, Emrin Başım Üstüne” temalı etkinlikler, ülkemizin özüne, kendine döndüğünü gösteren muhteşem tablolar oluşturmuşken…

Park ve bahçelerde imanlı, ahlaklı gençlerin muhteşem etkinlikleri kalbi bir sürura neden oluyorken... Şu bilinçsizlerin tepkisel ve ideolojik saplantılı saldırılarını anlamak, anlatmak gerçekten mümkün görünmüyor.

Hatırlarsak Ramazan Ayında da Okullarda yapılan etkinliklerin tümüne saldırmışlardı. Hatta bakanlığın resmi kararına bile…

Dünya her geçen gün İslam Ahkâmının ne derece muazzam bir gereklilik olduğunu daha iyi anlarken… Bu güruhun iflah olmazları bir milim bile ileriye gidememekte. Yobazlığın bu kadarı da olurmuymuşu dedirtmekten bıkmadılar.

Özellikle Peygamber Sevdalıları vakfının ve diğer İslami vakıfların düzenlediği etkinliklere karşı duruşlarının altında belki de başka nedenler vardır. Kim bilir?

Toplumu germeye, kutuplaştırmaya, ayrıştırmaya yönelik bu tür kiralık tepkiler sadece kaos-kargaşa üretme amaçlıdır. İşte bu dışa güdümlülerin operasyonları sonucu kimi cahil vatandaşlarımız adeta zıvanadan çıkmakta. Geçen örtülü bayanların tümü imha edilmeli diyecek kadar kudurmuş cahilin durumu da bu gerçeği yansıtmak için yeterli.

Sonuç olarak çağımın her türlü putuna ve özellikle de zevkperizmine karşı direnç göstermek her Müslüman için ve her insan için bir vazifeyi asliyedir.

Direnç göstererek neslimizi ve geleceğimizi koruyup kollamaktan daha mühim bir vazifemiz olabilir mi?

Olamaz efendim.

Ha bu arada NATO perdesini çektiler ancak perdeleri yırtık pırtık. O nedenle Gazze zulmünü, dünya halklarının vicdan çığlıklarını yine perdeleyemediler… Tiran Trump, Müslüman kanı pazarlamaktan geri durmuyor. Maalesef Müslüman liderler de tiranı alkışlamaktan geri durmuyor...

Acayibil ucub olmuşuz da haberimiz yok.

Vesselam