Tam bin gün.

Dünyanın gözü önünde bin iki gündür siyonsoykırımı tüm vahşetiyle devam ediyor.

Kafirlerin, zalimlerin, canilerin ne derece vahşileşebildiklerini bin gündür izliyor dünya.

Sadece izliyor, sadece kınıyor ve sadece sıranın kendisine gelmesini bekleyen koyun psikolojisi içinde.

Aileler hunharca yok ediliyor, izliyorlar.

Yaşlılar, bebekler, kadınlar parçalanarak en vahşi katliamlar yapılıyor izliyorlar.

Bir şehir adeta yok ediliyor, insanlar, hayvanlar, ağaçlar ateşlerde yakılıyor izliyorlar.

Analar evlatlarının külünü göğe savuruyor, izliyorlar.

Anaların feryadı arş-ı alayı titretiyor, yaşlıların gözyaşı cihanı karartıyor izliyorlar.

Yüz binlerce can katledildi, yüz binlercesi en az bir uzvunu yitirdi ve on binlercesi esir edilerek en aşağılık işkencelerden geçiriliyor, izliyorlar.

Zombileşmiş siyonvahşileri her tarafa, her yere, her canlıya hatta cansıza, eşyaya her türlü aşağılık bombalar atıyor, izliyorlar.

Her devleti, her lideri günaşırı tehdit ediyorlar, aşağılıyorlar ama onlar hep izliyor. Hem de tamı tamına bin gündür... Vah ki ne vah! Ah ki ne ah!

Sadece izliyorlar hatta dahası destekliyorlar, övüyorlar, ricada bulunuyorlar...

Bu gerçeği tekrar tekrar düşünmek gerekmez mi?

Sahi dünyaya ne olmuş böyle? Dünya kendi tarihinde böyle bir zillet, böyle bir meskenet görmüş değil.

Bu vahşeti işleyenlerin kut ve gıdası dünyanın bu sessizliği değil midir?

Zalimleri kudurtan, canileri vahşileştiren işte bu tepkisizliktir.

Soykırımın ana yakıtı hep seyircileri olmuştur.

Sırasını bekleyen koyun sürüleri olmuştur.

Dünyanın hür ve vicdanlı insanları elinden geleni yapmaktan geri durmadı ve durmayacak. Peki ya şu dünya devletleri! Şu kendi halkına karşı aslan kesilirken dünya müstekbirlerinin karşısında süt dökmüş kediler gibi el pençe duran zavallılar güruhu!

Peki bu dalkavuk devletler yeri geldiğinde kendilerini bu siyonist canavarlardan koruyabilecekler midir?

Elbette ki hayır. Görünen ürkütücü tablonun asıl karesi işte bu nokta.

Gazze'nin izzetli liderleri gibi halkı için ön safta can verebilecek tek bir lider görebilenimiz var mı?

Maalesef.

Gerçekten bu çok ürkütücü bir durum.

Siyonist vahşilerin şu aşağılık yaratığı olan bakan "Smotrich: Birkaç gün önce şöyle bir itirafta bulundu.

"7 Ekim öğlen saat 12:00'de, olanların boyutunu anladım. 7 Ekim'de Gazze'de olanların, ordunun Gazze'ye çekilmesi ve ardından Hizbullah'ın kuzeyde bize saldırması için tasarlanmış bir aldatmaca olduğundan korkuyorduk.

7 Ekim akşam saatlerinde, Nasrallah'ın operasyonun bir parçası olmadığına ve hatta bundan dolayı çok öfkeli olduğuna dair istihbarat aldık."

Şu aşağılığın sözlerini irdeleyecek değilim ancak ümmet coğrafyasını ve sözde Müslüman ülkeleri irdelememek mümkün değil.

Bakın tek bir cepheden endişe duyulmuş. Tek bir liderden. O da bir devlet bile değil sadece bir direniş cephesi, bir cemaat, bir örgüt...

Dört bir tarafı onlarca Müslüman ülke ile çevrili işgal rejimine bir an bile tedirginlik veremeyen devletler!

"israile devlet diyenin yüzüne tüküreyim" sözünü bir de bu açıdan okumak ve uyarlamak...

İnsan düşündükçe canı acıyor, nefesi daralıyor, benzi kaçıyor...

Sayıları elli yediyi bulan şu bilmem kaç milyon askerli Müslüman ülkelerin tamamı bir örgüt kadar etkili veya caydırıcı olamamış, olamıyor.

Zalimin zulmüne, kafirin küfrüne, caninin caniliğine tepki veremeyecek kadar uyuşturulmuş bir güç, güç olabilir mi?

Her biri birer garkat ağacı gibi siyonvahşilerini koruyup kollamaktan, saklayıp muhafaza etmekten öteye geçemeyen zeliller...

Tam tamına bin gündür tek bir somut adım atamayacak kadar cesareti olmayan yığınlar... Bu yığınlar arasında 7 ekimi okuyabilen sadece bir devlet olmuş olsaydı belki de bugün işgal rejimi diye bir terör devleti olmayacaktı.

7 Ekim Aksa Tufanı öncesi, dünyanın sabit ve stabil bir sistemi, hukuku ve düzeni var sanırdım. İnsanoğlunun dünyaya gelişiyle belli ve eşit haklara sahip olduğunu vb. uluslararası normların varlığıyla bir nebze rahat olurdum.

Fakat tam bin gündür ki bunun böyle olmadığını net bir şekilde gördüm ve gördük.

Dünyanın hukuksuz, haksız, kör ve sağır oluşu artık saklanmayacak derece de aşikar.

Dünya halklarının ise içinde bulundukları siyonist esaretin duvarlarını yıkacak tek güç olabileceği gerçeği de…

Evet eğer dünyaya yeniden güneş doğacaksa bunu halihazırdaki hiçbir devlet veya uluslararası kurum, kuruluş değil ancak ve ancak dünyanın hür ve vicdanlı halkları yapacak.

İyi ki bizde bunlardanız ve iyi ki bunlar var.

Güneşin doğacağı, halkların hakka sarılacağı ve şu aşağılık siyonist esaretinin son bulacağı zaman artık yaklaştı.

Siyonist teröristlerin olmadığı günler yaklaştı.

En azından bin gün yaklaştı…