Dünya gündemi her gün değişiyor. Yeni başlıklar, yeni krizler, yeni tartışmalar… Ancak bazı acılar var ki zaman geçtikçe silinmiyor, aksine daha da derinleşiyor. Gazze tam da böyle bir yer. 7 Ekim 2023’te başlayan ve aradan geçen yaklaşık iki yıl üç aya rağmen hâlâ devam eden savaş, bu küçük coğrafyada hayatı neredeyse durma noktasına getirdi. Bu süre zarfında yetmiş bini aşkın insan hayatını kaybetti; geriye yıkılmış şehirler, parçalanmış aileler ve yarım kalan umutlar kaldı.
Gazze bugün sadece bir şehir adı değil; insanlığın vicdanını ölçen bir sınavdır. Okulların, camilerin, hastanelerin hedef alındığı; çocukların, kadınların ve yaşlıların hayatta kalma mücadelesi verdiği bir tabloyla karşı karşıyayız. En temel yaşam alanları bile güvenli olmaktan çıkmış durumda. Beton yığınları arasında yeniden tutunmaya çalışan bir halk var ve bu tabloya bakıp “bizi ilgilendirmez” demek artık mümkün değil.
Bu uzun ve yıpratıcı süreçte sessiz kalmayanlar da oldu. Müslümanlarla birlikte, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan duyarlı ve vicdanlı insanlar da imkânları ölçüsünde Gazze’ye yardım eli uzattı. Yapılan bu yardımlar, zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren siviller için hayati bir destek anlamı taşıdı. Ancak bugün gelinen noktada mesele yalnızca acil yardımlarla sınırlı değil. İki yılı aşkın süredir devam eden bu savaşın ardından Gazze’nin yeniden ayağa kalkabilmesi için, okuluna, hastanesine, sağlık ocağına ve ibadet mekânlarına yeniden kavuşması gerekiyor. Çünkü bir toplum, ancak bu kurumlarla birlikte hayata tutunabilir.
Bu çabanın somut örneklerinden biri, merkezi Hollanda’da bulunan IHO EBRAR Uluslararası Yardım Kuruluşu tarafından 11 Ocak 2026 Pazar günü Lahey’de düzenlenen programda ortaya kondu. Programın amacı Gazze’de bir sağlık merkezini yeniden inşa etmek . Programın açılış konuşmasını yapan IHO EBRAR Genel Başkanı Dr. Abdurrahman Alpsoy, bugüne kadar farklı coğrafyalarda yürütülen yardım faaliyetleri hakkında bilgi verirken, yardımların sürekliliğinin altını çizdi. Araştırmacı yazar Dr. Bekir Tank ise Gazze’de yaşanan insanlık dramını hatırlatarak, bundan sonra yapılacak çalışmaların hayati önem taşıdığını vurguladı.
Program kapsamında düzenlenen kermes ve ikramlardan elde edilen tüm gelirlerin, Gazze’de faaliyet gösteren El Rıdvan Sağlık Merkezi’nin onarımı için kullanılacak olması bu dayanışmayı daha da anlamlı kıldı. Onarılacak bir sağlık ocağı belki savaşın izlerini tamamen silemeyecek; ancak burada tedavi edilecek her yaralı, yapılan her pansuman, Gazze’de hayatın yeniden filizlenmesi anlamına gelecektir.
Bu vesileyle, söz konusu programın hayata geçirilmesinde emeği geçen; maddi ve manevi katkı sunan, emek veren, gönüllü çalışan herkese, özellikle evlerinde hazırladıkları ev yemekleriyle kermese destek olan bacılara IHO EBRAR Yönetim Kurulu adına teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Gösterilen bu samimi dayanışma, yardımlaşmanın ve paylaşmanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalarda yerini almıştır.
Bu noktada bireysel sorumluluklarımızı da yeniden düşünmek zorundayız. Yardım sadece büyük organizasyonlarla sınırlı değildir. Günlük harcamalarımız, tercih ettiğimiz ürünler ve tüketim alışkanlıklarımız da bir duruşu yansıtır. Boykot kapsamında yer alan firmalara karşı bilinçli olmak, harcadığımız her kuruşun nereye gittiğini sorgulamak önemlidir. Çünkü bazen küçük görünen tercihler, çok büyük sonuçlar doğurur.
Gazze bizden mucize beklemiyor. İki yılı aşkın süredir süren bu ağır kuşatma ve savaş ortamında sadece unutulmamak, yalnız bırakılmamak istiyor. Lahey’den yükselen bu selamın, vicdan sahibi herkesin karşılık bulması temennisiyle. Allah’a emanet olunuz.