İnsanlık tarihi boyunca zulüm, vahşet ve ahlaki çöküş farklı dönemlerde farklı şekillerde ortaya çıktı. Ancak bugün yaşanan bazı olaylar, insanlığın gerçekten hangi noktaya sürüklendiğini sorgulatıyor. Özellikle Amerika’da ortaya
çıkan Epstein Adası skandalı ve benzeri olaylar, modern dünyanın “medeniyet” Batı'nın sözde modern medeniyetin nasıl rezil bir kişiliğe sahip olduklarının göstergesidir Epstein adasında yaşananlar. Bu ve benzer mekanlarda yaşananların perde arkasında nasıl derin bir karanlık taşıdığını gözler önüne seriyor.

Tarih boyunca “cahiliyet dönemi” denildiğinde akla zalim yöneticiler, vahşi uygulamalar ve insanlık dışı davranışlar gelir. Firavun’un zulmü, Nemrut’un baskıları ve Arap yarımadasındaki cahiliye anlayışı bunun en çarpıcı örnekleri arasında gösterilir. O dönemlerde insanlar öldürülüyor, işkenceler yapılıyor, hatta bazı toplumlarda kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu. İnsanlık, bu karanlık dönemleri hep ibretle anmıştır.

Fakat bugün ortaya çıkan bazı gerçekler, geçmişteki vahşetle bugünkü ahlaki çöküş arasında ürkütücü bir kıyas yapılmasına neden oluyor. Çünkü modern çağın bazı suçları yalnızca fiziksel zulümle sınırlı kalmıyor; insan onurunu, çocuk masumiyetini ve vicdanı hedef alan korkunç boyutlara ulaşıyor. Gün yüzüne çıkan olaylar bile toplumları sarsmaya yetiyor. Bir de bilinmeyenler, gizlenenler ve henüz ortaya çıkmamış gerçekler düşünüldüğünde, insanlığın nasıl bir uçurumun kenarında olduğu daha net görülüyor.
Bugün kendisini “medeniyetin merkezi” olarak tanıtan ülkelerde yaşanan skandallar, teknolojik gelişmenin tek başına insanı ahlaklı yapmadığını açıkça gösteriyor. Gökdelenler, modern şehirler ve gelişmiş sistemler; vicdan, merhamet ve adalet olmadığında insanlığı kurtarmaya yetmiyor. Hatta bazen modern dünyanın karanlığı, geçmiş çağların zulmünü bile gölgede bırakacak seviyeye ulaşıyor.
İşte bu nedenle birçok insan şu soruyu sormaya başladı: İnsanlık, medeniyet adı altında yeni bir cahiliyet çağını mı yaşıyor?
Belki de asıl mesele çağın modern ya da ilkel olması değildir. Asıl mesele, insanın kendi insanlığını ve vicdanını kaybetmesidir. Çünkü vicdanın sustuğu yerde medeniyet, yalnızca süslü bir maskeden ibaret kalır. Allah kirli maskeyi takanların gerçek yüzlerini ortaya çıkarsın inşallah. Allah’a emanet olunuz.