Bugün yine Allah’ın vaadi tecelli etti. Yardımı ve hükmü apaçık ortada görüldü. Bazı insanlar vardır; mücadele edenlerin yanında değil, düşmesini beklediklerinin karşısında saf tutarlar. Güçlü gördüklerinin yanında durur, zayıf gördüklerinin ise sonunu beklerler. Tarih boyunca bu zihniyet değişmedi. Bugün de değişmiş değil.
İran İslam Cumhuriyeti’nde yaşanan gelişmeler, birçok insanın yıllardır dilinden düşürmediği bir hakikati bir kez daha gözler önüne serdi: Güç sadece silah, teknoloji ve ekonomik imkânlardan ibaret değildir. İrade, sabır, inanç ve kararlılık da savaşların kaderini belirleyen en önemli unsurlardır.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan süreç, pek çok kişide endişe ve kaygıya yol açtı. Çünkü taraflar, özellikle askerî güç, teknoloji, ekonomik kapasite ve uluslararası destek bakımından birbirleriyle kıyaslandığında oldukça farklı imkânlara sahip görünüyordu. Bu nedenle İran’a sempati duyanlar büyük bir tedirginlik yaşarken, İran’a karşı olanlar ise sonucun kısa sürede belli olacağını düşünüyorlardı.
Kimileri, Amerika gibi bir süper gücün İran’ı birkaç gün içinde etkisiz hâle getireceğini, hatta İran diye bir devletin ortada kalmayacağını iddia ediyordu. Adeta sonucu bekleyen leş kargaları gibi, İran’ın yenilgisini ve çöküşünü görmek için fırsat kolluyorlardı.
Fakat unuttukları bir şey vardı: Allah’ın da bir planı, bir hesabı vardır.
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
“Nice az topluluklar vardır ki, Allah’ın izniyle çok olan topluluklara galip gelmişlerdir. Allah sabredenlerle beraberdir.”
(Bakara Suresi, 2:249)
Tarih boyunca bu ilahî hakikat defalarca tecelli etmiş, bugün de yeniden kendisini göstermiştir. İran İslam Cumhuriyeti, Allah’ın yardımıyla güçlü rakipleri karşısında direniş göstermiş, izzetli bir duruş ortaya koymuştur. Müslümanların korkak, teslimiyetçi ve iradesiz olmadıklarını; sabır, strateji ve kararlılıkla mücadele edebileceklerini göstermiştir.
Sonuç olarak ortaya çıkan tablo, sadece askerî bir mücadele değil; aynı zamanda irade ile korkunun, direnç ile teslimiyetin mücadelesidir. Gücün yalnızca maddi imkânlardan ibaret olmadığını bir kez daha hatırlatan bu süreç, korkaklara da önemli bir ders vermiştir.
Çünkü zafer, her zaman sayıca çok olanın değil; inancını, sabrını ve kararlılığını koruyanların yanında olur. Allah'a emanet olunuz.