Yeryüzünde en çok Peygamber Yahudilere gelmiş deniliyor.
Ama en çok Peygamberi Yahudiler Şehid etmiş denmiyor, adeta bu gerçek gizleniyor.
Fötr şapkaları ve İşgal rejiminde askerlikten muaf tutulmalarıyla meşhur olan Ultra Ortodoks Haridi Yahudilerin alt kolu olan Hasidik Yahudi Cemaatine bağlı olan oluşum dünya çapında Yahudi denince akla ilk gelen figürdür.
Bunlar sözüm ona ‘Çok dindar ve Yahudiliğe bağlılıklarıyla!’ tanınır.
Bu Hasidik Yahudileri New York’ta ‘israil’in varlığını protesto gösterileriyle tanınırlar.
Siyonist akıl dünya basınına bu görüntüleri özellikle servis ederek Yahudi güzellemesi yapar;
“Bakın tüm Yahudiler aynı değil, hepsi Gazze’deki katliama katılmıyor...!” şeklinde yazılır çizilir.
Sözde bu insancıl Yahudiler üzerinden kendilerini temize çıkarmaya çalışırlar.
Gerçekte bu Hasidikler tıpkı diğer ırkdaşları gibi kendilerini ‘Evrenin merkezi!’ olarak görmekte ve tüm alemin kendileri için yaratıldığına inanırlar.
Hasidikler, ibadet ritüellerinden çok karıştıkları kriminal suçlarla anılırlar.
13-06-2026’da New York'ta Bir Yahudi okulunda eğitim gören 71 kız öğrencinin, kanalizasyon sistemine bağlı yeraltı tünellerine girdikten sonra kaybolduğu bildirildi.
İhbar üzerine harekete geçen ekipler, öğrencilerin bulunduğu bölgeye ulaşarak çocukları bölgeden tahliye etti.
Olayın iç yüzü araştırılırken başrollerinde Yahudilerin olduğu geçmiş yıllarda yaşanan birbirinden ilginç hadiseler akla geliyor.
1998’de de yine New York’ta 17 kişilik bir Yahudi çetesi ele geçirilmişti.
Bu çetede iş adamları ve doktorlar bulunuyordu.
Bunlara yapılan suçlama; insan kaçakçılığı ve organ satışı idi.
Polis kayıtlarına geçen Yahudilerle ilgili olarak çocuk kaçırma hadiseleri azımsanacak gibi değil.
Yıllar önce New York’un kuzeyindeki Woodrigde köyünden 12 ve 14 yaşlarındaki iki kardeşi kaçırıp başka eyalete götüren üç Yahudi tutuklanmıştı.
Geçen yıl New York Brooklinde inşaat işçileri bir Sinagog’un altına tüneller yapıldığı ve bu tünellerin farklı yerlere açıldığını ortaya çıkarmıştı.
Burayı basan polis, tünelin bir ucundaki odalarda kanlı yataklar, bebek pusetleri ve küçük çocuklara ait eşyalar bulmuş ve 10 kişiyi tutuklamıştı.
2024’ün Aralığında Guatemala’nın güneyindeki bir çiftliğe baskın düzenleyen polis, Emniyetten sızıntı olmuşçasına kendilerini bekleyen Lev Tahor isimli Yahudi örgütü elemanlarının hazırlığına şahid oldu.
Bilgisayarlardaki bilgileri silen ve hard disklerini imha eden topluluk 160 çocuğu alıp ilginç eğitimlerden geçirmekteydi.
Bunların “İnsan ticaretinin çeşitli biçimlerini uyguladıklarını” söyleyen bölge savcısı arazide gömülü cesetlere de ulaşıldığını kaydetmişti.
Ailelerin ‘Cinsel suç!’ şikayetiyle başlattığı operasyon bazı yerlerden yapılan baskı sonucu basına ‘SANSÜR!’ getirilmesiyle unutulmaya terk edildi.
Yahudi Cemaati ve Siyonist İşgal Rejimi, Lev Tahor’un faaliyetlerini ‘Aşırı radikal ve Kabul edilemez!’ ifadeleriyle yaftalayıp işlediklerini ustaca ÖRTBAS etmeyi başardı.
Haiti’de 2010’da yaşanan deprem sonrası Arama Kurtarma Ekibi olarak israilden giden ekibin depremzedelerin organlarını kaçırmakla suçlanması da ayrı bir gerçek oldu.
Bu vahşet ve rezaleti Yahudilerin bir cemaati ile sınırlandırıp olayı kapatmaya çalışmak en basit anlatımla saflıktır.
Başta ABD olmak üzere tüm dünyada Yahudilerin gerçek yüzü ortaya çıktıkça tavır alma ve nefret de artıyor.
Sosyal medyada yayınlanan görüntüleri engellemek için “Nefret Suçu!” şeklinde bir olguyu icat eden Yahudi üst aklı bu konunun sadece Yahudilere uygulanmasını izah edemiyorlar.
Yahudi zihniyetinin bir diğer rezaleti de tüm dünyada iki şeyi yaygınlaştırmaktır.
Bunlar; Uyuşturucu ve Porno sektörüdür.
Dikkat edilirse Hitlerin partisi Almanya’da ipleri ele geçirdiğinde yaptığı ilk iş bu iki sektörle alakalı olarak bazı Yahudi iş adamlarını gözaltına aldı. Partiye göre Yahudiler, Faizle toplumu iktisadi olarak sömürürken uyuşturucu ve sapkınlıkla da Alman halkının direncini kırmaktaydı..
Nihai olarak;
Hatırlanacağı üzere 1990’da daha dışişleri bakan yardımcısı iken katil Netanyahu’ya ‘Mesih’in gelmesi için daha fazla çaba göster!’ diye emreden başhaham da bir Hasidik idi.
Bu başhahamın genel merkezi yukarıda bahsi geçen New York’ta altında tüneller ve kanlı yataklar çıkan Sinagog idi.
İlginçtir bu Sinagogun tünel girişine de “Hoşgeldin Moşiah!” yazılıydı.
Bu manzaradan insanın aklına doğal olarak Yahudilikte Kıyametin yaklaştığı ve Mesih’in gelmesi için uygun ortamın oluşturulması geliyordu.
Bu ortam nasıldır diye merak ettiyseniz tam da Epstein’in oluşturduğu, bu Haham’ın yaşayıp yaşattığı ve Yahudilerin olduğu her yerde rezaletin bininin bir para olduğu bir ortam geliyor insanın aklına.
Bu inanca göre; kötülük öyle yaygınlaşacak ki Meşiah gelsin.
Bundan dolayı insanlığın hastalıklı mikrobu bu Yahudiler dünyayı ve insanlığı kötülüğe boğuyorlar!