Yeryüzünün en vahşisi en zalimi kim?
En çok insan öldüren ve bununla övünen kim?
Acımasızlıkta, zalimlikte, hak hukuk çiğnemekte en pervasız kim?
Diye sorular sorulsa fıtratı bozulmamış her insan bu listede görünmemek için çaba sarfeder.
İlginçtir konu Amerika olunca tam tersi oluyor.
ABD’li senatör ve siyasetçiler geçmişte işledikleri zulüm ve vahşetleriyle övünüp dahasını yapabileceklerini belirtmekten hiç çekinmiyorlar.
İnsan fıtratına ters aykırı olan bu duruşun altında Firavuni kibir ve kendini evrenin merkezi görme gibi ultra narsist psikopatlığın yattığı söylenebilir.
Aynen Siyonist yöneticiler gibi.
Mesela terörist israilin sözde Savunma Bakanı Yisrael Katz, Güney Lübnan'da Gazze'deki "Refah modeli"ni uyguladıklarını sınırdaki köylerin büyük bölümünü, yaklaşık 20 bin evi sistematik şekilde yıktıklarını ve bölgeyi işgal altında tutmaya devam edeceklerini söylüyor.
Şaşırdık mı?
Bir Siyonistin hiçbir ifadesi şaşırtıcı değil.
Aynı çanaktan yalamış (bazı) Batılı beyazın bundan farkı olmadığını görmek mümkün.
Bunlardan biri şüphesiz birkaç gün önce ölen Lindsey Graham isimli kan emici vampirdi.
Yahudi hayranı Graham, Siyonist lobinin en önde gelen simasıydı.
Senatör Graham, katıldığı bir televizyon programında “israilin varoluşsal bir savaş verdiğini” iddia ederek nükleer silah kullanmanın meşru bir seçenek olduğunu söyleyecek kadar alçalmıştı.
Graham bu fikrinin savunusunu, geçmişte yaptıklarına atıfta bulunarak aslında “Merdi Kıpti şecaatini arz ederken sirkatini söyler!” sözündeki gibi vahşetin itirafını da yapıyordu.
Graham; "İkinci Dünya Savaşı'nda Amerika olarak Berlin'i ve Tokyo'yu dümdüz etmiştik, Almanları aç bırakmıştık. israilin de Gazze'yi aynı şekilde yerle bir etmesi gerektiğini" söylüyordu yüzü kızarmadan, hiç utanmadan.
Tam bir siyonist olan Lindsey Graham isimli gözü dönmüş caninin beklenmeyen ölümü akıllara birçok soru getirdi.
Acaba bu bir suikast mıydı? Sorusu en sık sorulan soru oldu.
Doğrusu suikast mıdır, sabotaj mıdır? Bilinmez lakin Putin’in değer verdiği stratejisyen Alexander Dugin, “Graham’ın israil tarafından Trump’ı korkutup İran’ı yok etmezsen sıradaki sensin!” demek için öldürüldüğünü söylüyor.
Her ne olursa olsun ölüm herkese uğrayacaktır.
Şeyh Edebali’ye atfedilen "Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri" sözünde olduğu gibi herkes geride bıraktıklarıyla anılır.
Graham ve onun temsil ettiği zihniyet insanlığa vahşet, soykırım ve katliam dışında sadece sömürü bırakmıştır.
Tarihçiler ve araştırmacılar, Amerika kıtasının keşfinden sonraki süreçte savaşlar, katliamlar ve salgın hastalıklar nedeniyle yaklaşık 55 milyon yerlinin hayatını kaybettiğini tahmin etmekte.
Sadece ABD sınırları içinde, 1492 yılında 10 milyon civarında olan yerli nüfusu 1900'lerin başında 300.000'in altına düşmüş.
Salgın Hastalıklar, Savaşlar ve Katliamlar, Tehcir ve Zorunlu Göçler, Asimilasyon Politikaları ile milyonlarca insan öldürüldü, zenginlikleri yağmalandı. Batı Medeniyeti denilen zenginlik ve refah bu hırsızlıklardan sonra oluştu...
Aynı Amerika 1945’te Japonya teslim olmak üzereyken attığı iki atom bombasıyla Hiroşima’da 140 bin, Nagazaki’de ise 80 bin insanı katletmişti.
Savaşın normal seyrinde öldürdüğü milyondan fazla insanı da savaş zayiatı olarak zaten hiç gündem etmemişti.
Amerika vahşeti burada durdu mu? Elbette hayır!
Vietnam’da (1955-1975) 20 yıl süren savaşta yaklaşık 4 milyon insanın ölümünden sorumlu tutuldu Amerika.
Ortadoğu’dan Afrika’ya onlarca ülkede yine onlarca darbeyi organize edip yüz binlerce insanın ölümüne sebep oldu.
Sadece Latin Amerika’da 150’den fazla darbenin altyapısını hazırlayıp ülkelerin iç işlerine müdahale eden, yeri geldiğinde birçoğuna askeri müdahalede bulunarak katliamlar yapan yine Amerika!
Son üç yıldır dünyanın gözleri önünde Gazze, Lübnan, Yemen, Suriye ve İran’da vicdan sahiplerini insanlığından utandıran görüntüler eşliğinde barbarlık yapan yine aynı zihniyet değil mi?
Bu manzara karşısında ancak Aliya İzzetbeoviç’in şu meşhur sözünü hatırlıyor insan;
"ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIM VE ELHAMDÜLİLLAH Kİ ÖLÜM VAR, YOKSA BU DÜNYANIN ADALETSİZLİĞİ NASIL KABUL EDİLEBİLİRDİ?"