Gazze’de insanlık krizi devam ederken, şehid olanların sayısı 72.000’i çoktan geçti. Şehid olanların içinde belki de en önde, Gazze cihadını yöneten KASSAM komutanlarıdır. Ümmetin yüz akı, günümüzde cihad etmenin sembol isimleri, cephenin en ön safında çarpışarak ümmetin gençlerine izzet ve şerefi miras bırakarak halen şehid olmaya devam etmektedirler.

Katil siyonistlerin, necis ellerini ve ayaklarını vatanlarından kesip atmak, bu gaddar düşmana karşı namuslarını ve nesillerini korumak için mücadeleye başlayan; ama yokluk, kimsesizlik ve imkânsızlık içerisinde gece gündüz cephenin en ön saflarında cihad eden Gazzeli komutanlar, birer birer şehid düşmektedirler.

Kassam Tugayları başkomutanı Muhammed Sinvar, Kassam sözcüsü Ebu Ubeyde başta olmak üzere birçok komutan, son dönemde şehid olan komutanlardandır. Davalar komutanlarla veya şahıslarla sınırlı olmadığı sürece; şehid olanların yerine hemen yenileri göreve başlarlar.

Şehid düşenler, Yüce Allah katında en büyük mükâfatı elde ederek yola koyuldular. Yeni göreve başlayanlar ise dinlerini, vatanlarını ve namuslarını necis düşmandan korumak için mücadele bayrağını izzetle devralıp cihad meydanının en ön safında çarpışmaya devam etmektedirler.

Bu şehid komutanlar, birçok şeye şahitlik ederek bu dünyadan ayrıldılar. Bu karanlık asırda, bütün küfrün bir ve beraber olmalarına, siyonizmin emrinde Gazze’ye ve bütün bir Filistin’e saldırmalarına şahitlik ettiler. Yokluk, imkânsızlık ve kimsesizlik girdabında; gaddar ve büyük imkânlara sahip düşmana karşı mücadele etme onur ve izzetini bütün ümmete göstererek bu fani dünyadan ayrıldılar.

Bu şehid komutanlar, bir avuç mücahid ile bütün küfür cephesinin ortak gücü gibi bir imkâna sahip hale getirilen siyonist katillere karşı savaşırken; 1,5 milyar Müslümanın kendilerine yardım etmesi bir tarafa, kör, sağır ve dilsiz olmalarına şahitlik ederek, gözleri arkada kalarak gittiler.

Bu şehid komutanlar, kendilerine uygulanan ambargolarla hem de Müslümanların eliyle; insanların açlıktan, ilaçsızlıktan toplu şekilde ölümlerine şahitlik ettiler. Hele Gazzeli çocukların günlerce, hiçbir şey yemeden aç halde ölümle pençeleşirken, üzerlerine siyonist katiller tarafından tonlarca bombalar atılarak ölümlerine şahitlik ederek kahır ve büyük üzüntüler içerisinde hayata gözlerini yumdular.

Bu şehid komutanlar; Gazze, siyonist katillerin bombalarıyla tamamen yok edilirken, sözüm ona bazı İslam ülkeleri, bu katiller şebekesiyle diplomatik, ekonomik ve her türlü ilişkilerini artırarak devam ettirmelerine şahitlik ettiler. Bu şehitler, sözüm ona Müslümanların; siyonistlerin güvenliği ve çıkarı için hem dünyalarını, hem de ahiretlerini mahvetmelerini dehşetle izleyerek bu dünyayı terk ettiler.

Bu şehit komutanlar, Gazze’deki soykırım karşısında sessiz kalan ve hatta siyonistlere açık veya el altında yardım eden İslam devletleri liderlerine ve halklarına: “Siz öbür tarafta hasımlarımızsınız” diyerek hem bu dünyada hem de öbür dünyada bizlerden davacı olacaklarını ilan ederek öbür dünyaya göç ettiler.

Gelinen son süreçte, batı küfür cephesi siyonistlere her türlü yardımı sürdürmeye devam etmekte, bütün katliamlarına arka çıkmakta ve bundan sonra işleyeceği bütün vahşetlere peşinen desteğini sağlayacağını taahhüt etmektedir. Sözüm ona İslam ülkeleri liderleri ve halkları da Gazze’ye sırtını dönmeye, işlenen katliam ve soykırımları sadece kınamaya ve el altında siyonistlere ve batıya teslimiyetlerini dile getirmeye devam etmektedirler.

HAMAS komutanları ve mücahitleri de geride cihad etme bilincini, küfre ve zulme karşı dik durma izzet ve şerefini bırakarak şehid olmaya devam etmektedirler.