Berat kelimesi, Arapça berâe/berâet kökünden gelir ve “yükten kurtulmak, sorumluluktan beri olmak, arınmak” manasını taşır. Şâban ayının on beşinci gecesi ise mü’minler için manevî bir muhasebe ve ümit gecesidir. Bu geceye “Berat Gecesi” denilmesi, Allah Teâlâ’nın rahmet ve mağfiretiyle kullarını günah yükünden arındıracağına dair ümidin güçlü olmasındandır. Nitekim bu gece İslâm kaynaklarında “rahmet gecesi”, “mübarek gece” ve “sak gecesi” gibi isimlerle de anılmıştır.

Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem), Şâban ayına ve özellikle bu gecesine ayrı bir ehemmiyet verdiği rivayetlerde açıkça görülür. Allah Teâlâ’nın bu gecede dünya semasına tecelli ederek kullarına af kapılarını açtığını bildiren hadisler, mü’min gönülleri ümit ve teslimiyetle doldurmuştur. Bu sebeple âlimler, Berat Gecesi’nin namaz, Kur’an tilâveti, istiğfar ve dua ile ihya edilmesini güzel görmüş; ancak bu geceye mahsus, dinin ruhuna aykırı uygulamaların bid‘at sayılacağını da özellikle vurgulamışlardır.

Berat Gecesi, sadece ferdî ibadetlerle sınırlı bir gece değildir. Aynı zamanda kalpleri temizleme, kırgınlıkları giderme ve ümmet bilincini tazeleme fırsatıdır. Zira bu gecede affa mazhar olamayacağı bildirilen kimseler arasında, kalbinde mü’minlere karşı kin ve düşmanlık taşıyanlar da zikredilmiştir. Şirk, kibir, ana-babaya isyan, akrabalık bağlarını koparma ve fitne gibi manevî hastalıklar, beraat ruhunu zedeleyen en büyük engellerdir.

Bu hakikati, Enes bin Mâlik’ten (radıyallâhu anh) rivayet edilen ve “cennetlik adam” olarak müjdelenen sahâbînin hâli ne güzel izah eder. O zat, çokça nafile ibadetle temayüz etmiş biri değildi. Onu cennetlik kılan, kalbinde hiçbir mü’mine karşı kin taşımaması ve Allah’ın verdiği nimetler sebebiyle kimseye haset etmemesiydi. Demek ki Berat, sadece secdede değil; gönülde kazanılan bir arınmadır.

Bugün Gazze’de, Suriye’de ve dünyanın pek çok mazlum beldesinde zulüm ve sıkıntı altında inleyen kardeşlerimizi hatırlamak, Berat Gecesi’nin ruhuna dâhildir. Dua ile yetinmeyip imkân nispetinde fiilî iyilikte bulunmak, tarafımızı adalet ve merhametten yana koymak bu gecenin bizden istediği bir sorumluluktur. Sosyal medyada duyarlılık gösterirken de ümmetin vahdetine zarar verecek üslup ve taşkınlıklardan kaçınmak gerekir.

Berat Gecesi, geçmişi affa havale edip geleceği istikametle inşa etme çağrısıdır. Gönüller temizlenmedikçe berat gerçekleşmez.

Ya Rabbi! Kalplerimizi kin ve hasetten arındır, bizleri affına ve rızana mazhar olan kullarından eyle. Âmin.