Bugün Ramazan ayının son günü, yani arife günü... Yarın büyük bayramlarımızdan biri olan Ramazan Bayramı’nı karşılayacağız inşaAllah.
Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem azabından kurtuluş olan oruç ayının bereketinden müstefid olanların sürur günü yarın.
Belki her bayram arifesinde sarf ettiğimiz sözlerin aynısını bu bayram öncesi de zikretmek durumundayız; “Buruk da olsa bu bayram bizim bayramımız, kutlayacağız!”
Müslümanların iki büyük bayramından biri olan Ramazan Bayramı’nı yine ibadet bilinciyle, karşılıklı kardeşlik şuuruyla karşılamak durumundayız.
Her bayramda olduğu gibi yine tam bir sosyal aktivasyon ve davet şuuru içerisinde bayramı karşılamak suretiyle bizi biz yapan değerlerin ihyasına yönelik gayret ve çabamızı ortaya koyacağız.
Her defasında bayramlarımızı zehir etmeye çalışan siyonist-haçlı ittifakı ve onların maşalarının işledikleri cürmün hesabını sormayı unutmadan, kendi aramızdaki sevmeyi, sevilmeyi, empatiyi, ikramı, tebessümü artırmanın yollarını aramış, bir ve beraber olmayı gaye edinmişizdir.
Kendi aramızdaki kin ve adaveti ortadan kaldırmanın bir vesilesi olması açısından bayram çok önemli bir fırsat günümüz olmalıdır.
Siyonist-Haçlı cephesinin Ramazan’ın başından bu yana Gazze’den sonra İran ve Lübnan’a yönelik gerçekleştirdiği alçakça ve zalimce saldırılar, İslam ümmetini kenetlenmeye, bir ve beraber olmaya sevk etmelidir.
Mezhep ve meşrep taassubunun, parçalayan, bölen, zayıflatan ve nihayetinde öldüren müzmin bir hastalık olduğu unutulmamalıdır.
Bugün İslam ümmetinin asıl çıkmazı aslında kendi arasındaki keşmekeşlik ve iftiraktır. Her biri diğerine karşı kafir zalimlerle iş birliği edecek kadar yoldan çıkmış ve aslında kendine yönelik tehlikenin kapılarını açmıştır.
Mülhid düşman sırasıyla hedef seçtiği Müslümanı vururken, zalimden yana duran diğer Müslümanın/Müslümanların yarın sıranın kendisinde/kendilerinde olacağını derk edememesi/edememeleri nasıl bir basiret yoksunluğudur, gerçekten üzerinde tezler yazılmalıdır.
Müslüman ülkelerin veya bireylerin bugün Epstein Adası kalıntıları ahlaksız ve vampirlere gösterdiği zarafet ve alicenaplığı kendi Müslüman kardeşlerinden esirgemelerinin izahı ve savunması olamaz.
Netanyahu ve sapık Trump’ın saldırılarıyla şehit olan 170 kız çocuğuna üzülmeyenin (üzülüyor gibi yapanlar da dahil) kendi dinini sorgulaması gerek. Üzerinde olduğu din hangisi diye.
Sapık saldırgan bir tayfanın İslam beldesini baştan başa işgal etmeye çalışırken şehit ettikleri Ali Hamaney ve Ali Laricani gibi şahsiyetlerin/Müslümanların ölümüne sevinenlerin nasıl bir akıl ve vicdan taşıdıklarını gözden geçirmeleri lazım.
Bu hâl ve şerait sürdükçe başta söylediğim gibi bayramlarımız hep buruk geçecek. Ne kadar doğru bilmiyorum ama bir İslam ülkesi idarecisinin ABD’ye İran’ı daha sert vurması tavsiyesinde bulunduğuna dair haberleri gördük sosyal medyada.
Böyle bir hengamede topraklarımızın işgal ve katliamlardan kurtulmasının imkânı olur mu?
Daha güzel bayramlara vasıl olmak dileğiyle hepimizin Ramazan Bayramı mübarek olsun.