Bu kabalık ve hoyratlık fazla oluyor artık. İslami adap ve edebe karşı saldırganlık, yeni bir kalkışmanın habercisi mi?

Neredeyse tamamı Müslüman olan bir memlekette, dışarıdan fonlu veya cehalette level atlayan kimi güruhların İslami hassasiyetlere yönelik saldırganlıkları dikkatlerden kaçmıyor.

Tesettüre giren genç kızlara yönelik bir kanalizasyon sunucusunun agresif tavırları; üstelik kendi uygunsuz giyiminden utanmadan, tesettürlü gençlerin görüntülerini buğulamaları, ne kadar normalin dışına savrulduklarının ve nasıl da çürüdüklerinin açık göstergesi olsa gerek.

Zonguldak’ta gerçekleştirilen hafızlık merasimine karşı bir güruhun yürüyüşü de laiklik maskeli İslam düşmanlarının kin ve nefretlerinin bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.

Markete ihtiyaçlarını almak için giden tesettürlü kadınlara yönelik bir cahil ve ahlaksızın sözlü tahkiri ise işin geldiği noktayı göstermesi açısından önemlidir.

Toplu taşıma araçlarında okey masası kuran tas kafalı hoyratların gürültü ve taşkınlıkları ise “gençlerin eğlencesi” olarak geçiştirilmeye çalışılıyor.

Ülkede çıplaklık almış başını gidiyor. Af buyurun, iç çamaşırlarla sınavlara giren edepsiz ve adapsızlarla ilgili hiç kimsenin gıkı çıkmıyor. Kişisel özgürlük ve insan hakkıymış.

Evlilik yaşının 30’a dayandığı, doğurganlık hızının dip yaptığı ve artık bir güvenlik meselesi olarak konunun değerlendirildiği bir ortamda, bu denli üryanlık ve ahlaksızlık öyle kendiliğinden oluşan bir durum olmasa gerek.

Bu ülkede yakın tarihte Müslüman millet 28 Şubatları gördü. Bunun sonuçlarıyla yüzleşilmediyse tekrarı mümkündür. Bugünlerde gördüklerimiz, o meşum dönemin tekrar ayak sesleri gibi.

Öyle artık “Güç bizde” diye kimse kahramanlık naraları atmasın. Daha birkaç gün önce ahlaksızlıkla ünlenmiş ABD’li bir popçunun konserine 120 bin kişi iştirak etti ve bunlar 5 bin ile 30 bin TL arası bilet parası ödedi.

Mahalle baskısının olduğu gayet açık. Müslüman ahali, kendi vatanında endişe duymaya başladı. Müslüman bireyler her köşe başında, mahalle sokaklarında veya toplu taşıma araçlarında; giydiği elbisenin, bıraktığı sakalın, taktığı sarığın hesabını mı verecek? İslam’a tahammülsüzlük nereye kadar?!

Ben şahsen durumu ciddi görüyorum. Bu fitneyi tetikleyenlerin tespit edilerek önlemlerin alınması için adım atılabilir.

Müslüman mahallede yapmadıkları çirkefliğin haddi hesabı yok; Müslüman ahaliye hesap soruyor olmaları, tehlikenin vardığı boyutu gözler önüne sermektedir.

Tesettürlülerin imha edilmesinden söz eden densizler bile oldu. Onun için öncelikle bu densizlerin haddini bilmesi lazım, diyorum. Özgürlükse, öncelikle Müslümana saygılı olmayı bileceksin, yoksa kendin çekip gitmek istediğin yere defolup gideceksin! Bu kadar açık. Çünkü bu memleket İslam diyarı, bunu kabullenmek zorundasın!