İnsanoğlunun üç ana temel davranış biçimi vardır. Bunlar; israf, cimrilik ve iktisattır. İktisadın içerisinde cömertlik de vardır. İsraf haramdır, cimrilik kötüdür. Davranışın erdemli olanı ise iktisat ve cömertliktir.

Dünyanın bir tarafında açlıktan ölenler varsa, diğer tarafında fazladan yiyen veya çarçur eden birileri vardır demektir. Bu açıdan bakıldığında, aslında israf ve aşırı tüketim aynı zamanda bir hak gaspıdır.

Öyle çarçur edenlerin, aslında tam da kendi keselerinden harcadıkları söylenemez. Dünyadaki kaynaklar sınırsız değildir; ancak insana yetmeyecek kadar da az değildir. Yüce Allah, bu şekilde yarattığı insanın hizmetine kâinatı musahhar ederken, “Yiyiniz, içiniz; ama israf etmeyiniz.” düsturuyla da onun için bir ölçü ortaya koymuştur.

Tüketim çılgınlığı ve tatminsizlik, azla kanaat etmeyi neredeyse tümden ortadan kaldırmıştır.

İhtiyaca göre değil; benimsenmek, onaylanmak ve övülmek için yapılan harcamaların kişiye ve dolayısıyla topluma maliyeti çok ama çok yüksek oluyor.

Aslında buradaki ölçü, “Bana gerçekten lazım mı?”, “Buna gerçekten ihtiyacım var mı?” şeklinde olmalıdır. Lazım olmayan bir ürünü “kampanyalı” diye almak yüktür, israftır. İhtiyacın kadar alacaksın ve gerektiği kadar harcayacaksın.

Yeni modele sahip olmanın aslî bir ihtiyaçmış gibi algılanması, tüketim çılgınlığını üretti. Bu çılgınlık da adeta insanı çalışmak için köle konumuna soktu. Çalış ki alasın; çünkü alarak mutlu olabileceğin vehmi kıtalar dolaşıyor. Sahip oldukça mutlu olacaksın vaadi durmadan işleniyor. Oysaki asıl mutluluk, sahip olduklarına karşı müteşekkir olmak ve onlarla kanaat etmekle hasıl oluyor.

İsrafta yük vardır, ihlal vardır, ihtilal vardır. İhtiyaç duyulmadan alınan her bir ürün için fazladan çalışıp kaynak ayırmak gerekmektedir. Bu da ömür boyu borçlanmayı, taksit ödemeyi ve dolayısıyla durmadan çalışmayı gerektiriyor. Günlük hayatımızda israfın bu düzeyde yaygın olmasının sebebi, isteklerin ihtiyaç maskesine bürünmesidir. Her istek depreşmesi, bir ihtiyacı giderme refleksi olmayabilir.

Lazım olmayanı almayacaksın, ihtiyaç duyulan kadar kullanacaksın, ihtiyaç duyana gözünü kapamayacak ve yardımcı olacaksın. İsraf değil iktisat, cimrilik değil cömertlik herkes için ilaç olacaktır.

Rabbimiz ne güzel buyurdu: “(O kullar ki), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.” Başka bir Ayet-i Kerime’de de şöyle buyurulmaktadır: “Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma! Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.”

Böylece Yüce Allah biz kullarına ölçüyü vermiştir. İşte asıl mutluluk, o ölçüyle hareket edenlerindir.