Bir tarafta israil, diğer tarafta haydut ABD’nin saldırıları her geçen gün artıyor. Gazze kan ağlıyor. Her gün en az bir aile yok ediliyor. Buna dur denmeyecek mi?!
Gazze ateşkes anlaşmasına dâhil olan ülkeler acil toplanmalı. Bu haydut, saldırgan, zalime birlikte ses yükseltmeli.
Malum olduğu üzere Ekim 2025’te bir ateşkes anlaşması imzalanmıştı. Ocak 2026 ayı sonlarında Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanlarının ortak açıklaması olmuştu.
Ülkeler, kalıcı bir ateşkesin pekiştirilmesini, Gazze’nin yeniden imarının desteklenmesini ve uluslararası hukuk çerçevesinde Filistin halkının kendi kaderini tayin ile devlet kurma hakkına dayanan adil ve kalıcı bir barışın ilerletilmesini hedeflemekteydi. Böylece bölgedeki tüm ülkeler ve halklar için güya güvenlik ve istikrarın yolunu açmayı amaçlamaktaydılar.
Siyonist israil çeteleri, dokuz ay önce varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze’ye saldırmaya devam ediyor. Ateşkesin imzalandığı Ekim 2025’ten bu yana Gazze’de bin 100’den fazla kişi israil saldırılarında can verdi. Daha önceki gün yine yapılan saldırılarda 5 mazlum şehit edildi.
Saldırganlıkta sınır tanımayan bu vampirler, önceki gün evleri yıkılan Gazzelilerin çadırlarını bombaladılar. Bu nasıl bir ateşkes, bu nasıl bir anlaşma?!
Eğer amaç, HAMAS’ın elindeki esirlerin alınması ve HAMAS’ın silahsızlandırılmasıysa, o zaman araya giren Müslüman ülkelerin liderleri bunu İslam ümmetine nasıl izah edebilecekler? Dahası, yarın mahşer gününde bunun hesabını Allah’a nasıl verecekler?
Öyle ya, ateşkes anlaşmasıyla ateş durmadıysa bu neyin anlaşmasıydı?! Özellikle aracı ülkelerin bir araya gelerek ortak bir açıklama ve uyarı mesajı yapmalarından daha doğal ne olabilir?!
israilin bir an önce saldırılarını durdurması çağrısı yapılmalı; uyulmadığı takdirde, ABD’ye rağmen sürecin bu şekilde kabul edilemeyeceği hususunu ortaya koymaları gerekmektedir.
Bu kadar ateşkes ve barış tantanasından sonra şu an gelinen noktada hem İran’a hem de Gazze’ye yönelik saldırılar, ilk günkü gibi olmasa da devam ediyor ve mazlumlar zalimlerin bombalarıyla can veriyor.
Ateşkes yalanı, bir aldatmacadan ibaret olup sahada olup bitenleri perdelemekten öte bir durumu ifade etmiyorsa, burada yeni stratejiler ortaya koymak gerektiğini salık veriyor.
Ateşkes kurgulamalarıyla millet meydanlardan da çekildi. Katliamların artık herhangi bir tepkiyle karşılaşmaması da ayrıca acı vericidir.
Sözün özü; bu alçakların Gazze’ye ve İran’a saldırıları devam ediyorken herhangi bir anlaşmanın varlığına inanmak saflık olur. Özellikle Gazze ile ilgili önce aracı ülkelerin, ondan sonra da vicdan sahibi herkesin sesini yükseltmesi lazım. Akıl da vicdan da bunu gerektiriyor.