Toplumsal birçok sorunumuzun ana kaynağına inip çözüm üretmek gerekir. İşin kökünden çözülmesi gerekir ki netice alınsın.
Millet olarak gittikçe yaşlanıyoruz. Nüfus alarm veriyor. Doğum oranları gittikçe düşüyor. Nüfusun yenilenmesi konusunda sorun var. Evlilik yaşı, her iki cinsiyette de yükselmiş durumda.
Evlenenlerin sayısı düşüyor, boşananların sayısı ise her geçen gün artıyor. Düşünün; evlenen az, boşanan çok olunca, tehlikenin büyüğü bu diye hâl çaresine bakmak gerekmez mi?
Evlenen çiftlerin sayısı 2024 yılında 569 bin 983 iken, 2025 yılında 552 bin 237 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı, 2025 yılında binde 6,43 olarak gerçekleşti.
Boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 188 bin 963 iken, 2025 yılında 193 bin 793 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı, 2025 yılında binde 2,26 olarak gerçekleşti.
Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının yükseldiği görülüyor. Ortalama ilk evlenme yaşı, 2025 yılında erkeklerde 28,5 iken kadınlarda 26,0 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 yaş olarak gerçekleşti.
2026 Temmuz ayı itibarıyla ortalama evlenme yaşının daha da yükseldiğini tahmin etmek zor değil. Karşılaştığımız birçok gencin, 30-35 yaşlarına geldiği hâlde hâlâ evlenmediğini görmek, gerçekten büyük bir sorun olarak orta yerde duruyor.
Gençler ne zamana kadar topluma ve ailelerine yük olmaya devam edecekler? Evlenip yük almak, yardımcı olmak, neslin devamı noktasında üzerine düşeni yerine getirmek dururken, gecekondu tipi bir hayatı tercih etmelerinin hiçbir anlamı ve önemi yoktur.
Dinin yarısını tamamlamak için dahi olsa, bu gençlerin evliliği düşünmeleri ve bir an önce adım atmaları gerekmektedir.
Tabii bunu söylerken, gençlerin evlendirilmesinde önemli rolü olan ailelerin de işi kolaylaştırmak için üzerlerine düşeni yapmaları gerekmektedir. Evliliğin en hayırlısı, en kolay olanıdır. Evliliği kolaylaştırarak gençlerin kötü yollara düşmelerine, harama meyletmelerine engel olunuz.
Devlet ve sivil toplum kuruluşları da bu konuda seferberlik başlatmalıdır. Evlilik kampanyalarıyla gençlerin çeyiz ve ev eşyalarını alma konusunda gereken kolaylıkların sağlanması çok önemlidir.
Bankalar, yeni evlenen gençlere çok uygun fiyat ve taksitlerle konut avantajı sağlayabilir. Gençler, ekonomik endişelerle evlilikten kaçmasın, kaçınmasın.
Gençler evlensin, toplum “düğün” etsin. Yaşlıların gözü arkada kalmasın. Sağlıklı bir neslin devamı için harama giden yollara tevessül eden olmasın.
Tabii ki yine son çağrımız gençleredir: Gençler, evleniniz; çünkü gelecek sizi bekliyor. Onu şekillendiren siz ve sizin nesliniz olacak!