Sağlıklı iletişim kurmada bireylerin yüz ifadeleri önemlidir. Doğrusu insan vücudunun en dikkat çeken yeri siması, simada da en çok dikkati çeken azası ise gözlerdir. Dostlar, insanoğlunun her zaman için yüz ifadelerini anlamak ve yorumlamak mümkün olmuyor, çünkü yüz ifadeleri karmaşık bir iletişim sistemini oluşturur. Doğuştan güleç yüzlü olan insanlara rastlandığı gibi yüzü sirke satan insanlar da yok değildir. Çoğu kez ruh hali yüzlerine yansıyan tipler de vardır. Mesela Hz. Peygamber’in (s. a. v) simasından emin bir kişilik ve şahsiyet olduğu ve asla yalan söylemediği dost ve düşmanlarınca bilinirdi. Hakeza, yüzü abdest suyu görmüş ve secdeye varan başlar da bellidir. "Yüzlerinde secde izi var" ifadesi, Kur'an-ı Kerim'in Fetih Suresinin 29. Ayetinde yer almaktadır. Bu ayette müminlerin genel özellikleri, duruşları ve yüzlerindeki manevi alametler anlatılır. Yüz ifadelerinin değişkenlik gösterebilmesi, onun karmaşık ve zor bir iletişim sistemi olmasının ilk nedenidir. Yüz ifadelerini anlama zorluğunun bir nedeni de yüz ifadelerinin hızla değişmesidir.
Muhatabımızla sağlıklı iletişim kurmanın diğer bir yolu gözlerdir. Gözler kalbin aynasıdır. İnsan güzel bakınca güzel düşünür, güzel düşününce de hayatından lezzet alır. Gözün kendisi başlı başına bir mesaj kaynağıdır. Bir kimse gözünüze bakıyorsa, bilin ki o, sizin söylediklerinizi önemsiyor, size ilgi duyuyor demektir. Öte yandan bir kimse, gözünü gözünüzden kaçırmakla, sizden bir şey saklamak durumunda olduğunu ifade edebilir. Gözlerin dili, birbirlerine duyduğu ilgiyi açıkça söylemeyenler arasında en sık kullanılan dildir. Göz bebeğinin büyüklüğü, bakan kişinin baktığı şeye ilgi duyup duymadığını belirtir.
Jestler: El ve Kol Hareketleri: Ömür boyu aynı yastığa baş koyan eşlerin birbirlerini iyi tanımaması, birbirlerinin bakış ve yüz ifadelerini iyi okumamaları anlaşılır gibi değildir. Eşlerin sağlıklı ve mutlu bir aile hayatı sürdürmesinin bir diğer yolu da birbirlerine karşı sergiledikleri jestlerde saklıdır. Jestler çok şey anlatır, el ve kol hareketleri duyguların en güzel belirtileridir. İletişim kazalarının bir kısmı da uygun olmayan jestlerden kaynaklanmaktadır. Bu dar-ı imtihan yurdu dünyada herkes imtihandadır, kimimiz az, kimiz çok bir şeylerle sınanıp deneniyoruz. Bu dünyada başı dertten hali insan yoktur. İnsanoğlu her ne kadar kendini zorlayarak davranışlarını kontrol etmeye çalışsa da ruh halini; kızgınlık, gerginlik ve rahatsızlık belirten birtakım davranışlarından anlamamız mümkündür.
Örneğin kızgın kişi kendisini ne kadar kontrol ederse etsin, yumrukları bir dereceye kadar sıkılıdır, kolları önündedir ve kasları gergindir. Aynı şekilde bize yaklaşmak isteyen fakat şu veya bu nedenle bunu belirtmekten çekinen kişi, bize ulaşmak, bize dokunmak istercesine birtakım belirli belirsiz davranışlar yapar. Sağlıklı bir iletişim kurmak için ağzın değil, bedenin söylediklerini anlamaya çalışmak daha doğru olur.
İnsan duyguları olan bir varlıktır. Sadece onun biyolojik ihtiyaçlarına yoğunlaşmamak gerekir, psikolojik ihtiyaçlarını da gözetmek gerekir. Kimi zaman bir dokunuş ve silkiniş insan hayatında çok şey değiştirir. Psikolojik ihtiyaç yeme ve içmeden çok daha önemlidir. Dünyada oburluktan Obez Hastalığına yakalanmış olan insan sayısı az mıdır? Hem insanlar sadece açlıktan değil, sevgisizlikten de ölebiliyorlar. Stres ve sıkıntıdan kurtulmanın bir başka yolu da eşlerin sevgi ve saygı sınırlarını gözetmek kaydıyla muhabbet ve merhameti öncelemeleridir. Bu tabii ve fıtri bir ihtiyaçtır.
Eşinize veya çocuğunuza dokunmakla, onlara en kısa yoldan "Sizler benim için önemlisiniz, sizleri yalnız bırakmayacağım," mesajını vermektir. Bir babanın çocuğunun başını şefkatle okşaması, kızgın bir sözden sonra eşinin gönlünü alması, saatlerce yapılan nasihat ve açıklamalardan çok daha etkilidir. Dokunma duyumuzu iyi ve helal yoldan kullanırsak gereksiz harlanan öfke ateşini söndürmüş olur ve eşlerimizle çatışmamış oluruz.