Hangi halde?

Tam da şu halde.

Yani Amerika ile israilin Kürtleri tekrar lejyoner yapmaya çalıştığı,

Şu halde;

Türkiye, Irak, Suriye ve İran’ın, her seferinde emperyalistçe tezgahlanan bu oyunu bozmaları gerekmiyor mu?

Emperyal zihniyetin, mükerrer olarak Kürtleri oyuna getirilebilecek kıvamda görüp, onları ön cepheye; “Kürt Memet nöbete” tarzı ile gönderdiklerini görmüyorlar mı?

Her zaman ve platformda kendi ülkelerinin bir parçası ve kardeşleri olarak değerlendirdikleri, şu kadar yıldır birlikte yaşadıklarını söyledikleri bu halk, hangi haksızlıklara uğruyor da umudunu emperyalizme bağlıyor sorusunun cevabını bulup, gereğini yapmaları gerekmiyor mu?

Mesela;

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları diyor ki; “Şeyh Said, Musul ve Kerkük’ü kaybettirmek için İngilizler adına ayaklandı.” Sakat bir tez olmakla birlikte, bir an durup; Şeyh Said’in İngilizlerde görüp de bizde görmediği şey neydi diye sormaları gerekmez mi?

Iraklılar diyor ki; “İran ile yaptığımız savaşta Kürtler, karşı taraftan yana tavır koydular.” Peki, Irak’taki Kürtler hangi haklarından yoksundu da hak arama adına buna tevessül ettiler?

Suriye’deki kargaşanın ardından, Kürtlerin bir bölümünü teşkil eden PKK’nın Suriye versiyonu, Amerika-israil hattında yer aldı. Tamam yanlış bir seçimdi. Ama ne gibi bir travma yaşamışlardı ki kendileri gibi mazlum bir halk olan Filistin’in katillerinden yana tavır alıyorlardı?

Şimdi İran’ı da aynı silah ile vurmak istiyorlar. Niyet belli ve belirli mahfillerde dile getiriliyor. Trump; “Bu harika olur ve desteklerim” diyor. Gerçi sonradan Suriye’deki yaşananları ona hatırlatmış olmalılar ki; “Aslında Kürtler savaşa girmek istiyor ama ben onları durduruyorum. Çünkü Kürtlerin ölmelerini istemiyorum.” dedi.

Ama herkes biliyor ki ABD ile israilli askerlerin canı çok tatlı. İran’da vurulan okuldaki 165 kız çocuğu dahil olmak üzere, bugüne kadar enkaz altında kalıp şehit olan binlerce sivilin, resmi olarak öldüğü ilan edilen 7 ABD’li ve 18 israilli kadar değeri yok, kendi nazarlarında. Demem o ki bir ABD’li askerin potinine veya bir israillinin tırnağına bütün Kürtleri kurban edecek kadar patolojik zihniyetleri var.

Sonuçta bu savaşın hava saldırıları ile kazanılmayacağını biliyorlar. Bir de karadan girmeleri gerekecek. Fakat kara gücü olarak kendi askerlerini kullansalar, bayraklara sarılı tabutlarla karşılaşma olasılığı dahi onları dehşete düşürüyor. Onun için ön cepheye sürecek mayın eşekleri arıyorlar.

Her ne hikmetse akıllarına ilk gelen Irak ve İranlı Kürt gruplar oluyor. Hadi onlar emperyalist, kan içici vampirler. Tamam bunu anladık da şunu fehmediyor muyuz acaba? Ne oluyor da böyle bir durumda hemencecik Kürtler akla geliyor?

Şu halde:

Saydığımız dört ülkenin; “Biz bugüne kadar Kürtlere ne yaptık ki emperyalizmden medet umup duruyorlar?” sorusunu sormaları gerekmez mi?

Soruya cevap yine bir soru sorarak verilebilir.

Kürtler bizim gibi Müslüman. Bizimle aynı kitaba ve peygambere inanıyorlar. Aynı kıbleye yöneliyorlar. Buna rağmen, Hristiyan olan ABD ve Yahudi olan israilden taraf olabilecek kadar muvazeneyi kaçırtacak ne yaşattık onlara?

Sorduğumuz sorulara cevap vermek, meselenin çözümünü beraberinde getirecektir.