İran İslam Cumhuriyetinin, kendisinden çok daha güçlü ve çok daha etkili silahlara sahip Amerika karşısındaki yüz günlük savaşı, direnişi ve masadaki dik, cesur duruşu İslam ümmetinin, Müslümanların dünyadaki algısını büyük ölçüde değiştirdi. Dünya halkları İran İslam Cumhuriyetine bu cesaret ve direniş gücünü veren dini, manevi değerleri, yani yüce İslam dinini merak ediyor.

Aslında süreç Aksa Tufanı’yla başlamıştı. Aksa Tufanı ile birlikte dünyanın Müslümanlara bakışı olumlu yönde değişmeye başlamış, çok sayıda insan bu vesileyle İslam ile tanışma, Müslüman olma şerefine nail olmuştu. İran İslam Cumhuriyetinin direnişi ile İslam’a ve Müslümanlara ilgi zirve yaptı.

Bu son üç dört yıl gerçekten hem Müslümanlar hem de dünya halkları için bir milat oldu. Müslümanlar gerçek kimlikleri ve tüm görkemleriyle dünya gündeminin ana ilgi kaynağı artık. Bir zamanlar olduğu gibi mazlum, sömürülen halklar için bir umut ve moral kaynağı…

Daha önce Müslümanlar için gerçekten kötü, karanlık bir ortam vardı. İslami uyanışın ayak seslerini erken duyan, hisseden emperyalist, sömürgeci güçler, Batılı devletler, Amerika, NATO, Avrupa Birliği ve Siyonist rejim el ele vererek, tüm imkânlarını ortak kullanıma açıp hep birlikte bu uyanışı boğmak, yeni yeni parlayan nuru söndürmek için büyük çaba harcadılar. Çok sayıda projeyi hayata geçirdiler. Kontrol ettikleri, satın aldıkları ya da içlerine sızmayı başardıkları bazı kesim ve grupların üzerinden ılımlı İslam, radikal İslam projelerini hayata geçirdiler. Çok korkunç algılarla İslam’ı ve Müslümanları şeytanlaştırmaya çalıştılar.

Batılı şeytani güçler İslam ve Müslümanlarla ilgili algı kampanyasında büyük başarılar elde ettiler. Başta Batılı halklar olmak üzere dünya halklarının gözünde İslam’ı şiddet ve terörizmle eşdeğer gösterdiler. Müslümanlar denilince şiddet yanlısı, bağnaz, cahil, sivil yerleri bombalamaktan çekinmeyen, medeniyet düşmanı varlıklar akla geliyordu. İslam düşmanlığı özellikle Avrupa halkları arasında tavan yapmıştı. Öyle ki Müslümanlar bile cihad kavramını kullanmaktan çekinir hale gelmişlerdi.

Batılı şeytani güçlerin bu algısı bir zamanlar İslamcı olan birçok aydın ve yazarın aşağılık kompleksine kapılmasına, özellikle İslamcılık ile aralarına mesafe koymasına yol açmıştı. Bu yazarçizer takımı siyasal İslam’ın miadını doldurduğunu, İslam’ın ideolojisinin olmadığını, bu asırda İslam adına siyasi taleplerde bulunmanın yanlış olduğunu söylüyor, cihad söylemlerinin kör şiddete davetiye çıkardığını iddia ediyorlardı.

Böyle bir ortamda şanlı Filistin Cihadı Aksa Tufanı’nı başlattı. HAMAS, İslami Cihat, HİZBULLAH ve Ensarullah ama özellikle Gazze’nin aslanları öyle bir cihat ve direniş ahlakıyla destanlar yazdılar ki bütün dünya, dünya mazlumları ve hatta Batılı halklar bu erdemliler topluluğuna hayran kaldılar. İslam’ın cihad, şehadet, direniş kültürü tüm çıplaklığıyla aşikâr oldu.

İran İslam Cumhuriyetinin halkı ve silahlı güçleri ile gösterdikleri direniş ise tüm dünyayı adeta şok etti. En güçlü devletlerin bile hakkında en ufak bir eleştiride bulunmaya cesaret edemediği Amerika’yı kahramanca vurması, hiçbir tehlikeye aldırmadan Siyonist rejim ve Amerika ile savaşa tutuşması ve sonrasında savrulan tehdit ve hakaretlere aynı cesaretle karşılık vermesi ve asla geri adım atmaması dünyada büyük bir şaşkınlık, ilgi ve hayranlık uyandırdı.

Evet, dünya halkları İran İslam Cumhuriyetine, Gazze ve Filistin’e, Lübnan ve Yemen’deki direniş gruplarına bu erdemi, savaş ahlakını, cesaret ve korkusuzluğu, sabır ve direniş gücünü veren değerleri, öğretileri merak ediyor. Bu insanları bu hale getiren dine ilgi ve hayranlık duyuyor.

Artık dünyadaki İslam algısı, Müslüman algısı, cihad algısı çok farklı… Batılı şeytani güçlerin bir asır boyunca büyük emek ve projelerle oluşturdukları İslam algısı, Müslüman algısı çöküyor. İslam mazlum halklar için yeni ve biricik bir umut olmaya başlıyor.

İslam’ın güneşi parlamaya başladı, daha da parlayacak, tüm dünyayı ışık ve aydınlığa boğacak, üşüyenleri ısıtacak. Zaman korku, umutsuzluk, tembellik zamanı değil. Her geçen gün daha da olumlu gelişmelere şahit olacak bu ümmet…