Değer kavramı nedir? Bir toplumda benimsenmiş ve yaşatılmakta olan her türlü düşünüş, davranış, kural ve kıymetler bütünüdür. Değerlerin toplamı, bir toplumun kültürünü oluşturmaktadır. Değer kavramı insana özgü bir kavramdır. Söz ve davranışların doğru-yanlış, güzel-çirkin, iyi-kötü şeklinde tanımlanmasını sağlayan temel etken değer anlayışının bir tezahürüdür. Öyle ise güzel-çirkin denildiğinde sanatsal değer ölçüleri, iyi-kötü dediğimizde ahlaki değer ölçüleri, helal-haram denildiğinde de dini değer ölçüleri ön plana çıkar.
Değerler kavramı bir toplumun kimliğini yansıtır, hem toplumu meydana getiren bireylerin kim/nasıl olduklarını, yani bireyin bir nevi aidiyet duygusu ve kişiliğini ortaya koyan parametrelerdir. Toplumun sosyal alışkanlıklarının tüm göstergeleri bu kimlikte yer alır. Anadolu’da yaşayan halkların kendilerini zoraki bir etnisite (bir ırka dayandırmak) üzerinden tanımlamaktan ziyade, inancıyla tanımlaması değerlerimizle daha bir örtüşmektedir. Hem ihtida edip Müslüman olmuş halkların tamamının üst kimliği İslam'dır. Ayrı renk ve dilleri de olsa, farklı davranış ve yaşayış biçimleri ortaya koysalar da nihayetinde üyesi oldukları kültürün mayasını taşımaktadırlar. Bu kültürün maya tutmasını sağlayan İslam'ın değerleri olduğuna göre hepimizin üst kimliği bellidir.
Emin olmak, dürüstlük, büyüklere saygı göstermek, küçüklere şefkatli davranmak, empati kurmak, merhametli ve adil olmak gibi erdemler yeni yüzyıl maarif modeli kapsamında okullarda müstakil bir ders olarak okutulmalıdır. MEB, cesur davranıp, ıkınıp sıkılmadan değerler eğitiminin adını doğru koymalıdır. 'Değerler Eğitiminin' karşılığının, 'İslami Adaplar Eğitimi' olduğu hususunu vurgulayıp müfredata koymalıdır.
Geleceğe güvenle bakmak ve toplumda ahlaki dejenerasyonun önüne geçmek için bu değerlerin iyi anlaşılması ve uygun yaşanmasıyla mümkün olmaktadır. Kaldı ki toplumun birçok sosyal hastalıklardan kurtulmasının yolu imanlı, kültürlü, ahlaklı ve bilgili bir neslin yetişmesinden geçmektedir. Bir nesil ki inancına, tarihine ve milli değerlerine bağlılığını teori ve eylemleriyle bütünleştirmeden yükselemez. Bir neslin kimliğini koruyan en önemli unsurlardan biri de inancıdır. İnancını kaybeden milletlerin ne dili ne kültürü ne de tarihi kalır; hülasa, her şeylerini kaybederler.
Peki kültür nedir? Kültür çok boyutlu bir kavramdır. Kültür; toplumların her alandaki kazanımları ve bunların semboller yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılması sonucu oluşan değerler bütünüdür. Ya da bir toplumda geçerli olan ve gelenek halinde süregelen her türlü duygu, düşünce, yaşayış, dil, sanat varlıklarının tümü olarak da tanımlayabiliriz.
Kültürü oluşturan birçok değerlerimiz vardır. Bunlar bilgi, inanç, sanat, hukuk ve insanların elde ettiği yeni yetenekler ve alışkanlıklardır. Tabi bu değerlerin kazanılması da kesinlikle eğitim yoluyla mümkün olmaktadır. Öyle ki eğitim, bütün dünya ülkelerinin en önemli meselesi gibi durmaktadır. Haliyle eğitim kavramının çok farklı boyut ve alanları da vardır: Mesela bireysel eğitim, ailede eğitim, yaygın ve örgün eğitim, mesleki eğitim, kurumsal eğitim gibi...
Özellikle değerler eğitimi, doğumdan ölüme kadar devam eden bir süreci kapsamaktadır. Hatta bu yolculuk anne karnında başlamaktadır diyebiliriz. Hâsılı kelam, bireylerin öğrendiği her bilgi, ortaya koyduğu her davranış, sarf ettiği her söz, hayata bakışı, duruşu, oturuşu, yürüyüşü, yemesi, içmesi, giyimi, kuşamı, hayatın her karesi eğitimin kapsama alanına girer.