Bunlara sapkın ahlaksızlar diyorduk, insani anlamda hiçbir değere sahip olmadıklarını da biliyorduk.. Ancak sözde müzakerede bulunuyor görünüp ansızın saldırmak da neyin nesi, onu da görmüş olduk!..
Zaten güçlü konumda değiller mi ki bunu yapıyorlar diyeceksiniz; evet, teknolojik silah üstünlüğüne sahipler. Ama bunlar Esfeli safilin çukuruna indikleri için insani tüm değerlerin kendilerinden alındığı şeytanlaşmış varlıklara dönüşmüş bir halde bu mel’anetleri icra ediyorlar.
Bu saldırının bir amacı da, sapkın siyonist MOSSAD ajanı Epstein’le birlikte yaptıkları şeytanlıkların üstünü örtmek... Çünkü Kasım ayında Amerika’da bir ara seçim var ve seçime kadar gündemin değişmesi gerekiyor!..
ABD yönetimini tahakkümü altına alan siyonistler; İran’a saldırıyla hem sapkın vahşiliklerini unutturmak hem de bu Epstein’le bağlantılı bazı kişileri sözde ifşa ederek ve de göstermelik soruşturmalarla Amerikan halkını yeniden kandırma stratejisi yürütüyor.
Geçen hafta ABD eski başkanı Bill Clinton ve karısı yargıya ifade verdi. Bu hafta da Trump’ın Ticaret Bakanı Howard Lutnick ifade veriyor. Çıplak bir vaziyette küçük kız çocuklarıyla görüntüleri olan Epstein müdavimi Trump’ın ise çok iğrenç görüntülerinin kamuoyuna servis edilmemesi için siyonistlerin bir dediğini iki etmediği sır değil artık..
İşgalci ABD ve terörist israilin, İran’a yönelik sivil ayırımı yapmadan çok ağır saldırıları sürüyor. Şu ana kadar binden fazla kişi can vermiş durumda. İran da bu saldırılara karşılık başta Tel Aviv olmak üzere ABD’nin Körfez ülkelerinde bulunan tüm üslerine yönelik meşru müdafaada bulunuyor.
İran’ın Körfez’de vurmadıklarını ise MOSSAD’ın sabotaj düzenleyerek bölge ülkelerini İran’a yönelik kışkırtmaya çalıştığı ortaya çıktı. Katar ve Suudi Arabistan, kendi ülkelerinde bombalı saldırılar düzenlemeyi planlayan MOSSAD ajanlarını yakaladı. Suudi yetkililer ayrıca Aramco tesislerinin İran tarafından vurulmadığını açıkladı.
ABD’nin emlak baronu Trump’ın, saldırıların 4-5 hafta sürebileceği açıklaması sonrası İran, 1980-88’de Irak’la olan 8 yıllık savaşını hatırlatarak hazırlıklı olduğu, savaşı uzun süre devam ettirebileceği mesajı verdi. İran’ın “Kırmızıçizgi yok” ilanı sonrası balistik ve hipersonik füzelerle ABD Üsleri ve Tel Aviv’i yoğun füze yağmuruna tutması ve büyük hasarlar vermesi, emperyalistleri şimdiden endişeye ve çıkış yolları aramaya sevk etmiş durumda.
Hatta ABD kamuoyu, çıkar ve maliyet hesaplarına başladı bile..
-Pentagon, İran'a karşı savaşın maliyetinin günlük bir milyar dolar olduğunu tahmin ederken..
- Wall Street Journal; savaşın uzaması halinde ABD'nin mühimmatının yetmeyebileceğine dikkat çekti.
- Amerikalı sağcı gazeteci Tucker Carlson, “israilin Ortadoğu'da mutlak hegemonyayı sağlamak için ABD'yi çatışmaya ittiğini” savunarak bunun "israilin savaşı" olduğunu ifade etti.
-Eski Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene ise saldırıların "İranlı çocukları öldürmek" anlamına geldiğini ve "Önce Amerika" ilkesine aykırı olduğunu belirtti.
ABD’nin Irak ve Afganistan hezimeti sonrası değiştirdiği strateji gereği karadan işgali benimsemiyor. Nitekim Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt de bu durumu teyit etti. Ancak ABD bu, boş durur mu?
Geçmişte Suriye’nin kaoslu günlerinde PYD/PKK’yi önce “Partner” sonra “Müttefik” görüp işler sarpa sarınca terk eden ABD, şimdi de İran’da kalıcı bir kaos oluşturmak için bu kez Pkk’nin İran kolu PJAK’ı adeta mayın eşşeği olarak öne sürmek istiyor. CIA marifetiyle İran içerisinde bulunan PJAK gibi vekil güçlerle görüşmelerde bulunulduğu ve bu paramiliter güçlerin ABD için kara kuvvetine dönüşmeye hazırlandığı belirtiliyor. PYD’nin başına gelenlerden ders çıkarmayanlara anlayacakları dilden konuşmak gerekirse; “Eşek olunca semer vuran çok olur.”
Peki bu savaşın nedenini basit usulle sorgulamak gerekirse:
- Bu siyonist emperyalistler ne istiyor?
- “Tahran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek ve rejim değişikliği yapmak..”
-İran Nükleer silah mı elde ediyor?
- İran'ın nükleer silah geliştirmeye çalıştığına dair hiçbir kanıt yok. Şu ana kadar ne ABD istihbaratı ne de BM nükleer gözlem kuruluşu, İran'ın atom bombası yaptığına dair herhangi bir kanıt bulabilmiş değil.
İranlı liderler bu iddiaları her seferinde reddederek nükleer programlarının yalnızca sivil amaçlı olduğunu belirtiyor. Hatta “rejimi” değiştirmek için büyük engel görüp katlettikleri Ayetullah Seyid Ali Hamaney, 2000’lerin başında verdiği fetvayla Nükleer silah yapımını yasaklamıştı.
- Hem, madem ABD bu denli nükleer silah karşıtı ise neden dünyada sayıca en çok Nükleer silaha sahip?
-Bunun cevabını veremiyorlar tabi..
Dahası; hatırlarsanız Trump, geçtiğimiz Haziran ayında İran'ın nükleer tesislerinin o ay ki ABD saldırılarında "yerle bir edildiğini" bizzat açıklamamış mıydı?
- E o zaman bunların derdi ne?
- Bunların derdi şeytanlık; “Nesli ve Ekini ifsat” etmek..
İran'a saldırılarına başladıkları Cumartesi günü yaptıkları ilk büyük katliamlardan biri Hormozgan eyaletine bağlı Minab şehrindeki Shajareh Tayyebeh İlkokulu’na düzenledikleri hava saldırısı oldu ki burada yaşları 7-10 arası olan 165 kız çocuğunu füzelerle şehid ettiler.
Bu sapkın, yamyam, vahşi yaratıkları Irak’tan, Afganistan’dan, soykırım yaptıkları Gazze’den tanıyoruz.
Gazze’de iki yılda katlettikleri 100 bin insandan 20 bini çocuk, 20 bini kadındı. İran’a saldırının daha ilk gününde katliama yine çocuklardan başladılar..
Kendi kurdukları BM, UCM gibi kurumları bile takmayan bu siyonist emperyalistlerin uluslararası hukuktan, kadın, çocuk ve insan haklarından söz etmeye hakkı olabilir mi?
Elbette olamaz..
Olması gereken; bu insanlık düşmanı sapkın şer güçlerin istilasına karşı başta Müslüman ülke yöneticileri olmak üzere bireyden topluma tüm halklar olarak kimin elinden ne geliyorsa ortaya koymalı ve acilen İslam ülkelerinden müteşekkil ortak bir direniş paktı oluşturulmalıdır.