Siyonizme uşaklık eden küresel emperyalizm, vahşi ve barbar yüzünü bir kez daha İran’da göstermiş oldu. Başını haydut ABD’nin çektiği küresel emperyalizm, istediği gibi hareket ederek dünyada kendi emellerine göre bir düzen kurma hedefindedir. Amacına ulaşmak için her yolu denemekten çekinmemektedir. Makyavelist bir anlayışla bunu yapmaya çalışmakta, “Amaca ulaşmak için kullanılacak her yol mubahtır” anlayışıyla hareket etmektedir. Bu ise son derece ahlaki ve insani değerlerden uzak bir yaklaşımdır. İşte haydut ABD’nin dünyada kurmak istediği düzen tam da bu anlayışa dayanmaktadır. Dünyayı adeta orman kanunlarıyla yönetme hedefindedir.
Dünyanın neresinde olursa olsun oraya müdahale hakkını kendinde görmektedir. Ülkeleri yönetenler ya Amerika’nın kontrolünde ve emrinde olacak ya da Amerika orada kendi çıkarlarına uygun bir düzen oluşturmak için gayri meşru yollar dâhil her yola başvurabilecektir. Dikkat edilirse dünyanın birçok ülkesinde yaşanan darbelerde Amerika’nın izlerini görmek mümkündür. 2000’li yıllardan sonra İslam Coğrafyası olarak adlandırdığımız Ortadoğu’da patlayan her bombada haydut Amerika’nın direkt ya da dolaylı etkilerini görürüz.
Küresel şer odakları, Epstein adasındaki skandalları ve ahlaksızlıkları örtmek için uzun süredir planlamalar yaptıkları İran’a saldırarak kamuoyunun dikkatini başka yöne çekmek ve İslam Coğrafyası üzerinde yeni bir düzen oluşturmak istemektedirler. Şeytani bir düzen oluşturmak isteyen bu aşağılık insanların Epstein adasında yaptıkları ahlaksızlıkları ve rezaletleri, kalbinde zerre vicdan olan hiç kimse kabul etmez.
Kaçırdıkları küçük çocuklara tecavüz edip onları ayinlerine alet etmeleri, cinsel istismarda bulunmaları, zevkleri için insanlara akıl almaz işkenceler yapmaları, insan eti yemek gibi ahlaki ve insani çöküşü gösteren muameleler… Ve daha neler neler. Epstein adasında suç dosyası kabarık olan akıl hastası Trump bugün İran’a saldırarak dikkatleri başka yöne çekmektedir. İran’a saldırmasını isteyen kim? siyonistler. Çünkü Trump dünyanın kalbine saplanan kanlı bir hançer olan siyonizmin hizmetkârı. Siyonizmin istediğini yapmadığı takdirde başına neler geleceğini tahmin etmektedir.
Bu sebeple Trump siyonistlere uşaklık etmeye, onların istediklerini yapmaya devam etmektedir. İran’a yönelik saldırıların hiçbir meşru gerekçesi olmadığını dünya âlem bilmektedir. Ancak ne yazık ki uluslararası anlamda ciddi tepkiler verilmemektedir. Aslında tepkiler verilse bile haydut ABD ve işgalci katil rejim saldırmaya, katletmeye devam edeceklerdir. İran’a yönelik saldırıların ilk gününde bir okulu bombalayıp 160 savunmasız ve masum kız çocuğunu katlettikleri gibi.
Dünya kritik bir dönüm noktasından geçmektedir. Ya modern vahşilerin kurmak istediği düzene ayak uydurulacak ya da rezil ve sadece siyonistlere hizmet eden bu mezkûr düzene karşı gelinecektir. Yeni dünya düzenine karşı gelenler de büyük bedeller ödemek zorunda bırakılacaktır. HAMAS, Hizbullah, Ensarullah ve İran’ın bedel ödemek zorunda bırakıldığı gibi. Bugün dünya, Trump’ın ve Epstein adasında dosyası bulunan küresel elit kesimlerin adada işlediği ahlaksızlıkların bedelini ödemek zorunda bırakılmaktadır. Çünkü yapılan saldırılar sadece İran’ı etkilememekte, genel anlamda tüm dünyayı etkilemektedir.
Devam eden savaşta ABD ve müttefikleri, NATO’yu devreye koymaya çalışmaktadır. “Bir NATO üyesi ülkeye yapılan saldırı, tüm üye ülkelere yapılmış sayılır” maddesini devreye koymayı hedeflemektedirler. Özellikle Türkiye’nin de İran’a karşı savaşa girmesini istemektedir küresel şeytani düzen. Buna karşı Türkiye’nin şer odakların oyununa karşı tedbirli olması ve komşusu İran’ı ABD’ye karşı düşman konumda görmemesi gerekmektedir.
Bugün İran’ın Körfez ülkeleriyle arasının açılmasının sebebi, körfez ülkelerindeki ABD’ye ait fitne yuvaları olan üslerdir. İran’ın savaşı ABD ve işgal rejimiyledir, Arap ülkeleriyle değildir. İran’ın hedefi komşular değil ABD’nin fitne merkezleridir. Bu konuda İran’ın açıklaması nettir; “İran’ın bölgedeki askeri operasyonları komşu ülkelerin çıkarlarına değil ABD’ye ait askeri tesislere ve üslerine yöneliktir.” Açıklamadan da anlaşıldığı üzere İran, Arap ülkelerinde bulunan fitne merkezlerine yönelik operasyonlar gerçekleştirmektedir ki buna İran mecbur bırakılmıştır.
Sonuç olarak, ABD ve işgal rejimi İran’a yönelik saldırılarıyla yeni bir bölgesel ve küresel denklem kurma hedefindedir. Bu denklemin ortaya çıkaracağı sonuçların ne Arap ülkelerinin ne İslam dünyasının ne de insanlık ailesinin çıkar ve faydasına olmayacağı aşikârdır. Bu hususun bilinerek mevcut neticelerin analiz edilmesi gerekmektedir.