Kerbela... Yalnızca tarihî bir olay değildir. Kerbela, hak ve adalet arayışının sembolüdür. Kerbela’da İslam ve insanlık tarihinde en üzücü olaylardan biri yaşanmıştır. Bu yüzden Müslümanların ortak matemi olarak yâd edilmektedir.
Kerbela’da İmam Hüseyin zulme boyun eğmedi, çağın zalimlerinin esaretine girmedi. Hakkın ve hakikatin savunucusu olan İmam Hüseyin, büyük bir direniş ortaya koyarak İslam ümmetine kıyamete kadar sürecek bir miras bıraktı. İmam Hüseyin’in duruşu kıyamete kadar devam edecek ve nesillerden nesillere, çağlardan çağlara aktarılacak bir kıyam meşalesidir.
Hak ile batılın mücadelesinin ortaya konulduğu Kerbela’da, İmam Hüseyin gücün yanında durmadı. Büyük bedeller pahasına olsa bile hakkın yanında durdu ve bunu tüm Müslümanlara miras olarak bıraktı. İmam Hüseyin zulme boyun eğmedi, adaleti savundu, şerefli bir ölümü tercih etti. Bu sebeple İmam Hüseyin’in Kerbela’da ortaya koymuş olduğu mücadele doğru bir şekilde anlaşılmalıdır.
Evet, Muharrem ayındayız. Aşura günlerindeyiz. Kerbela mateminin yaşandığı zaman dilimlerindeyiz. Asırlardır bugünlerde Müslümanlar hüzün dolu anlar yaşamaktadırlar. Sevgili Peygamberimizin “Cennet gençlerinin efendisi” diye övmüş olduğu torunu İmam Hüseyin ve yarenlerinin Kerbela’da şehit edildikleri zaman dilimini yaşıyoruz. İmam Hüseyin niçin direndi, amacı neydi? En yakınlarını feda etmesinin arkasında hangi ideal bulunuyordu?
Amacı zalime ve zulme karşı gelmekti. “Zillet bizden uzaktır” diyerek ortaya onurlu ve şerefli bir mücadele koydu. Amacı Müslümanları içinde bulundukları derin gaflet uykusundan uyandırmaktı. Amacı sevgili dedesinin dinini ihya etmek ve Müslümanları zillet içerisinde yaşamaktan kurtarmaktı. İmam Hüseyin Kerbela’da zillet altında yaşamaktansa şereflice, onurluca bir ölümü tercih etmiştir ve ümmete büyük bir miras bırakmıştır. Allah Teâlâ, şehitlerin serveri İmam Hüseyin’in şanını ve makamını yüce tutsun.
Geçmiş yıllarda yaşananlar bugün Gazze’de yaşanmaktadır. Bugün, insanlık ailesinin işgalcilerin soykırımlarını izlediği bir dönem yaşanmaktadır. Çağın zalimlerine karşı izzeti ve şerefi kuşanan aziz ve kahraman mücahitler, tıpkı Hazreti Hüseyin’in Kerbela’da ortaya koymuş olduğu mücadeleyi ortaya koymaktadır. Onlar da zillet içerisinde yaşamaktansa izzetle ölümü tercih etmektedirler.
Bu açıdan bugün Gazze çağdaş bir Kerbela’dır. Filistin toprakları Kerbela çölüne dönmüştür. İmam Hüseyin ve yarenleri asırlar boyunca müminlerin kalplerinde nasıl taht kurmuşsa, bugün Gazze’deki mücahit kardeşlerimiz de ortaya koymuş oldukları mücadeleleriyle müminlerin gönüllerinde taht kurmuşlardır. İzzetin, onurun, cesaretin ve kahramanlığın destanını yazmışlardır. Onlar büyük bir mücadelenin adamlarıdırlar.
Gazze’de direnen kahramanlar var, Müslüman kardeşlerimiz var ancak zalimler Gazze’yi Kerbela’ya çevirmişlerdir. Bu açıdan Müslümanlar, Gazze’de direnen kahramanları yalnız bırakmamalı, tüm imkânları ile onlara destek olmalıdırlar. Bugün tarihî anların yaşandığı zamanlara şahitlik edilmektedir. Safların netleştiği günler yaşanmaktadır. Allah tüm Müslümanlara hakkın yanında kalmayı, adaleti ayakta tutmayı ve bu uğurda mücadele etmeyi nasip eylesin.
Son olarak, şehitlerin serveri İmam Hüseyin’e selam olsun diyoruz. Selam olsun İmam Hüseyin’e, yolunu takip eden fedakâr dava erlerine. Selam olsun çağın Kerbelası’nda “Zillet bizden uzaktır” diyerek zalimlere karşı mukavemet gösteren gözü pek kahraman mücahitlere. Selam olsun kanlarıyla tarih yazan Gazze’nin aslanlarına.
Selam olsun mücahitlerin başöğretmeni Muhammed Dayf’a. Selam olsun varlığıyla düşmana korku yaşatan emsalsiz komutan Yahya Sinvar’a. Selam olsun canını ve tüm sevdiklerini Kudüs yolunda feda eden aziz lider İsmail Heniyye’ye. Selam olsun bütün ömrünü aziz davaya adayan güzel insan Salih Aruri’ye. Selam olsun sesiyle Müslümanların gönlüne inşirah olan muhterem Ebu Ubeyde’ye. Allah hepsinden ebeden razı olsun. Yolları yolumuz, davaları davamızdır.