Peygamber Sevdalıları, her yıl nisan ayı içinde ülkenin farklı illerinde Mevlid-i Nebi etkinlikleri düzenliyor. Bir zamanlar birçok noktada düzenlenen etkinlikler son yıllarda ise ülkenin belirli illerinde gerçekleştiriliyor. Bu yıl 5 ilde gerçekleştirilecek mevlid etkinliklerinin ilki 12 Nisan’da Batman’da, ikincisi ayın 19’sunda Diyarbakır’da gerçekleştirildi. Bu hafta sonu ise İstanbul, Adana ve Van olmak üzere üç farklı ilde mevlid etkinlikleri yapılacak. Allah kısmet ederse, bizler de bulunduğumuz illerde aziz Peygamber Sevdalıları ile birlikte İstanbul’daki etkinliğe katılım sağlayacağız ve Peygamber efendimize olan sevgi ve bağlılığımızı deklare edeceğiz. Etkinliklerin yapılacağı mezkûr illerde bulunan Peygamber Sevdalılarının meydanları dolduracaklarından eminiz ancak çevre illerdeki Peygamber Sevdalılarının da imkânları nispetince bu etkinliklere katılması faydalı olacaktır. Zira bu hafta sonu yapılacak etkinlikler ile Peygamber Sevdalılarının bu seneki mevlid etkinlikleri sona erecektir. Bu yüzden bizler de yerimizi almalıyız, meydanlarda bulunarak sevgili Peygamberimize olan sevgi ve muhabbetimizi dünyaya ilan etmeliyiz.

Bu yıl seçilen tema çok isabetli ve çok anlamlıdır. Ümmetin dağınıklığı göz önünde bulundurulduğunda seçilen temanın ne kadar önemli olduğu ortaya çıkacaktır. “Vahdet ve Kurtuluş Önderimiz Hazreti Muhammed” teması, tam da ümmetin sorunlarına çözüm olacak konu başlığıdır. İslam ümmetinin bugün en çok ihtiyaç duyduğu husus, birliktir, beraberliktir. Müslümanların gündemlerinden düşürmemeleri gereken konu, İttihad-ı İslam’dır. Bugün ne kadar da ümmetin ittihada ihtiyacı vardır. Bugün İslam ümmeti dağınık olduğundan, gücünü birleştiremediğinden dolayı zalimlerin zulüm ve baskılarına uğramaktadır. Müslümanlar birlikte hareket etmedikleri ve birlik oluşturmadıkları için emperyalistler İslam topraklarını işgal etmektedir. İşgal sonucunda büyük katliamlar yaşanmaktadır. Zalimler Müslüman kardeşlerimizi, kadın ve çocuklarımızı bombalarla paramparça etmektedir. Kâfirlerin zulümlerine karşı durmak ve onlardan yaptıkları bu zulümlerin hesabını sormak için birlik olmaktan başka ne çaremiz vardır! Çaremiz, Müslüman dünyasının birliğidir, ittihadıdır, vahdetidir. Çaremiz, farklılıklarımızı bir kenara bırakıp Peygamberimizin vahdet anlayışının etrafında kenetlenmemizdir. Siyonist ve emperyalistler, üzerimize bombalarla saldırdıklarında, bedenlerimizi paramparça ettiklerinde, cami ve eğitim merkezlerimizi yıktığında Şii/Sünni ayırımı yapmamaktadır. Hala bunun idrakinde değil miyiz? Hala zalimlerin gerçek hedeflerinin aziz İslam olduğunun farkına varmamış mıyız? Artık yetmez mi, artık birlik olma, vahdeti elde etme zamanı gelmedi mi?

Evet, artık zamanı gelmiştir. 7 Ekim soykırımından ve ABD’nin İran’a saldırmasından sonra bir kez daha sapık ve zalim Epstein koalisyonunun gerçek niyeti ve şeytani hedefi ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda ortaya çıkan başka bir husus da, yenilmez, karşısında durulmaz denilen ABD ordusu ve işgal rejiminin aslında öyle olmadıkları hakikatidir. Algılar yerle bir olmuş hakikat ortaya çıkmıştır. ABD ordusunun ve işgal rejiminin karşısında durulabiliyor, büyük zararlar verdirilebiliyormuş. Eğer HAMAS ve İran ile birlikte birkaç tane daha İslam ülkesi olsaydı, ABD de işgal rejimi de yok olmuş, zulümlerine son verilmiş olacaktı. Demek ki, yeryüzünün baş belaları olan siyonistlerin ve sürekli bir yayılmacı politika izleyen emperyalistlerin zulümlerine dur denilmesi için İslam ümmetinin vahdeti elde etmesi gerekmektedir. Müslümanlar, Peygamberin sünneti etrafında, yüce kitabımız Kur’an’ın rehberliği doğrultusunda bir olduğunda, İslam düşmanları kaçacak delik arayacaklardır. O günler çok uzak değildir. Yeter ki bizler, yeter ki elinde yetki ve imkân olan güçlü Müslüman yöneticiler kendilerine yakışan İslami duruşu ortaya koyabilsinler. İnşallah, Peygamber Sevdalıları gibi ümmetin vahdeti için çok büyük organizasyonlar yapan cemaat ve hareketlerin çabası ve öncülüğüyle mezhebi ve meşrebi ayırım gözetmeksizin İslam dünyasında tüm Müslümanlar arasında vahdet sağlanmış olacaktır. Rabbim o günleri pek yakında görmeyi nasip etsin.