Hamd âlemlerin Rabbine, salât ve selam da O’nun pak Rasulüne olsun.
Uzun zamandır kafa yorduğum ama bir türlü kaleme alamadığım bir konu şimdi artık “Ben piştim, beni servis et!” dedi ve bu yazı böylelikle yazılmaya başlanmış oldu.
Dikkatinizi çekiyor mu bilmem, Müslümanlar olarak çok kalitesiziz. Hangi konuda derseniz, birçok konuda diyebilirim. Sanat, edebiyat gibi soyut şeylerden de bahsetmiyorum üstelik. Gayet somut, gerçek, elle tutulur şeylerdir kast ettiğim.
Sanki birçok şey yapılmak için yapılıyor. “Bizim de bir binamız/yurdumuz/okulumuz/medresemiz olsun. Bizim de ajansımız/kanalımız olsun, sosyal mecralarda yerimiz olsun.” “Bizim de öğrenci evlerimiz olsun. Lütfen yanlış anlaşılmasın, burada belli bir İslami camianın diğer camialara olan durumundan bahsetmiyorum. Ülke hatta dünya genelindeki Müslümanların durumundan bahsediyorum.
Gençler artık dört duvar arasında, basit etkinliklerle, kötü ortamlarda zapt edilemez hale geldi. Gerçi gençleri değil bizi, kendimizi bile basit etkinlikler, yaşam şartları zor kurumlar keser mi? Bu sorun çok ciddi problemlere sebep olacak, bunun farkına varmamız gerekiyor.
Fiziki olarak kalitesiz medrese ortamında yetişen genç, icazet alıp hoca olacak. Sonra az bir maaşla Allah rızası için çalışması istenecek. Halbuki Allah rızasını gözetmeyen akranları çoktaaan daha iyi ücretli bir iş bulup yuvalarını kurdular bile. Bina eski, fikirler eski, öğrenciler kalitesiz… Bu hocamız dışarıyı gördüğünde, kafası bulanmayacak mı?
İnsanların çoğunun gözünde, ucuz olan hiçbir şeyin değeri yoktur. Veliler de imkanları nispetinde bir bedel ödemeli ki hem kurumlar daha iyi şartlarda çalışabilsin, hem de çalışan ve öğrencilerin motivasyonları yüksek olsun. Bu sadece bir departman…
Ama Müslümanlar olarak gerçekten de birbirimize karşı çok acımasızız. Alışveriş için Müslüman kardeşimize gidip sıkı pazarlık yaparız. Bu kadarını asla yabancı dükkana yapmayız. Çocuğumuza özel ders vermesi için Müslüman kardeşimize başvurur, verdiği fiyat hakkında ‘Bize de mi?...” yorumu yaparız.
Yurt/öğrenci evi vs. yerlere çocuğumuzu yazdırırız ama piyasadaki her yerden düşük fiyat almasını isteriz, zaten böyle de olur genelde. Sırf çocuğum bozulmasın diye gönderdiğimiz ortamda belki de kalitesizlikten dolayı çocuğumuzun Müslümanlara olan bakış açısı bozuluyor da haberimiz yok.
Geçen ay İttihadul Ulema’nın Konya Kız Medresesinde bulunduk. O kadar temiz, nezih ve kaliteli bir yerdi ki. Hayran olmamak mümkün değil. Yine videolardan gördüğümüz birçok medresenin ortamı, binalarının cephesi, ısıtma/soğutma sistemleri, halıları, perdeleri ve gözle görülür daha birçok şeyi o kadar güzel ki. Rabbim kalitemizi artırsın. Bilinçli anne babaların sayısını da artırsın ki aileler, istenmeden verebilmeyi, hiç değilse kendi evladı için infak etmeyi öğrensin. Selam ve dua ile…