Terör rejiminin sözde ateşkese rağmen Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’da ağır saldırıları ile işgal, yıkım, kıyım, soykırım, katliamlar, açlık ve ilaçsızlık kaynaklı mezalim devam ederken sürekli olarak dikkat ve gündemimiz başka yönlere çekilmeye çalışıldı.

İran İslam Cumhuriyeti, terör rejiminin Lübnan’a saldırılarının durmaması halinde misillemede bulunma uyarısının ardından 28 Şubat’ta devam eden ve 40 gün süren savaşın 100’üncü gününde siyonist terör rejimine balistik füzelerle saldırdı. Soykırım suçlusu israil terör örgütü (İTÖ) pazartesi sabah İran’a karşı saldırı düzenledi. İran Devrim Muhafızları Ordusu ve Yemen Silahlı Kuvvetleri, İTÖ’ye misilleme operasyonları düzenleyerek anladıkları dilden cevap veriyorlar. ABD, İTÖ saldırılarına müdahil olmadığını açıklasa da İran, her saldırıda ABD’nin payı olduğunu ilan etti. Rabbimizden duamız Müslümanların muzaffer olması ve terör rejiminin haritadan silinmesidir.

Yazıyı yazdığım saatlerde bu gelişme olduğu için bu kadarla iktifa ediyorum.

6 Ekim Aksa Tufanı Hareketi’nden beri İTÖ’nün yayılmacı katliamlarına odaklanalım, suni gündem tuzaklarına düşmeyelim’ desek de farklı gündemler karşımıza çıkıyor ve bakmak zorunda kalıyoruz.

Dünya gündemi sapkın ve aciz Trump ile ülke gündemimizde uzun süredir CHP’de yaşanan gelişmeler ile meşgul ediliyor. CHP gündemi yetmedi bir de iş adamı Rahmi Koç çıktı başımıza.

Geçtiğimiz cuma günü İzmir Balçova’da Amerikan Hastanesi açılışı sırasında sözde espri yaparak Kürt kadınlarının namusuna hakareti ve onları aşağılaması ülke gündemine oturdu.

Rahmi Koç’un aşağılık sözleri ve yanındakilerin aşağılık kahkahalarına yönelik tepkiler gecikmedi ve açıklama üstüne açıklamalar yapıldı. AK Parti, HÜDA PAR, DEM Parti başta olmak üzere birçok kesim büyük tepki gösterdi. Ayrıca HÜDA PAR ile DEM Parti ve çok sayıda STK suç duyurusunda bulundu veya bulunacaklarını açıkladılar.

Rahmi Koç’a tepki gösterilirken, yanında bulunan Binali Yıldırım başta olmak üzere diğer zevata neden tepki gösterilmiyor? Bu alçaklığa karşı çıkmaları gerekirken kahkaha atmak nasıl bir ruh halidir? Hele orada bulunan kadının (kim olduğunu bilmiyorum), kadınlara yönelik bu hakarete kahkaha atması kadar utanç verici bir şey olamaz.

Şimdi benim anlamadığım Koç ve onun zihniyetindeki zevat; aslında ne dindar insanları ne Kürtleri tanımıyorlar ve yok farz ediyorlar. Amma velakin iş onları aşağılamaya, namus ve din anlayışlarını kötülemeye gelince bülbül kesiliyorlar.

Rahmi Efendi! 96 yaşındasın paran var, malın var, mülkün var, arkana devlet ve güç odaklarını almışsın hâlâ neyin kafasını yaşıyorsun? Bu yaşta bu şekilde konuşmaya utanmıyor musun? Paran var, etrafında yalakaların var diye her şeyi kendinde hak mı görüyorsun?

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu olay üzerine soruşturma açıldığını açıklarken, oluşan yoğun tepkilerden sonra Rahmi Efendi de sözde özür diledi.

Cumhuriyet rejiminin zengin ettiği ailelerden biri olan Koç ailesinin nasıl zengin olduğunu rahmetli tarihçi Kadir Mısıroğlu’nun yazı ve açıklamalarına bakın ne olduklarını anlarsınız zaten. Bu sermaye grubu bugüne kadar hep halkın ve inancımızın karşısında durdu. Gezi olaylarına bakın ve o zaman başbakan olan sayın Erdoğan’ın açıklamalarına bakın. FETÖ’cülerin sözde “Türkçe Olimpiyatları”nın sponsoruna bakın. LGBT-İ gibi sapkın akımların destekçilerine bakın karşınıza aynı holding çıkacak. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Amma velakin maalesef ülkemizde parası ve siyasi gücü olana bir şey olmuyor.

Kamuoyunda oluşan yoğun tepkiye rağmen, Bahçeli başta olmak üzere Rahmi efendiyi temize çıkarmaya çalışanlar ve açılan soruşturmaya gerek olmadığını söyleyenler var. Bahçeli’ye ve kahkaha atan Binali efendiye sormak istiyorum. Rahmi efendi, “Kürt kadın” yerine sessiz harflerin yerini değiştirerek espri (!) yapsaydı aynı tepkiyi verecek miydiniz?

Bu arada dindar Türk kardeşlerimize, Kürt kadının namusuna ve Kürtlere sahip çıkan açıklamaları için tebrik ediyoruz. Helal olsun kardeşlerimize…

Asıl tepki vermesi beklenen ve her olayda ortaya çıkan sözde kadın derneklerinin ise sessiz kalmalarını da tel’in ediyoruz. Yemlerinin kesilmesinden endişe ettiklerini ve kimler tarafından fonlandıklarını çok iyi biliyoruz.

Evet, bir taraftan İTÖ canlarımıza saldırıyor, kanımızı döküyor, bir taraftan da aşağılık düşünce sahipleri namusumuza saldırıyor. Medeniyetin beşiği olan topraklarda binlerce yıldır iffetin, namusun ve şerefin en somut timsali haline gelen Kürt kadınına yapılan bu aşağılık hakarete tevessül edilmesi kabul edilemez. Kürtler her şeyden vazgeçer ancak dinlerine, namuslarına ve dillerine saldırıyı asla kabul etmezler. Vesselam…