Ümmet olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Bir taraftan Gazze Şeridi, diğer taraftan Batı Şeria ve özellikle Lübnan sözde ateşkese rağmen ağır bir şekilde saldırıya uğruyor.
Aynı şekilde 28 Şubat’ta büyük şeytan ABD ve yavrusu küçük şeytan siyonist terör rejiminin İran İslam Cumhuriyeti’nde saldırıları oldu. 107 gün sonra Pakistan ve Katar aracılığıyla 14 maddelik mutabakat zaptı imzalandı. Bu mutabakatın devamı olarak İsviçre’de arabulucular eşliğinde teknik görüşmeler başladı.
Bir taraftan ümmet olarak fiili saldılar ile karşı karşıyayız. Diğer taraftan ülkemiz de başta olmak üzere yeniden İslam düşmanlarının inancımıza ve değerlerimize yönelik alçakça ve kin yüklü saldırılar oluyor.
6 Ekim Aksa Tufanı Hareketinden bu yana Gazze Şeridi’nde soykırımcı terör rejimi sözde Gazze Barış Kurulu ve ateşkese rağmen soykırım saldırıları ve ağır abluka olduğu gibi devam ediyor. Batı Şeria’da baskın, toprak gaspı ve esir almalar hiç durmadı. Kudüs’te ve Mescid-i Aksa’da her türlü provokasyon ve baskınlar artarak sürüyor. Lübnan’da Nisan ayında varılan sözde ateşkese ve İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat zaptında İran’ın ön şartı olmasına rağmen terör rejimi saldırı ve işgal politikasına ara vermiyor ve bunu açıkça deklare ediyor.
İran ve ABD arasında Pakistan’da yapılan “İslamabad Mutabakatı” olarak bilinen mutabakat zaptı 18 Haziran’da ülke cumhurbaşkanları tarafından geçen hafta imzalandı ve geçtiğimiz cuma günü İsviçre’de taraflar teknik görüşmelere başlayacaklardı ancak terör rejiminin Lübnan’a saldırıları nedeniyle İran açık tavır koydu ve gitmedi. Arabulucuların devreye girmesi ve Trump’ın soykırımcı rejime çağrısı sonrası hafta sonu İsviçre’de dolaylı görüşmeler başladı. Ne var ki, görüşmeler devam ederken şeytan yine huyundan vazgeçmedi. ABD’nin aciz ve beyni tatile çıkan başkanı Trump, İran’a ve Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a yönelik tehdit ve hakaret içeren konuşmalar yapmaya başladı. Terör rejimini durduramayan Trump, sulanmış küçük aklıyla İran’a akıl vermeye ve Hizbullah’ı durdurması tehdidinde bulundu. Bir taraftan yardımcısı JD Vance mesajlarıyla barış dilini kullanıyor, diğer taraftan Trump tehdit dili kullanıyor. Dünyayı bu şekilde şeytanlıklarla kandıramazsınız.
İran heyeti, Trump’ın açıklamaları ve terör rejiminin Lübnan’a saldırıları nedeniyle pazar günü tavrını açıkça koyup görüşmeleri askıya aldı. Daha sonra arabulucuların devreye girmesiyle yumuşama sağlansa da ilk turlar 18 saatlik maraton sonunda bitti.
İran heyeti, “İsviçre'de 18 saat süren görüşmelerde petrol ihracatı kısıtlamalarının kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçiş mekanizması kurulması konularında ilerleme sağlandı” açıklamasında bulundu.
Şunu unutmayalım ki, şeytan ve şeytanın askerleri hiçbir zaman hile, kurnazlık ve aldatmaca oyunlarından geri kalmaz. Barış derler savaşa hazırlık yaparlar, anlaştık derler ardından daha büyük saldırı başlatırlar. O yüzden gerek İran gerekse direniş grupları ve ümmet olarak bizler sürekli olarak teyakkuzda olmalıyız.
Gelelim ülkemizde İslam’a ve Müslümanlara yönelik saldırılara:
14 Haziran Pazar günü Batman’da Peygamber Sevdalıları Vakfı'nın düzenlediği “Niyet Ettim Örtünmeye, Emrin Başım Üstüne” programında yüzlerce genç kızın tesettüre girmesi iflah olmaz İslam düşmanı kesimleri çılgına çevirdi ve ekrandan kin kustular. Sahibi FETÖ’den aranan ve kendilerine muhalif diyen bir kanalın laik atak geçirerek İslam’ın tesettür emrine kin kusmasına verilecek tek cevap şudur: “Sizi çıldırtmaya devam edeceğiz” ve ayetin diliyle “Kininizle geberin” olacaktır. (Âl’i İmran: 119)
Bir de İstanbul’da metroda İslam düşmanı nasipsiz bir kadın, metroda karşılaştığı başörtülü bir kadına, “Her tarafından cahillik akıyor. Mümkünse bütün kapalılar kapatılsın, imha edilsin” şeklinde tehditte bulundu. Bu mahlukat ve gazeteci kılıklı diğer mahlukatlara sesleniyoruz: Elinizden geleni yapın, yapabildiğiniz düşmanlığı yapın hiç beklemeyin. Patlasınız da çatlasınız da öfkeden parmaklarınızı ısırsanız da İslam’ın yükselişinden kaçamayacaksınız.
Kanımızı akıtan emperyalist ve siyonistlere ve ülkemizde havlayan İslam düşmanlarına diyoruz ki: Bizler canımız ve kanımızla İslam’a ve İslam’ın şiarlarına yönelik saldırılara set olmaya ve şeytani planlarınıza karşı durmaya devam edeceğiz. Sizler de İslam’ın zaferini görmekten ve kininizle gebermekten başka bir şey yapamayacaksınız.
“İman etmeyenlere de ki: “Elinizden geleni yapın! Biz de yapacağız! Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz!” (Hud Suresi: 121-122)
“Kafirlere de ki: ‘Yakında yenileceksiniz ve Cehennem'e sürüleceksiniz...’” (Al’i İmran: 12)
Selam ve dua ile…