6 Ekim Aksa Tufanı Hareketinden bu yana Gazze Şeridi başta olmak üzere Batı Şeria ve Lübnan’da terör rejiminin ABD destekli katliamları ve soykırım saldırıları aralıksız devam ediyor.
Gazze Şeridinde 10 Ekim 2025 tarihinde açıklanan sözde ateşkese rağmen değişen hiçbir şey yok. Siyonist terör rejimi katliam ve saldırılarına, ilan edilen ateşkese rağmen ara vermiyor. Aynı şekilde Gazze’de açlık, ilaçsızlık ve insani dram konusunda değişen bir şey yok.
Geçen yıl siyonist terör rejiminin ABD bilgisi dahilinde İran İslam Cumhuriyeti’ne saldırması ve İran’ın sert karşılığı sonrası ABD’nin savaşa dahil olması ve 12 gün sonunda ateşkes anlaşmasına mecbur olmaları ile İran’a yönelik başlayan savaş; 28 Şubat’ta ABD ve terör rejiminin saldırıları ile tekrar başladı ve 40 gün sonunda ABD-işgal rejimi yeniden ateşkese mecbur oldu.
Her iki saldırıda arabulucu ülkeler aracılığıyla diplomatik görüşmeler devam ederken İran’a saldırdılar. Geçen hafta da savaşın 100. Gününde yine Trump, barıştan bahsettiği bir süreçte İran’a saldırılar gerçekleştirdi ve tehditlerine devam etti. Ancak İran, ABD’nin bölge ülkelerindeki üslerine ve işgal rejimine misillemede bulununca geri adım atmak zorunda kaldı.
ABD’nin sapkın ve aciz başkanı ve siyonist terör rejimi ne zaman barıştan bahsetseler ardından büyük bir saldırı geldi. Bunun son örneğini geçen hafta gördük. Şimdi Trump tekrar anlaşmadan bahsetti. Trump’ın açıklamalarına kendi ülkesi bile inanmıyor. CNN ve İran medyası Trump’ın son iki ayda en az 38 defa “İran’la anlaştık” şeklinde açıklama yaptığını yazdı. Trump’ın bu şekildeki açıklamalarına artık kimse inanmadığı için herkes bu durumda İran’ın açıklamalarına bakıyor. Eğer İran’da benzer açıklama yaparsa daha yeni inanıyor.
Trump’ın 39’uncu açıklamasını önce Pakistan sonra İran doğruladı. Pazar günü akşam Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin anlaşmayla sonuçlandığını açıkladı. Şerif, açıklamasında, “Yoğun görüşmelerin ardından, ABD ile İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz. Her iki taraf da Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sonlandırıldığını ilan etmiştir. Resmi imza töreni 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de gerçekleşecek.” ifadelerini kullandı.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de ABD ile varılan mutabakat kapsamında Lübnan dahil tüm cephelerde savaş ve askeri operasyonların bu geceden (14 Haziran) itibaren kalıcı olarak sona ereceğini, İran’a yönelik deniz ablukasının kaldırılacağını ve mutabakat zaptının 19 Haziran’da İsviçre’de imzalanacağını açıkladı. Konsey, bu sonucun İran halkının desteği ve silahlı kuvvetlerinin çabaları ile olduğunu belirterek zafer ilan etti.
Mehr Haber Ajansı, 14 maddelik Mutabakat Zaptı'nın özetini yayınladı. Nihai anlaşma için 60 gün süre verilen anlaşmada: “Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın kalıcı olarak ve derhal durdurulması, deniz ablukasının 30 gün içinde tamamen kaldırılması ve ABD'nin İran'ı çevreleyen bölgelerden güçlerini çekmesi...” gibi maddelerden oluşuyor.
ABD merkezli The Atlantic dergisi de ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı “Amerikan teslimiyeti, İran'ın stratejik zaferi” olarak nitelendirerek, Trump yönetiminin savaşta belirlediği hedeflerin hiçbirine ulaşamadığını ve Tahran'ın rejimini koruyarak masadan daha güçlü kalktığını yazdı.
Tabi ki Trump, içinde bulunduğu zillet halini, sahte de olsa algı ile “zafere” dönüştürmek adına uyduruk açıklamalar yapacaktır.
Sonuç itibariyle ABD geri adım atarak anlaşmayı kabul etmek durumunda kaldı kalmasına, lakin ortada büyük bir sorun var. Siyonist terör rejimi bu anlaşmaya uyacak mı? Lübnan dahil tüm cephelerde savaş kalıcı olarak duracak mı?
Anlaşma ilan edilmesine rağmen terör rejimi yine Lübnan’a ve Gazze’ye saldırmaya devam etti. Uzmanlar 19 Haziran’da anlaşmanın imzalanmasından sonra saldırıların duracağını söylüyor. Yalnız ABD ve aciz başkanı Trump’ın çocuk katili Netanyahu’yu durdurup durduramayacağı meçhul? O yüzden İranlı yetkililer anlaşma imzalansa bile düşmana güvenemeyeceklerini ve tedbirli olacaklarını açıkladılar.
Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Lübnan dahil tüm cephelerde saldırıların durmasını temenni etmekle birlikte ihtiyatlı tavrımızı koruyoruz. Anlaşmanın Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını ve terör rejimi ile destekçisi ABD’nin yıkılışına evrilmesini Rabbimizden niyaz ediyoruz.
Selam ve dua ile…