Ramazan bitti; nefsimizi açlıkla, ruhumuzu duayla terbiye ettiğimiz o kutlu ayı geride bıraktık. Şimdi kapımızda bir bayram var. Ancak bu bayram, İslam coğrafyasının kalbinde her zamankinden daha ağır, daha vakur ve çok daha derin bir anlam taşıyor.

Gazze, Lübnan, İran ve ümmetin diğer coğrafyalarındaki acılar; "bir uzvu sızladığında diğerlerinin de uykusuz kalması" hakikatini yüreklerde hissettiriyor. Belki de bu durum, bayramımızın hüzün tarafının ağır basmasına neden oluyor.

Ama yeryüzünün en vahşi, en gaddar, en şedit, en zalim ve en çirkin kan emici vampirlerine karşı şanlı bir mücadele verilmesi, bayramımıza bir bayram daha katıyor. Sabır ayının mükâfatı olan bu bayramı; kalbi kırık ama başı dik bir ümmet olarak karşılamamıza vesile oluyor.

Müslümanların verdiği hiçbir mücadele bir yenilginin habercisi değil; aksine, sarsılmaz bir teslimiyetin şahidi, acının içinden süzülen bir izzetin duruşudur.

Bize düşen de bayramı, tüm hüzne rağmen bir izzet ve kazanç bilinciyle karşılamaktır. Bu bizim hem insani hem de imani borcumuzdur. Zira biliyoruz ki her zorluğun yanında mutlak bir kolaylık saklıdır ve gerçek zafer, sadece sonuna kadar sabredenlerindir. Boğazımızdaki acı bir düğümle bayramı idrak ederken dünyaya şunu haykırıyoruz:

"Bizi hüzünle yıldıramazsınız. Çünkü bizim dayanağımız fani güçlerin insafı değil, her şeye gücü yeten Allah’ın vaadidir."

İçinde bulunduğumuz hal; Gazze’de evladı şehit düşmüş bir annenin, kendi acısını yüreğine gömüp elindeki son şekerle başka bir yetimi gülümsetmeye çalışması gibidir. Zira bu sıradan bir teselli değil, bizzat bir iman sınavıdır. Bu dik duruş; bayramın sadece bollukta değil, en çok da darlıkta gösterilen o sabrın meyvesi olduğunun kanıtıdır.

Bizim için bu bayram bir "kazanç" vaktidir. Feda edilen her can, sabredilen her zorluk; aslında ebedî bir huzurun ve manevi bir kârın sermayesidir. Mümin için keder, bir boyun eğiş değil; Yaradan’a sığınma vesilesidir. Bu yüzden bayramı asıl bayram yapan sofradaki zenginlik değil, kalpteki o sönmeyen kardeşlik ateşidir; enkazın altından el ele vererek, alnı secdeye varan bir vakarla ayağa kalkma iradesidir.

İslam’ın bayramına ulaşma duasıyla hayırlı bayramlar.