Nedense Müslümanlar olarak Tevbe Suresindeki şu ayeti-i kerimeyi hep cihad konusunu işlerken okuruz;

“De ki, eğer sizin babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesat gitmesinden korktuğunuz ticaret ve o hoşunuza giden meskenleriniz size Allah’tan, O’nun resulünden ve Allah yolunda cihat etmekten daha sevimli geliyorsa Allah’ın emrinin gelmesini bekleyin. Allah fâsık bir topluluğa hidayet vermez (Tevbe: 24)

Elbette ilk akla gelen cihaddır ama iyice dikkat ederseniz Allah yolunda hicret ederken geride bir şeyleri bırakarak hicret ediyoruz ve bundan dolayı ecir alıyoruz. Özellikle Mekke’den Medine’ye hicret ederken her Müslüman bu ayette sayılanların birinden, birkaçından veya hepsinden vaz geçerek hicretini gerçekleştiriyor.

Rabbimiz Kur’an’da muhacirleri anlatırken “(Bu ganimetler öncelikle) Allah’ın lütuf ve rızasının peşine düşerek Allah’a ve Rasulüne yardım ederlerken, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan yoksul muhacirlerin hakkıdır. İşte onlar dosdoğru kişilerdir…” (Haşr: 8)

Bilindiği üzere bunlar fazilet bakımından ashabın birinci sınıfını oluşturanlardır. En büyük özellikleri de Allah için sevdiklerinden vaz geçebilmeleridir.

Bu anlamda kim diyebilir ki hicret bitmiştir, o döneme ait bir şeydi. Belki Mekke’den Medine’ye hicret bitmiştir, Mekke’nin fethinden sonra oradan kalkıp Medine’ye gelenler artık o sevabı alamazlar.

Fakat sadece isimleri değişmiş olduğu halde o günkü Mekke ve Medine özelliği taşıyan bütün şehirler ve toplumlar için hicret devam etmektedir. Bunu bizim okuyucularımız çok iyi bilirler.

Bir şey daha söyleyelim; herhangi bir şehir ve ülke değiştirmeden de Müslümanlar sevdiklerini feda ederek, sevdiklerine veda ederek de muhacir olabilirler ve kuşkusuz hicret sevabı elde edebilirler.

Aslında Nebevi ölçülere göre “hicret, Allah’ın nehyettiklerinden hicret edip uzaklaşmaktır” dediğimizde yazımızın başlığıyla ters düşmeyiz. Çünkü Allah’ın nehyettikleri aynı zamanda bizim tutkuyla bağlı olduğumuz şeyler de olabilir.

Kısacası, hicret Müslümanların her daim gündeminde olması ve yaşaması gereken değerlerinden birisidir.

Selam ve dua ile.