Hem de en kısa zamanda. Çünkü 15 Temmuz’a yapılan en büyük ihanet demokrasi denilen pisliğe bulaştırılması, 15 Temmuz’a, demokrasi denilen son asırların en münafık kelimenin eklemlenmesidir. 15 Temmuz’un ruhu bundan dolayı muazzeptir.

O gün canlarını veren bir tek kişi bile demokrasi için vermemiştir. Demokrasinin kendisi için ölenleri koyacağı bir cenneti yoktur, demokrasinin kendisi uğruna canlarını feda edenleri bağrına basacağı bir peygamberi yoktur. Aslında demokrasi sadece cenneti olmayan değil, Allah ile Resulü ile savaşan hayali bir puttur, ezanı da yoktur, salası da yoktur, tekbiri de yoktur ve dolayısıyla cenneti de yoktur.

O halde yetkililer 15 Temmuz’a zoraki iliştirilen bu pisliği derhal kaldırmalıdır.

Hem 15 Temmuz gecesi canlarını feda edenlere “siz niçin öldünüz” diye bir soralım; bırakın çok dindar bir hayat yaşayarak can verenleri, böyle olmayanlar bile asla demokrasi uğruna can verdiğini söylemez.

Daha da önemlisi; şu anda dünyada demokrasiyi üretenler ve dünyaya pazarlamaya çalışanlara bir bakalım; hangisi 15 Temmuz’dan dolayı Türkiye’yi destekledi, hangisi “demokrasiyi kurtardınız” diye kutladı?

Peki, o halde nedir bu aşağılık kompleksi, nedir bu demokrasi ismini vererek yaranmaya ve yaltaklanmaya çalışmamızın sebebi?

Başından sonuna kadar şahit olduğumuz bu hareket gerçekten çok samimi, çok asil ve çok temiz bir hareketti, lütfen aslına döndürelim ve pisliklerden arındıralım.

Aslında bütün yetkililer bunu biliyor olmalı ki şu son anma programlarında her şeye rağmen İslamî unsurlar ağır bastı, ezanlar, salalar, Kur’an’lar ve şehadet vardı, insanımızı başka şeyler tatmin etmemektedir.

Lütfen resmi kayıtlarda 15 Temmuz’un yanında ne kadar “demokrasi” yapıştırması varsa derhal kaldırılsın, hiçbir şey eklemlenmesin, 15 TEMMUZ diyelim yeter.

Aksi takdirde yavaş yavaş 15 Temmuz’u da kaybedeceğimizi unutmayalım!

Bu düşüncelerle herkesin Cumasını tebrik ediyorum.