Üç yılı aşkındır siyon soykırımına maruz kalan Gazze’nin izzetli evlatlarını gözyaşları içinde izliyoruz. Özellikle siyonizmin aşağılık vahşetleri ayyuka çıktığı ilk yıl, bizler acziyet ve meskenet içerisinde debelendikçe sözde Müslüman liderlerin sert ve etkileyici kınamalarıyla az nefes alıyorduk. Bu kınamaları hatırlayalım. Adeta terör yuvası işgal rejimine müdahale etti edilecek tarzdaydı. Bu şekilde hür ve vicdanlı halkların meğer gazı alınıyormuş.

İkinci yılında kınamalar yavaş yavaş azaldı, dozu düşürüldü ve hedefe sadece terörist Netanyahu’nun kendisi ve kabinesi konuldu. Terörist Netanyahu, terör sevici hükümet, şu kan içici bakanlar falan da filan… Bu tarz yaklaşımlar ile kınamalar devam edip durdu. Üç beş siyon teröristi için UCM’de alınan karar ile soykırımcının terörist ilan edilerek yakalama kararları çıkarıldı. İstenmeyen beş on aşağılık o kadar. Meğer bu şekilde de Siyonistlerin dini motivasyon ile işledikleri cürüm ve katliamların tümü üç beş teröriste yüklenerek çaktırmadan algısal bir yönlendirme hedeflenmiş. Tabi bu arada sözde İslam ülkelerinin özde garkat liderleri perde arkasından kınadıkları bu aşağılıklara her türlü desteği ilerleterek vermeye devam ettiler. İşgal rejiminin suyunu, petrolünü, termal içliklerini ve dahası silah-mühimmat malzemelerini sürekli ve düzenli gönderdiklerini saklayamamanın endişesini bile taşımadılar. Ne ticaretlerini kestiler ne de ülkelerinde cirit atan siyonist teröristlere tek laf ettiler... Halkların tepkilerine karşı akıl almaz derecede komik beyanatlarla adeta ehl-i vicdanın aklıyla alay ettiler. Halklar “ülkemizde siyonist istemiyoruz" dedikçe onlar hür vicdanlı aktivistleri derdest etti, utanmadan…

Siyonist teröristlerin katliam ve soykırımı, esirlerini kurtaramadıklarından dolayı azaldığında hemen devreye girdiler. Garantör Ülke statüsüyle o güne kadar zerre kadar ilgilenmedikleri Gazze ile HAMAS ile gözü yaşlı, yüreği kanlı halk ile en üst seviyede iletişime geçtiler. Görüşme trafiği yoğun ve yorgun diplomasiler ile adeta tıkandı. Sonra ateşkesi sağlamak adına onca gayretler sergiliyoruz diye tekrar hür ve vicdanlı halkları kanalize ettiler.

Sonrası mı?

Dünyanın tüm kafirleri, bütün teknolojileriyle birlikte seferber oldukları kurtarma operasyonlarının tümünde ezici bir yenilgi elde ettikleri esir kurtar(a)ma(ma) yetersizliğine merhem oldular. Evet, sadece soykırımcı teröristlerin esirlerini kurtarmak için seferber oldular ve haktan görünen suretleriyle hem dünya halklarını ve hem de HAMAS’ın izzetli komutanlarını amiyane tabirle tongaya getirmeyi başardılar. Adına ateşkes dedikleri bu garkatlıklarıyla…

Tamı tamına 276 gündür ilan ettirilen ateşkes anlaşmasından bu yana; 1122 kardeşimizi aşağılık yöntemlerle şehid etmişler. 3599 kardeşimizi de yaralamışlar. Vermiş oldukları diğer hiçbir sözü de tutmamışlar. Gaz alıcı garantörlerden ve haz alıcı satılmışlardan artık kınama soslu cümleler bile işitilemez oldu.

Bunları görüp irdeledikçe bizi sürekli utandırmışlar. Kendi kızarmayan yüzleriyle yüzümüze gülerek bizi kandırmışlar. Hep utandırdılar bizi, hep kandırdıkları gibi...

İşgal rejiminin Maliye Bakanı denilen şu azılı terörist, kan içici vahşi Bezalel Smotrich tam bu süreçte ne demişti?

"Gazze Şeridi'nde 2,5 yıldır savaşıyoruz, bakın ne kadar harap olmuş... Ve dünya bizi durdurmadı. Bu yüzden Gazze'nin tamamını işgal etmeli ve askeri bir rejim dayatmalıyız..."

Neymiş? Meğer soykırım vahşetinin arkasında duran en büyük suç destekçileri, bizi sürekli utandıran şu çok yüzlü garkat liderleriymiş. Sureti bizden görünen…

İslam aleminin milyarlık ferdi, yüz milyonluk askeri, on binlerce uçak, tank, füze ve mühimmatlarıyla içinde bulundukları utanç verici sessizliğin asıl nedeni işte bu itirafta saklı. Evet asıl nedeni garkatlığın kralını yapan liderler…

Haysiyetini yitirmiş, küresel vicdanın satılığa çıkarmış, el altından Müslüman kardeşinin kanını pazarlayan şu bölge devletlerinin içinde bulundukları ihanet ve dalalet, siyon soykırımının en büyük destekçisi ve tedarikçisi olmamış mıdır?

Şu aşağılık mahlûkun bu hadsiz itirafına mı yoksa bunu buna söylettiren utancımıza mı ağlayalım?

Şunu unutmamak gerek. Siyonist vahşiler kendilerine garkatlık yapmayanlara en vahşi şekilde saldırıyorlar. Demek ki kime saldırıyorlar ise bilin ki onlar izzet ve şerefini kuşanmış asıl kahramanlardır, asıl liderlerdir.

Ne diyelim! Bizimkiler bizi hep utandırdı ve hep kandırdı ancak HAMAS hiçbirimizi utandırmadı ve tek kişiyi bile kandırmadı.

Tüm ihanetlere rağmen dünyayı değiştirmeyi de başardı. Dahası dünya HAMAS sayesinde değişmek zorunda kaldı.