Bugün 1 Ocak 2026. Yani Miladi Takvim’e göre yeni bir yılın ilk günü. Koca bir yılı geride bıraktık. Elde avuçta kalan ne, diye soran oluyor mu? Pek emin değilim. Sanki huzur dolu günler geçirmişiz gibi insanlar “vur patlasın, çal oynasın” havasındaydı.
Dünya denen şu gezegenin, özellikle adaletten yoksun geçen günlerini unutmanın imkânı yok. İnsanlık yeni buluşlarla övünürken, geçen her bir günün karabasansız olduğunu söylemek mümkün değil. 2019’da dünya genelinde başlayan pandemi süreci ve ardından gelen siyonist çetenin soykırım saldırıları, insanlığı çaresiz ve mutsuz bir atmosferin ortasına sürükledi.
Katil siyonistlerin 7 Ekim 2023’ten bu yana Filistin’e, özellikle Gazze’ye yönelik saldırıları aralıksız devam etti. Dünyanın gözleri önünde kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve siviller büyük bir vahşetle karşı karşıya kaldı.
Hava ve karadan yapılan saldırılarla neredeyse Gazze’nin tamamı yerle bir edildi. Şehitlerin sayısı 70 binin üzerinde; ancak tonlarca enkazın altında çıkarılmayı bekleyen, bunun katbekat fazlası masum insan naaşı hâlâ duruyor.
Gazze’de “Adaletin bu mu dünya!” dedirtecek olaylar yaşandı. Hastaneler, okullar ve sivillerin yaşadığı çadırlar doğrudan hedef alındı. Vahşiler, hedef aldıkları bir kişiyle birlikte onlarca insanı katletmekten çekinmedi.
ABD ve kimi Batılı ülkeler, israile sonuna kadar destek sundu. Trump, israili sivilleri öldürme konusunda sürekli azmettiren isimlerden biri oldu. Katil Netanyahu’ya, “Ne istedin de vermedik?” dedi.
Herkesin “aradığı”, ama gücü eline geçirenlerin pek de umursamadığı “adalet”, belki de tüm zamanların en çok dile getirilen kavramı oldu. Çünkü bütün sorunların yegâne çözüm adresi odur.
Bir de geçen yılın en çok konuşulan konularının başında elbette “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreç geldi. Tabii burada da herkesin dilinden düşürmediği “adalet” sözcüğüyle birlikte.
Dünyadaki vahşetleri ve ülkemizdeki sorunları bitirebilecek sistem, adalet sistemidir. Bunu tesis etmek için herkesin var gücüyle çalışması gerekir.
Bir kavme olan düşmanlığımız ya da kinimiz, bizi adaletten ve adil olmaktan alıkoymamalıdır. Herkese hakkını ne eksik ne fazla, tam tamına teslim etmek dünyayı adeta cennete çevirecektir.
Birilerinin işlediği suç ya da günah, bizim onlara karşı yargılarımızın ön plana çıkmasına sebep olmamalıdır. Herkes işlediği suç kadar cezasını bulmalıdır.
Velhasıl bir yılı bitirip yeni bir yıla geçmişken; geçeni unutmadan, anı değerlendirerek ve geleceği önemseyerek daha güzel bir dünyaya merhaba diyebiliriz.
Bugünümüz, yarınımız ve her günümüz hayırla, adaletle ve güzellikle dolsun. Bu güzellik ve esenlik tüm insanlık için olsun.