Bazı acılar vardır.

Onları ne söz anlatabilir ne de satırlar.

Destan değil.

Şiir değil.

Hikaye değil.

Kısaca;

Dil susar.

Kalem zorlanır.

Yine de insan yazar.

Çünkü yazmak,

bazen acıyı paylaşmanın tek yoludur.

Kerbelâ da böyledir.

Aradan yüzyıllar geçti.

Ama acısı hâlâ ilk günkü kadar tazedir.

Bu yüzden şairler onu yalnız bir tarih olayı olarak görmedi.

Kerbelâ'yı;

adaletin, sabrın ve onurlu direnişin simgesi yaptılar.

Maktel-i Hüseyin ya da Hüseyinnâme denince Fuzuli’yi bilirim.

Okuyun onun ‘’Kerbela Faciasını’’ derim.

O, Hz. Hüseyin'in acısını bütün insanlığın ortak hüznü olarak anlatır.

"Mâh-ı Muharrem oldu, meserret haramdur.
Menzilçe-i mukaddes-i matem harem dur."

Bugünkü Türkçesiyle:

"Muharrem ayı geldi.

Artık sevinmek yakışmaz.
Çünkü bu ay, matem ve hüzün ayıdır."

Fuzûlî'nin dizeleri bugün de yüreklere dokunur.

Çünkü Kerbelâ'nın acısı kelimelere sığmaz.

Ne kadar mersiye yazılırsa yazılsın, eksik kalır.

Şeyh Galib de aynı acıyı farklı sözlerle dile getirir.

"Gerdûn yıkılsın, adl ü sitem hep helâk olsun.
Bünyâd-ı dehr sarsılıp alt üstü hâk olsun."

Bugünkü Türkçesiyle:

"Dünya yıkılsın. Zulüm yok olsun.
Bu düzen sarsılsın ve adalet yeniden kurulsun."

Bu dizeler, yalnızca bir üzüntüyü anlatmaz.

Aynı zamanda zulme karşı yükselen güçlü bir itirazdır.

Resûlullah'ın sevgiyle bağrına bastığı Hz. Hüseyin'in şehit edilmesi,

insanlık tarihinin en derin acılarından biridir.

Bundan daha hazin bir tablo var mıdır?

Kerbelâ üzerine yazılan eserlerin ortak bir yönü vardır.

Hepsi aynı değerlere işaret eder.

Haksızlık karşısında eğilmeyen bir irade…

Zulme boyun eğmeyen bir cesaret…

Onurlu bir duruş…

Hak uğruna verilen kutlu bir mücadele…

İşte Kerbelâ'nın asıl mirası budur.

Yezid sadece tarihte yaşamış bir kişi değildir.

Asıl tehlike, onun temsil ettiği zulüm anlayışıdır.

Bugün de adaleti çiğneyen,

hakkı yok sayan her zihniyet aynı karanlığın izini taşır.

Kerbelâ ise her çağda vicdanın sesi olmaya devam eder.

Umudun nişanesi,

haykırışın nefesi olmaya devam eder.

Bir Muharrem’in 10’unda,

Şehitlerin Şahı’nı bir kez daha yad ettik.

Rabbim onun izinden ayırmasın bizleri.

Kalın sağlıcakla…