Siyonist rejim, Ortadoğu’nun en büyük gücü, tek süper gücü olmak istiyor. İslam dünyasının kalbine saplanmış bu zehirli hançer; büyük, güçlü, süper bir devlet olmak istiyor. İslam dünyasının efendisi olmanın hayalini kuruyor. Özellikle İslam’ın en kadim toprakları üzerinde kurulmuş, İslam medeniyetinin beşiği olan coğrafyada varlıklarını sürdüren ve İslam’ın en mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan İslam ülkelerine boyun eğdirmek, onları teslim almak istiyor. Kısacası İslam’ın en azgın düşmanları olan Yahudiler, İslam ümmetine efendi olma sevdasına kaptırmışlar kendilerini…
Siyonist Yahudiler, içeriden fethettikleri, sinsi plan ve tuzaklarla ele geçirdikleri Amerika ve Avrupa’nın, Batı dünyasının bugünkü halini kendileri için tarihi bir fırsat olarak görüyor ve büyük hayallerine kavuşmak için onları kullanmak, İslam dünyasına saldırtmak, Müslümanlarla savaştırmak arzularını gizleme ihtiyacını bile hissetmiyorlar.
Siyonist Yahudiler, dünyanın öfke, nefret ve kınamasına aldırmadan adım adım büyük israili kuruyorlar. Her geçen gün Batı Şeria’da gasp ettikleri topraklara Yahudi göçmen haydutları yerleştiriyor, Kudüs başta olmak üzere tüm Filistin şehirlerini Müslümanlardan arındırmak için hiçbir alçaklık ve zulümden geri durmuyorlar.
Siyonist Yahudiler, ümmetin kaderini değiştirecek, ümmeti korkunç acı ve katliamlarla karşı karşıya bırakacak, İslam dünyasında güven ve huzuru yok edecek bu planlarını, ümmetin ekseriyetinin derin gaflet ve vurdumduymazlığı arasında hayata geçirmeye çalışırlarken bu hain planlarının önünde en büyük engel olarak direnişçi Müslümanları, İslami hareketleri ve özellikle de İran İslam Cumhuriyetini görüyorlar.
Siyonist Yahudiler, çeşitli vesilelerle ele geçirdikleri Amerikalı yönetici ve elit sınıfı İran’a karşı yanlarında görmek, Amerika’yı İran ile savaştırmak istiyorlar. İran İslam Cumhuriyeti ile savaşmanın kendilerine çok pahalıya patlayacağını gören Amerikalılar savaş konusunda isteksiz davranıyor, Siyonistlere ayak diremeye çalışıyorlar. Ama Siyonistler bu konuda ısrarlılar, mevcut durumu önlerine çıkmış tarihi bir fırsat olarak görüyor ve mutlaka değerlendirmek istiyorlar.
Önümüzdeki günlerin ne getireceğini ancak Allah bilir! Ancak kesinlikle ümmet tarihi günler yaşamaktadır. Siyonistlerin başarılı olması halinde İslam dünyası çok korkunç bir istilanın ortasında kendini bulacaktır.
Bu savaş İran İslam Cumhuriyeti ile Amerika’nın/israilin savaşı değildir yalnızca… İslam medeniyetinin, İslam ümmetinin, İslam dünyasının kokuşmuş, yozlaşmış, iğrenç, vahşi Batı uygarlığıyla yaşayacağı bir kurtuluş savaşı, varlık savaşı olacaktır. Çünkü İran İslam Cumhuriyeti, Siyonist rejimle İslam dünyası arasında bir settir. Bu set yıkılırsa kesinlikle sıra diğer İslam beldelerine gelecek, İslam toprakları Siyonist saldırganlık karşısında korumasız, sahipsiz bir duruma düşecek, ümmetin direnme gücü zayıflayacak, Batının zengin İslam topraklarına karşı olan iğrenç iştahları daha da kabaracaktır.
Onlar, Siyonistler, esir aldıkları Amerikalı ve Batılı elitler, İran İslam Cumhuriyetini büyük israilin önünde bir engel olarak gördükleri için hedef alıp İslami rejimi çökertmek istiyorlar. İran İslam Cumhuriyeti Siyonist rejimi tanısa, ona boyun eğse, Şah zamanındaki gibi Siyonistlerin çıkarına hizmet etse, onların İran ile hiçbir sorunları kalmayacaktır.