Siyonist rejimi İslam topraklarında hem de İslam’ın en mukaddes topraklarında kuran, İslam ümmetinin kalbine zehirli bir hançer gibi saplayan dönemin süper güçlerinden biri sayılan İngiltere’dir. İngiltere işgal ettiği Filistin topraklarında dünyanın dört bir tarafından getirttiği Siyonist Yahudiler’e bir devlet kurdurttu. Yani israil bir İngiliz projesiydi.
İngiltere zayıflayıp ikinci plana düşünce onun yerini büyük şeytan Amerika aldı. Siyonist devleti koruyup kollama, ona sahip çıkma, onu büyütme görevini Amerika üstlendi. Amerika bugün israili daha da büyütmek, güçlendirmek istiyor. Büyük Yahudi devletini kurmak istiyor.
Yani büyük israil bir Amerika projesidir. Amerika bu projeyi hayata geçirmek için hiçbir saldırıdan, vahşetten, katliamdan, cinayetten, hukuksuzluktan çekinmiyor. Ve ne yazık ki bu konuda adım adım ilerliyor. Bunu yaparken de münafıklık yapıyor, göz boyuyor, barış havarisi kesiliyor, sanki Siyonist rejimi daha büyük katliam ve cinayetlerden o vazgeçiriyormuş gibi bir algı oluşturuyor. Yahudilerle Müslümanların, Siyonist rejimle Filistinlilerin ve diğer İslam ülkelerinin barış içinde yaşamalarını istiyormuş gibi bir hava estiriyor.
Bunun böyle olmadığını, Siyonist rejimi destekleyen, kışkırtan, ona güç veren, emperyalist çıkarları için kullanan, ona ileri bir karakol görevi veren ve topraklarını büyütme arzusunda olanın Amerika olduğunu herkes biliyor, tüm devletler, hükümetler, liderler biliyor. Lakin korkuyorlar, bu hakikati dile getirmekten çekiniyorlar.
Siyonist rejime kameraların önünde ateş püskürüp, ona lanetler savurup küfreden ama Amerika’ya dostluk ellerini uzatan, Amerika ile sarmaş dolaş olan, Amerika’ya methiyeler düzen, Amerika ile uyumlu çalışan, Amerika’nın politika ve projelerine boyun eğen İslam dünyasının hükümetleri, liderleri aslında böyle yaparak aynı zamanda israile dostluk ellerini uzattıklarını ve Siyonist rejimin çıkarlarına hizmet ettiklerini biliyorlar. Lakin halklarını kandırma, onları oyalayıp uyutma ihtiyacı hissediyorlar. Halklarının öfkesinden çekiniyorlar. Ve ne yazık ki halklarını uyutup kandırma algısında başarılı da oluyorlar.
Amerika, büyük israili kurma konusunda adım adım ilerliyor. İslam dünyasının hükümetleri kendi ülke topraklarının da tehdit altında olduğunu, Amerika’nın yarın kendi ülke topraklarına da göz koyacağını bildikleri halde korkak ve sinmiş bir halde sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlar. Amerika’nın bu şeytani projesine boyun eğmeyen, direnen, karşı koyan İran İslam Cumhuriyeti gibi ülkeleri Amerika’nın karşısında yalnız bırakıyorlar, hatta bu konuda Amerika ile yardımlaşıyorlar.
Amerika neden İran İslam Cumhuriyetini istemiyor, İran İslam Cumhuriyetine saldırıp İslam rejimini yıkmak istiyor? Kuşkusuz herkes bunun en önemli nedenlerinden birinin israil faktörü olduğunu biliyor. İran İslam Cumhuriyeti, büyük israil projesinin önündeki en büyük engellerden biri… İran bu projeyi akamete uğratmaya çalışıyor. israil diye bir devletin varlığını tanımıyor, israil ve Amerika ile mücadele eden direniş güçlerine büyük baskı ve fedakârlıklara katlanma pahasına yardım ediyor, onları para ve silah ile donatıyor. Yeri gelince 12 gün savaşında olduğu gibi bizzat kendisi israil ile savaşıyor, Siyonist rejime darbe vurmaktan çekinmiyor.
Amerika, Şahlık rejimi zamanında İran ile hiçbir sorun yaşamıyordu. İran ile dosttu, müttefikti. Çünkü Şah, Siyonist rejimin dostuydu, Siyonist rejimin hizmetindeydi. İran bugün de aynı politikalara geri döner, Siyonist rejimi tanır, Siyonistlere dostluk elini uzatır, direniş güçlerine destek vermekten vazgeçer, Amerika’nın projelerine, yayılmacı emellerine boyun eğerse, Amerika’nın İran ile hiçbir sorunu kalmaz.
İran İslam Cumhuriyeti, büyük israil projesinin önünde bir engel olarak durduğu için saldırıya uğruyor, savaş kapısına dayanıyor. İran, İslam ümmetini yutmak isteyen, İslam topraklarını istila arzusundaki şeytani projenin, hayasız Haçlı ve Siyonist saldırganlığın önünde bir set olarak duruyor. Bu set yıkılırsa Türkiye dahil İslam dünyasının çok sayıda ülkesi bu alçak istilanın hedefi olacak.