“Ramazana hazırlık” diye bir meselemiz vardır bizim. Ramazan yaklaşırken yapılması gerekenler başlığı altında kafamızda bazı notlar alırız. Her ne kadar kadınların ve erkeklerin notları biraz farklı olsa da sonunda alınması gerekenlerin, bulunmasını istediğimiz şeylerin listesini çıkarırız. Ve böylece “Ramazan alışverişi” diye bugüne kadar sürdüre geldiğimiz dışarıdan içeriye yönelik bir taşınmamız gerçekleşir.

Ben buna öteden beri fazla akıl erdiremedim, Ramazanda yemek öğünümüz üçten ikiye düştüğü halde bu stokçuluğumuzun açıklamasını bulamadım. Tamam, üçten ikiye düşüyor ama biraz kaliteli olması gerekir diye izah getiriyoruz kendi kendimize. Fakat yıllar yılı şuna da şahit olmuşuzdur; “akşam yeriz” diye gündüz gözümüze ilişen her şeyi alıyoruz ama hiçbir zaman bitiremiyoruz aldıklarımızı.

Aslında “atın dışarıya şu fazlalıkları” derken tamamen lüzumsuz yiyecek ve içecekleri kast etmiyorum. Bizi Rabbimizle birlikte olmaktan alıkoyan, aramıza giren her ne varsa hepsi için söylüyorum. Özellikle vakitlerimizi en güzel şekilde değerlendirmemize engel olan ne gibi meşguliyetlerimiz varsa şimdiden hepsini gözden geçirerek ciddi bir ayıklama yapmayı planlayalım diyorum.

Rabbimizle beraber olabilmemiz için hariçten vakit tedarik etme şansımız var mı? Yapabileceğimiz tek şey vakitlerimizi lüzumsuz yere işgal eden ne varsa onları tespit edip dışarı atmaktır.

Aklı başındaki bir Müslüman için Rabbine ayıracağı öylesine çok vakit vardır ki, günümüzü baştan sona gözden geçirdiğimizde bu boşlukları çok rahat tespit edip yakalayabiliriz.

Mesela, başka bir yazının konusudur ama bilmeliyiz ki Ramazan başkalarını dinleme ve izleme zamanı değildir. Aslında Müslüman sadece Ramazanda değil her an kendisinin faili, kendi faaliyetlerinin öznesi olmak durumundadır.

Öncelikle Müslümanlar başkalarının “Sayın seyircileri, Sevgili okuyucuları, Muhterem dinleyenleri, Sayın aboneleri…” olmaktan kurtulmalıdırlar. Bunun bir başka adı zamana hâkim olmaktır.

Rabbim cumamızı bu anlamda zamana hâkim olmaya vesile eylesin, mübarek olsun. Ama unutmayalım ki cumayı bereketli kılacak olan bizleriz!