Evvela NATO demek, ABD demektir. İkinci olarak NATO demek, Türkiye dışta bırakılmak şartıyla Batı İttifakı demektir. Türkiye, evet, diğerleri gibi ittifakın bir üyesidir. Ama onlarla eşit hak ve yetkilere sahip değildir. Çünkü NATO’ya almalarındaki amaç, tıpkı kendilerininki gibi Türkiye’nin çıkarlarını da korumak değildir. Amaçları, Türkiye’yi kendi çıkarlarına hizmet ettirmek ve onun gücünden yararlanmaktır.

Ancak ne yazık ki, Türkiye toplumu NATO’yu tanımıyor ve tanıyanların ezici çoğunluğunun bilgisi de yüzeyseldir. NATO’yu olduğu gibi, yani yalın haliyle tanıyanlar da “milli” ve “gayri milli” olmak üzere iki kısımdır. Ve gerçek olan şu ki, belirleyici olanlar, hemen hemen her zaman gayri milli olanlardır. Milli olanlarla gayri milli olanlar arasındaki fark, üretimde ve milletin değerleriyle olan ilişkilerinde kendisini göstermektedir. Milli olanlar hem üretime önem verirler ve hem de toplumun değerleriyle barışıktırlar. Buna karşılık milli olmayanlar, hem ülkeyi dışa bağımlılıktan kurtaracak yatırımlardan uzak dururlar, hem de milletin değerlerine karşı kesintisiz bir savaş hali yaşarlar. Yani NATO’ya hizmet ederler.

Türkiye’de bunlar yaşanırken NATO ne mi yapar?

NATO’nun gözü her daim Türkiye’nin üzerinde olur. Türkiye’nin kendileri için tehlike olacak derecede kalkınmasını ve iç birliğini sağlamasını asla istemez. Bunu da üretenleri bertaraf etmek ve gerek gördükleri ölçüde iç kargaşalar çıkarmak suretiyle yapar.

Örneğin, Türkiye’deki bütün darbelerde NATO ülkelerinin parmağı vardır. Milli olanların kalkınma ve üretim hamlelerinin akamete uğratılmasında da NATO ülkelerinin ve tabii ki, yerli işbirlikçilerinin, yani gayri millilerin parmağı vardır.

NATO, bugüne kadar irili ufaklı yüzlerce ve belki daha fazla operasyon gerçekleştirmiştir. Hele hele bunlardan bazıları milyonlarca masum insanın öldürülmesiyle sonuçlanmıştır. Türkiye de bunların bir kısmında ordusuyla yer almıştır. Bu operasyonların gerekçelerini, amaçlarını ve sonuçlarını incelerseniz, hiçbirinin Türkiye’nin yararına olmadığını görürsünüz. Aksine Türkiye kullanılmış ve bu kullanılmışlığı nedeniyle ilgili ülkeler ve halklar üzerindeki itibarını da yitirmiştir.

Sonuç olarak, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye’de yapılacak NATO zirvesi de, yapılan propagandaların aksine Türkiye’nin yararına değildir. ABD ve NATO’nun diğer ülkeleri, israil ile birlikte yapamadıkları kötülükleri Türkiye ile birlikte yapmak için toplanıyorlar.

Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi milli çıkarlarını düşünen her ferdinin hedefi, Türkiye’de ABD ve NATO adına ne varsa, hepsini defetmek ve böylece ülkemizi müstemlekeden kurtarmak olmalıdır. o günleri görmenin çabaları ve dualarıyla…