Ey maskeli adam, ey Ebu Ubeyde…
Ey sözleriyle Siyonistlere karşı kılıç olan…
Ey duruşuyla ümmete umut ve izzet aşılayan…
Ey azmin ve direnişin nişanesi…
Ey siyonistlerin kâbusu…
Şehadetin mübarek olsun!

El-Kassam Tugayları’nın kahraman sözcüsü Ebu Ubeyde’nin şehadeti tüm dünyanın dilinde. O, yalnızca Müslümanların değil, tüm dünyanın dikkatle takip ettiği bir isimdi. Kudüs uğruna verilen zorlu ve şiddetli mücadelenin, kelimelere bürünmüş hâliydi adeta. Ebu Ubeyde, Filistin direnişinin küresel bir sembolüne dönüştü. Kendinden emin duruşu, etkileyici hitabeti ve gizemli kimliği, onu dünyanın dört bir yanında merak edilen biri hâline getirdi.

Dünya onu izzetli tavrıyla, umutsuz gönüllere serptiği umut dolu sözleriyle tanıdı. Yediden yetmişe herkesin gönlünde yer edinen bu direniş sembolü, ardında silinmez bir miras bıraktı. Bu mirası en çarpıcı biçimde yansıtan sahnelerden biri hafızalara kazındı:

Beş yaşlarındaki Filistinli bir çocuk, Mescid-i Aksa’nın kapısından girerek siyonist israil askerlerine İbranice şu sözleri haykırıyordu:
“Ebu Ubeyde yolda!”

Beş yaşındaki bir çocuğun dahi diline düşen bu cümle, Ebu Ubeyde’nin direniş ruhunu tüm ümmete nasıl aşıladığının en açık göstergesiydi. O, yalnızca bir sözcü değil; psikolojik savaş alanında eşsiz bir karakterdi. Kırmızı kefiyesi ve askeri üniformasıyla, medya aracılığıyla Kassam direnişinin en güçlü mesajlarını dünyaya duyurdu. Akıcı ve sarsıcı üslubu, her açıklamasında düşmanın kalbine hançer gibi saplandı.

Şehadetinin ardından ailesinin de ifade ettiği üzere Ebu Ubeyde, yalnızca kamera önünde değil, sahadaki askeri planlamalarda da aktif rol aldı. Çocukluğundan itibaren direnişle iç içe büyüdü; hayatını bütünüyle Kudüs davasına adadı.

7 Ekim Aksa Tufanı’ndan sonra tüm dünya gözünü onun açıklamalarına çevirmişti. Kırmızı kefiyesiyle Kassam’ın mücadelesini anlatıyor, savaşın seyrini aktarıyordu. Siyonist israil ordusuna indirilen darbeler, imha edilen tanklar ve yayımlanan görüntülerle desteklenen her sözü dikkatle takip ediliyordu.

Ebu Ubeyde, başta Şeyh Ahmed Yasin olmak üzere yüzlerce HAMAS lideri gibi şehadete yürüdü. Onların açtığı izzetli yolda kararlılıkla ilerledi ve nihayet dava arkadaşlarına kavuştu. Siyonist işgal rejiminin hain bombardımanında, ailesiyle birlikte şehit oldu. Yusuf ve Şems adındaki iki evladı ve eşi de aynı saldırıda hayatını kaybetti.

O şehit oldu; fakat Filistin topraklarında onun yerine geçmeye hazır binlerce Ebu Ubeyde yetişiyor. Nitekim kendisi bir açıklamasında bu gerçeği şöyle haykırmıştı:
“Bu topraklar zeytin yetiştirdiği gibi direniş savaşçıları da yetiştiriyor.”

Şehadetin mübarek olsun ey maskeli adam!

“Müminlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi adağını yerine getirdi, kimi de beklemektedir. Onlar sözlerini asla değiştirmediler.” (Ahzâb Suresi, 23)