Rahmet ve bereket ayı Ramazan’dayız. Mübarek oruç ayına salavat ve ilahilerle başladık. Namaz ayı, Kur’an ayı, oruç ayı, infak ve fıtır sadakası ayı olan Ramazan, kendi içinde tam bir arınmayı barındırıyor. Müslümanlar biraz daha fazla ibadetle meşgul olmaya ve manevi kötülüklerden teberri etmeye yönelirlerken, zalimlerin yoğun saldırılarıyla karşılaşıldı.
Oruçlu Müslümanların başına bombalar yağdırıldı. israil ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında binden fazla Müslüman şehit edildi. Filistin ve Lübnan’daki saldırılarda şehit olan mazlumlar hariç.
Bütün bu barbarlıklara rağmen biz yine Ramazan’ın ruhuna uygun olarak bedeni ve mali ibadetlerimizden taviz vermeden, “sonu cehennem azabından kurtuluş olan” bu mübarek ayı boş geçirmemeliyiz.
Özellikle Ramazan ayının aslında empati ayı olduğunu ifade etmek gerekir. Açlığın ne olduğunu hissederek ihtiyaç sahibi insanların yardımına koşmaktır bir anlamda Ramazan ayı.
Oruç her yönüyle kalkandır. Açlık, ibadet ve zikirlerimizle bizi kötülüklerden korurken, zayıf ve çaresizleri de empati kurdurarak koruma altına alıyor.
İslam’ın zekât ve sadaka ibadetinin özellikle bu ayda en yüksek seviyeye çıkması, bu ayın mazlum ve mahrumlar için aslında bir koruma kalkanı mesabesinde olduğunu gösterir.
Bu anlamda zekât ve fıtır sadakasının önemi çok ama çok büyüktür. Muhtaçların sofralarına katkıda bulunmak için dağıtılan gıda kolileri, israfa kaçmayacak şekilde tertiplenen iftar programları, komşuya uzatılan iftar tabakları mali ibadetin birer güzel yansımalarıdır; korunmanın ve korumanın yollarıdır.
Tabii ki bu katkıları herkes kendi imkânlarına göre yapmalıdır, ama yapılmalıdır. Oruç’un salt aç ve susuz kalmaktan ibaret olmadığını göstermektir bu iyilikler.
Bunları yazarken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2025 yılı için sosyal yardımlarla ilgili paylaştığı grafik önüme düştü. Buna göre önceki yıllara göre GSYH’ye (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) göre yardım oranları yüzde 1’in altına düşerek yüzde 0,94 olmuş.
2021’de bu oran yüzde 1,74 iken, 2022’de yüzde 1,13’e gerilemiş. 2021 yılı, COVID-19’un etkilerinin görüldüğü ve içeriye kapanmanın olduğu yıl olması hasebiyle yardımların artması asıl neden olarak değerlendirilebilir. Ancak genel itibarıyla sosyal yardımların düştüğünü görmek üzücü tabii.
Aslında Yüce Allah’ın zenginler üzerine farz kıldığı ve fakir/yoksulların hakkı olan zekât ibadeti tam anlamıyla eda edilse, ayrıca yardıma muhtaç kimse de kalmayabilir. Yeter ki bu ibadet hakkıyla eda edilsin.
Evet, her yönüyle Ramazan arınma ayıdır. Oruç ve diğer bedeni ibadetlerin yanında mali ibadetleri de unutmamak lazım; korunup korumak için.
Allah kabul eylesin!